Deneyiminizi iyileştirmek, site trafiğini analiz etmek ve reklamları kişiselleştirmek için çerezler kullanıyoruz.
Detaylar için Gizlilik Politikası'nı inceleyebilirsiniz.
Yönetim: İşletme amaçlarına ulaşmak için insan ve diğer işletme kaynaklarının planlanması, örgütlenmesi, yönlendirilmesi ve kontrol edilmesi sürecidir.
Verimlilik: Üretim faaliyetlerinden elde edilen fiziki çıktı miktarının, bu üretim için kullanılan fiziki girdi miktarına oranıdır; kaynakların ne ölçüde etkili kullanıldığını gösterir.
Etkinlik: İşletmenin önceden saptadığı standart performansın, gerçekleşen fiili performansa oranıdır; programın gerçekleştirilme derecesini ölçer.
Ekonomiklik İlkesi: Toplam satış tutarının üretimin maliyet giderleri tutarına oranıdır; bu oranın 1'den büyük olması işletmenin başarılı olduğunu, küçük olması ise ekonomik olmadığını gösterir.
Klasik Yönetim Düşüncesi: İşletmeyi sadece ekonomik ve teknik bir birim olarak gören, organizasyonu kapalı bir sistem olarak ele alan ve insanı makinenin bir parçası sayan yaklaşımdır.
Bilimsel Yönetim Yaklaşımı: Taylor tarafından geliştirilen, üretimin teknik yönüne odaklanan ve zaman etüdü gibi bilimsel yöntemlerle en yüksek verimliliği hedefleyen teoridir.
Yönetim Süreci Yaklaşımı: Henri Fayol'un öncülüğünde yönetimi planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve denetimden oluşan işlevsel bir süreç olarak tanımlayan yaklaşımdır.
Bürokrasi Yaklaşımı: Max Weber tarafından ileri sürülen, ileri işbölümü, otoritenin merkezileşmesi ve kurallara kesin itaat ile ideal bir yönetim düzeni kurmayı amaçlayan modeldir.
Neoklasik Yönetim Düşüncesi: Organizasyon içindeki insanı sosyal bir varlık olarak tanıyan, çalışanların psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının verimlilik üzerindeki etkisine odaklanan yaklaşımdır.
Hawthorne Araştırmaları: 1924-1930 yılları arasında yapılan, insanların sadece maddi ödüllerle değil, takdir edilme ve grup üyeliği gibi sosyal ihtiyaçlarla motive olduğunu kanıtlayan deneylerdir.
X Teorisi: İnsanların doğuştan tembel olduğunu, sorumluluktan kaçtığını ve çalıştırılmaları için zorlanmaları veya sıkı kontrol edilmeleri gerektiğini savunan yönetim varsayımıdır.
Y Teorisi: Çalışmanın insanlar için doğal olduğunu, uygun ortam sağlandığında insanların sorumluluk alacağını ve yaratıcı yeteneklerini kullanacağını savunan katılımcı yaklaşımdır.
Sistem 4 Modeli: Rensis Likert tarafından geliştirilen, yönetimi istismarcı-otokratikten katılımcı-demokratiğe kadar dört aşamada sınıflandıran ve en etkin yapıyı öneren modeldir.
Yönetim Fonksiyonları: Planlama, Organizasyon, Koordinasyon, Yürütme ve Kontrol.
Verimlilik: Fiziksel çıktı / Fiziksel girdi oranı; kaynakların etkin kullanım ölçüsü.
Etkinlik: Doğru işi yapmak; standart performansın gerçekleşen performansa oranı.
Klasik Yönetim: İnsanı makine parçası gören, rasyonellik ve hiyerarşi odaklı (Taylor, Fayol, Weber).
Neoklasik Yönetim: İnsanı sosyal bir varlık olarak gören, Hawthorne araştırmaları ile başlayan akım.
X Teorisi: İnsanın tembel olduğu ve zorla çalıştırılması gerektiği varsayımı.
Y Teorisi: İnsanın çalışmayı doğal gördüğü ve yaratıcı olduğu varsayımı.
Önemli Formüller
Etkinlik Derecesi
$Etkinlik = Standart Performans / Gerçekleşen (Fiili) Performans$
Standart Performans: Olması gereken performans düzeyi
Gerçekleşen Performans: Fiili olarak ortaya çıkan performans
Örnek: Standart performans 100 birim, gerçekleşen performans 80 birim ise etkinlik 1.25 olur.
Ekonomiklik Oranı
$Ekonomiklik = Toplam Satış Tutarı / Üretim Maliyet Giderleri$
Toplam Satış Tutarı: Elde edilen brüt gelir
Üretim Maliyet Giderleri: Üretim için yapılan toplam harcama
Örnek: 120 TL satış tutarı ve 100 TL maliyet varsa oran 1.2'dir ve işletme ekonomiktir.
Aktifin Kârlılığı
$Aktifin Kârlılığı = Net Dönem Kârı / Aktif Toplamı$
Net Dönem Kârı: İşletmenin net kazancı
Aktif Toplamı: İşletmenin toplam varlıkları
Örnek: 10.000 TL kâr ve 100.000 TL aktif toplamı için kârlılık %10'dur.
Ekonomik Kârlılık Oranı
$Ekonomik Kârlılık Oranı = Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (F.V.Ö.K.) / (Özkaynaklar + Yabancı Kaynak)$
F.V.Ö.K.: Faiz ve vergi öncesi kâr
Özkaynaklar: İşletme sahiplerinin sermayesi
Yabancı Kaynak: Dışarıdan sağlanan borçlar
Örnek: 20.000 TL FVÖK ve 100.000 TL toplam kaynak için oran %20'dir.
Ekonomiklik Oranı
$Ekonomiklik = \frac{Toplam Satış Tutarı}{Toplam Maliyet Giderleri}$
Satış: Brüt hasılat
Maliyet: Üretim giderleri
Örnek: Satış 100, Maliyet 80 ise Ekonomiklik = 1.25 (Başarılı)
Özkaynak Kârlılığı
$ROE = \frac{Net Dönem Kârı}{Özkaynaklar}$
Kâr: Vergi sonrası net kâr
Özkaynak: İşletme sermayesi
Örnek: Kâr 20, Özkaynak 100 ise ROE = %20
Sık Yapılan Hatalar
Verimlilik ve etkinlik kavramları karıştırılmaktadır; verimlilik girdi-çıktı oranıdır, etkinlik ise hedeflere ulaşma derecesidir.
Klasik yönetimdeki 'klasik' kelimesi modası geçmiş demek değildir; yönetim düşüncesine uzun süre hakim olmuş yerleşik yapıyı ifade eder.
X ve Y teorileri karıştırılmaktadır; X teorisi insanı tembel ve zorlanması gereken bir varlık olarak görürken, Y teorisi insanı yaratıcı ve sorumluluk sahibi kabul eder.
İşletme fonksiyonları ile yönetim fonksiyonları karıştırılmaktadır; yönetim, işletmenin temel fonksiyonlarından biridir ve kendi içinde 5 alt sürece ayrılır.
Verimlilik (işi doğru yapmak) ile Etkinlik (doğru işi yapmak) kavramlarını karıştırmak.
Fayol'un 6 temel faaliyet grubunu (Teknik, Ticari vb.) 14 yönetim ilkesiyle karıştırmak.
Klasik teorinin insanı sosyal bir varlık olarak gördüğünü sanmak (Klasik teori insanı ekonomik/mekanik görür).
Temel Kavramlar
Yönetim: İşletme amaçlarına ulaşmak için insan ve diğer işletme kaynaklarının planlanması, örgütlenmesi, yönlendirilmesi ve kontrol edilmesi sürecidir.
Verimlilik: Üretim faaliyetlerinden elde edilen fiziki çıktı miktarının, bu üretim için kullanılan fiziki girdi miktarına oranıdır; kaynakların ne ölçüde etkili kullanıldığını gösterir.
Etkinlik: İşletmenin önceden saptadığı standart performansın, gerçekleşen fiili performansa oranıdır; programın gerçekleştirilme derecesini ölçer.
Ekonomiklik İlkesi: Toplam satış tutarının üretimin maliyet giderleri tutarına oranıdır; bu oranın 1'den büyük olması işletmenin başarılı olduğunu, küçük olması ise ekonomik olmadığını gösterir.
Klasik Yönetim Düşüncesi: İşletmeyi sadece ekonomik ve teknik bir birim olarak gören, organizasyonu kapalı bir sistem olarak ele alan ve insanı makinenin bir parçası sayan yaklaşımdır.
Bilimsel Yönetim Yaklaşımı: Taylor tarafından geliştirilen, üretimin teknik yönüne odaklanan ve zaman etüdü gibi bilimsel yöntemlerle en yüksek verimliliği hedefleyen teoridir.
Yönetim Süreci Yaklaşımı: Henri Fayol'un öncülüğünde yönetimi planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve denetimden oluşan işlevsel bir süreç olarak tanımlayan yaklaşımdır.
Bürokrasi Yaklaşımı: Max Weber tarafından ileri sürülen, ileri işbölümü, otoritenin merkezileşmesi ve kurallara kesin itaat ile ideal bir yönetim düzeni kurmayı amaçlayan modeldir.
Neoklasik Yönetim Düşüncesi: Organizasyon içindeki insanı sosyal bir varlık olarak tanıyan, çalışanların psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının verimlilik üzerindeki etkisine odaklanan yaklaşımdır.
Hawthorne Araştırmaları: 1924-1930 yılları arasında yapılan, insanların sadece maddi ödüllerle değil, takdir edilme ve grup üyeliği gibi sosyal ihtiyaçlarla motive olduğunu kanıtlayan deneylerdir.
X Teorisi: İnsanların doğuştan tembel olduğunu, sorumluluktan kaçtığını ve çalıştırılmaları için zorlanmaları veya sıkı kontrol edilmeleri gerektiğini savunan yönetim varsayımıdır.
Y Teorisi: Çalışmanın insanlar için doğal olduğunu, uygun ortam sağlandığında insanların sorumluluk alacağını ve yaratıcı yeteneklerini kullanacağını savunan katılımcı yaklaşımdır.
Sistem 4 Modeli: Rensis Likert tarafından geliştirilen, yönetimi istismarcı-otokratikten katılımcı-demokratiğe kadar dört aşamada sınıflandıran ve en etkin yapıyı öneren modeldir.
Yönetim Fonksiyonları: Planlama, Organizasyon, Koordinasyon, Yürütme ve Kontrol.
Verimlilik: Fiziksel çıktı / Fiziksel girdi oranı; kaynakların etkin kullanım ölçüsü.
Etkinlik: Doğru işi yapmak; standart performansın gerçekleşen performansa oranı.
Klasik Yönetim: İnsanı makine parçası gören, rasyonellik ve hiyerarşi odaklı (Taylor, Fayol, Weber).
Neoklasik Yönetim: İnsanı sosyal bir varlık olarak gören, Hawthorne araştırmaları ile başlayan akım.
X Teorisi: İnsanın tembel olduğu ve zorla çalıştırılması gerektiği varsayımı.
Y Teorisi: İnsanın çalışmayı doğal gördüğü ve yaratıcı olduğu varsayımı.
X Teorisi: İnsanı maddi ve biçimsel örgüt gereklerine uyan pasif bir unsur olarak kabul eden, otoriter yönetim anlayışında çalışanların sürekli sıkı kontrol ve ceza ile çalıştırıldığı yaklaşımdır.
Y Teorisi: İnsanların çalışmayı oyun kadar doğal gördüğünü, gerekli ortam sağlandığında sorumluluk alıp yaratıcılıklarını sergileyeceklerini savunan katılımcı ve demokratik yönetim modelidir.
Sistem 4 (Demokratik Sistem): Likert'in modelinde astlara tam güven duyulan, kararların birlikte alındığı, haberleşmenin hem dikey hem yatay olduğu ve ödüllendirmenin esas alındığı en etkin yönetim aşamasıdır.
Olgunlaşma Yaklaşımı: Chris Argyris tarafından geliştirilen, kişilerin geliştikçe pasiflikten aktifliğe ve olgun olmayan özelliklerden olgun insan özelliklerine doğru değişim gösterdiğini savunan yaklaşımdır.
Sistem Yaklaşımı: Organizasyonu çevreyle etkileşim halindeki açık bir sistem olarak gören, olayları tek bir açıdan değil diğer birimlerle olan ilişkileri ve bütüncül yapısı içinde inceleyen modern teoridir.
Durumsallık Yaklaşımı: Yönetimde her zaman geçerli 'tek bir en iyi yol' olmadığını, en uygun yönetim tekniğinin organizasyonun iç ve dış çevre şartlarına, teknolojisine ve gücüne bağlı olduğunu savunan teoridir.
Toplam Kalite Yönetimi: İç ve dış müşteri beklentilerini karşılamayı hedefleyen, tüm süreçlerin sürekli iyileştirilmesini esas alan, insan merkezli ve çalışanların inisiyatifine önem veren dinamik bir yönetim anlayışıdır.
BCG Matrisi: İşletmenin ürün portföyünü değerlendirmek amacıyla sektörün büyüme hızı ile işletmenin pazar payının karşılaştırıldığı stratejik bir analiz aracıdır.
Kurumsal Karne (Balanced Scorecard): Şirket performansını finansal, müşteri, operasyonel süreçler ile öğrenme ve gelişme olmak üzere dört dengeli boyutta ölçen ve stratejiyi somut adımlara dönüştüren yönetim aracıdır.
Kritik Başarı Faktörleri (CSF): Organizasyonu sektöründe başarılı ve farklı kılacak, üstünlük sağlamasına imkan verecek ve odaklanılması gereken kritik yönleri belirleyen performans ölçütleridir.
Komuta Birliği İlkesi: Organizasyon yapısında her astın yalnızca tek bir üstten emir almasını ve sadece o üste karşı sorumlu olmasını ifade eden, faaliyet kargaşasını önleyen temel ilkedir.
Yönetim Alanı İlkesi: Kontrol alanı olarak da adlandırılan, bir yöneticiye doğrudan bağlı olması gereken en uygun ast sayısını belirleyen organizasyonel tasarım kuralıdır.
X Teorisi: İnsanın tembel olduğunu ve sıkı kontrol edilmesi gerektiğini savunan otoriter yaklaşım.
Y Teorisi: İnsanın çalışmaktan zevk aldığını ve sorumluluk alabileceğini savunan demokratik yaklaşım.
Sistem 4 Modeli: Likert'in otokratikten (Sistem 1) demokratiğe (Sistem 4) uzanan yönetim sınıflandırması.
Sistem Yaklaşımı: Organizasyonu çevreyle etkileşimli, alt sistemlerden oluşan bir bütün olarak gören yaklaşım.
Durumsallık Yaklaşımı: Yönetimde her zaman geçerli tek bir en iyi yol olmadığını, kararların şartlara bağlı olduğunu savunan görüş.
Kurumsal Karne (BSC): Performansı finansal, müşteri, operasyonel ve gelişim boyutlarında ölçen stratejik araç.
Önemli Formüller
Etkinlik Derecesi
$Etkinlik = Standart Performans / Gerçekleşen (Fiili) Performans$
Standart Performans: Olması gereken performans düzeyi
Gerçekleşen Performans: Fiili olarak ortaya çıkan performans
Örnek: Standart performans 100 birim, gerçekleşen performans 80 birim ise etkinlik 1.25 olur.
Ekonomiklik Oranı
$Ekonomiklik = Toplam Satış Tutarı / Üretim Maliyet Giderleri$
Toplam Satış Tutarı: Elde edilen brüt gelir
Üretim Maliyet Giderleri: Üretim için yapılan toplam harcama
Örnek: 120 TL satış tutarı ve 100 TL maliyet varsa oran 1.2'dir ve işletme ekonomiktir.
Aktifin Kârlılığı
$Aktifin Kârlılığı = Net Dönem Kârı / Aktif Toplamı$
Net Dönem Kârı: İşletmenin net kazancı
Aktif Toplamı: İşletmenin toplam varlıkları
Örnek: 10.000 TL kâr ve 100.000 TL aktif toplamı için kârlılık %10'dur.
Ekonomik Kârlılık Oranı
$Ekonomik Kârlılık Oranı = Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (F.V.Ö.K.) / (Özkaynaklar + Yabancı Kaynak)$
F.V.Ö.K.: Faiz ve vergi öncesi kâr
Özkaynaklar: İşletme sahiplerinin sermayesi
Yabancı Kaynak: Dışarıdan sağlanan borçlar
Örnek: 20.000 TL FVÖK ve 100.000 TL toplam kaynak için oran %20'dir.
Ekonomiklik Oranı
$Ekonomiklik = \frac{Toplam Satış Tutarı}{Toplam Maliyet Giderleri}$
Satış: Brüt hasılat
Maliyet: Üretim giderleri
Örnek: Satış 100, Maliyet 80 ise Ekonomiklik = 1.25 (Başarılı)
Özkaynak Kârlılığı
$ROE = \frac{Net Dönem Kârı}{Özkaynaklar}$
Kâr: Vergi sonrası net kâr
Özkaynak: İşletme sermayesi
Örnek: Kâr 20, Özkaynak 100 ise ROE = %20
Sık Yapılan Hatalar
Verimlilik ve etkinlik kavramları karıştırılmaktadır; verimlilik girdi-çıktı oranıdır, etkinlik ise hedeflere ulaşma derecesidir.
Klasik yönetimdeki 'klasik' kelimesi modası geçmiş demek değildir; yönetim düşüncesine uzun süre hakim olmuş yerleşik yapıyı ifade eder.
X ve Y teorileri karıştırılmaktadır; X teorisi insanı tembel ve zorlanması gereken bir varlık olarak görürken, Y teorisi insanı yaratıcı ve sorumluluk sahibi kabul eder.
İşletme fonksiyonları ile yönetim fonksiyonları karıştırılmaktadır; yönetim, işletmenin temel fonksiyonlarından biridir ve kendi içinde 5 alt sürece ayrılır.
Verimlilik (işi doğru yapmak) ile Etkinlik (doğru işi yapmak) kavramlarını karıştırmak.
Fayol'un 6 temel faaliyet grubunu (Teknik, Ticari vb.) 14 yönetim ilkesiyle karıştırmak.
Klasik teorinin insanı sosyal bir varlık olarak gördüğünü sanmak (Klasik teori insanı ekonomik/mekanik görür).
Yönetim Birliği ile Komuta Birliği ilkelerini karıştırmak.
X ve Y teorilerini McGregor yerine başka bir düşünürle eşleştirmek.
Planlamanın sadece bir fayda olduğunu düşünüp, zaman/enerji kaybı gibi sakıncalarını göz ardı etmek.
X Teorisi: İnsanı maddi ve biçimsel örgüt gereklerine uyan pasif bir unsur olarak kabul eden, otoriter yönetim anlayışında çalışanların sürekli sıkı kontrol ve ceza ile çalıştırıldığı yaklaşımdır.
Y Teorisi: İnsanların çalışmayı oyun kadar doğal gördüğünü, gerekli ortam sağlandığında sorumluluk alıp yaratıcılıklarını sergileyeceklerini savunan katılımcı ve demokratik yönetim modelidir.
Sistem 4 (Demokratik Sistem): Likert'in modelinde astlara tam güven duyulan, kararların birlikte alındığı, haberleşmenin hem dikey hem yatay olduğu ve ödüllendirmenin esas alındığı en etkin yönetim aşamasıdır.
Olgunlaşma Yaklaşımı: Chris Argyris tarafından geliştirilen, kişilerin geliştikçe pasiflikten aktifliğe ve olgun olmayan özelliklerden olgun insan özelliklerine doğru değişim gösterdiğini savunan yaklaşımdır.
Sistem Yaklaşımı: Organizasyonu çevreyle etkileşim halindeki açık bir sistem olarak gören, olayları tek bir açıdan değil diğer birimlerle olan ilişkileri ve bütüncül yapısı içinde inceleyen modern teoridir.
Durumsallık Yaklaşımı: Yönetimde her zaman geçerli 'tek bir en iyi yol' olmadığını, en uygun yönetim tekniğinin organizasyonun iç ve dış çevre şartlarına, teknolojisine ve gücüne bağlı olduğunu savunan teoridir.
Toplam Kalite Yönetimi: İç ve dış müşteri beklentilerini karşılamayı hedefleyen, tüm süreçlerin sürekli iyileştirilmesini esas alan, insan merkezli ve çalışanların inisiyatifine önem veren dinamik bir yönetim anlayışıdır.
BCG Matrisi: İşletmenin ürün portföyünü değerlendirmek amacıyla sektörün büyüme hızı ile işletmenin pazar payının karşılaştırıldığı stratejik bir analiz aracıdır.
Kurumsal Karne (Balanced Scorecard): Şirket performansını finansal, müşteri, operasyonel süreçler ile öğrenme ve gelişme olmak üzere dört dengeli boyutta ölçen ve stratejiyi somut adımlara dönüştüren yönetim aracıdır.
Kritik Başarı Faktörleri (CSF): Organizasyonu sektöründe başarılı ve farklı kılacak, üstünlük sağlamasına imkan verecek ve odaklanılması gereken kritik yönleri belirleyen performans ölçütleridir.
Komuta Birliği İlkesi: Organizasyon yapısında her astın yalnızca tek bir üstten emir almasını ve sadece o üste karşı sorumlu olmasını ifade eden, faaliyet kargaşasını önleyen temel ilkedir.
Yönetim Alanı İlkesi: Kontrol alanı olarak da adlandırılan, bir yöneticiye doğrudan bağlı olması gereken en uygun ast sayısını belirleyen organizasyonel tasarım kuralıdır.
X Teorisi: İnsanın tembel olduğunu ve sıkı kontrol edilmesi gerektiğini savunan otoriter yaklaşım.
Y Teorisi: İnsanın çalışmaktan zevk aldığını ve sorumluluk alabileceğini savunan demokratik yaklaşım.
Sistem 4 Modeli: Likert'in otokratikten (Sistem 1) demokratiğe (Sistem 4) uzanan yönetim sınıflandırması.
Sistem Yaklaşımı: Organizasyonu çevreyle etkileşimli, alt sistemlerden oluşan bir bütün olarak gören yaklaşım.
Durumsallık Yaklaşımı: Yönetimde her zaman geçerli tek bir en iyi yol olmadığını, kararların şartlara bağlı olduğunu savunan görüş.
Kurumsal Karne (BSC): Performansı finansal, müşteri, operasyonel ve gelişim boyutlarında ölçen stratejik araç.
Sık Yapılan Hatalar
Yönetim Birliği ile Komuta Birliği ilkelerini karıştırmak.
X ve Y teorilerini McGregor yerine başka bir düşünürle eşleştirmek.
Planlamanın sadece bir fayda olduğunu düşünüp, zaman/enerji kaybı gibi sakıncalarını göz ardı etmek.
X Teorisi: İnsanı maddi ve biçimsel örgüt gereklerine uyan pasif bir unsur olarak kabul eden, otoriter yönetim anlayışında çalışanların sürekli sıkı kontrol ve ceza ile çalıştırıldığı yaklaşımdır.
Y Teorisi: İnsanların çalışmayı oyun kadar doğal gördüğünü, gerekli ortam sağlandığında sorumluluk alıp yaratıcılıklarını sergileyeceklerini savunan katılımcı ve demokratik yönetim modelidir.
Sistem 4 (Demokratik Sistem): Likert'in modelinde astlara tam güven duyulan, kararların birlikte alındığı, haberleşmenin hem dikey hem yatay olduğu ve ödüllendirmenin esas alındığı en etkin yönetim aşamasıdır.
Olgunlaşma Yaklaşımı: Chris Argyris tarafından geliştirilen, kişilerin geliştikçe pasiflikten aktifliğe ve olgun olmayan özelliklerden olgun insan özelliklerine doğru değişim gösterdiğini savunan yaklaşımdır.
Sistem Yaklaşımı: Organizasyonu çevreyle etkileşim halindeki açık bir sistem olarak gören, olayları tek bir açıdan değil diğer birimlerle olan ilişkileri ve bütüncül yapısı içinde inceleyen modern teoridir.
Durumsallık Yaklaşımı: Yönetimde her zaman geçerli 'tek bir en iyi yol' olmadığını, en uygun yönetim tekniğinin organizasyonun iç ve dış çevre şartlarına, teknolojisine ve gücüne bağlı olduğunu savunan teoridir.
Toplam Kalite Yönetimi: İç ve dış müşteri beklentilerini karşılamayı hedefleyen, tüm süreçlerin sürekli iyileştirilmesini esas alan, insan merkezli ve çalışanların inisiyatifine önem veren dinamik bir yönetim anlayışıdır.
BCG Matrisi: İşletmenin ürün portföyünü değerlendirmek amacıyla sektörün büyüme hızı ile işletmenin pazar payının karşılaştırıldığı stratejik bir analiz aracıdır.
Kurumsal Karne (Balanced Scorecard): Şirket performansını finansal, müşteri, operasyonel süreçler ile öğrenme ve gelişme olmak üzere dört dengeli boyutta ölçen ve stratejiyi somut adımlara dönüştüren yönetim aracıdır.
Kritik Başarı Faktörleri (CSF): Organizasyonu sektöründe başarılı ve farklı kılacak, üstünlük sağlamasına imkan verecek ve odaklanılması gereken kritik yönleri belirleyen performans ölçütleridir.
Komuta Birliği İlkesi: Organizasyon yapısında her astın yalnızca tek bir üstten emir almasını ve sadece o üste karşı sorumlu olmasını ifade eden, faaliyet kargaşasını önleyen temel ilkedir.
Yönetim Alanı İlkesi: Kontrol alanı olarak da adlandırılan, bir yöneticiye doğrudan bağlı olması gereken en uygun ast sayısını belirleyen organizasyonel tasarım kuralıdır.
X Teorisi: İnsanın tembel olduğunu ve sıkı kontrol edilmesi gerektiğini savunan otoriter yaklaşım.
Y Teorisi: İnsanın çalışmaktan zevk aldığını ve sorumluluk alabileceğini savunan demokratik yaklaşım.
Sistem 4 Modeli: Likert'in otokratikten (Sistem 1) demokratiğe (Sistem 4) uzanan yönetim sınıflandırması.
Sistem Yaklaşımı: Organizasyonu çevreyle etkileşimli, alt sistemlerden oluşan bir bütün olarak gören yaklaşım.
Durumsallık Yaklaşımı: Yönetimde her zaman geçerli tek bir en iyi yol olmadığını, kararların şartlara bağlı olduğunu savunan görüş.
Kurumsal Karne (BSC): Performansı finansal, müşteri, operasyonel ve gelişim boyutlarında ölçen stratejik araç.
Organizasyon İşlevi: Planlanan amaçlara ulaşmak için faaliyetlerin belirlenmesi, gruplanması, personelin atanması ve fiziksel ortamın hazırlanması sürecidir.
Yönetim Alanı İlkesi: Kontrol alanı olarak da bilinen bu ilke, organizasyon yapısında bir yöneticiye doğrudan bağlı olması gereken ideal ast sayısını ifade eder.
Komuta Birliği İlkesi: Her astın yalnızca bir üstten emir alması ve ona karşı sorumlu olması kuralıdır; bu ilke yetki kargaşasını ve faaliyet çatışmasını önler.
Ayrılık Gözetme İlkesi: Üst düzey yöneticilerin rutin ve günlük işlerden uzak tutularak, sadece genel stratejiler ve istisnai durumlarla ilgilenmesini öngören yönetim kuralıdır.
Norm Kadro Çalışması: İş tanımları yapılarak her bir görev için ihtiyaç duyulan yönetici ve personel sayısının ve niteliklerinin bilimsel olarak belirlenmesi sürecidir.
Matriks Organizasyon: Dikey hiyerarşide işlev, yatayda ise proje esasının uygulandığı ve en belirgin özelliği ikili komuta zincirinin bulunması olan esnek yapıdır.
Şebeke Organizasyon: Aralarında hiyerarşik üstünlük bulunmayan bağımsız işletmelerin, bir mal veya hizmet üretmek için iş birliği ve anlaşmalarla oluşturduğu modeldir.
Yalın Organizasyon: Takım ruhuna dayalı, basık bir piramit yapısında orta kademenin elendiği ve sıfır hiyerarşi hedefiyle yetki devrinin yapıldığı örgüt modelidir.
Öğrenen Organizasyon: İnsanların kapasitelerini sürekli geliştirdiği, sistematik problem çözüldüğü ve bilginin tüm örgüte hızlıca aktarıldığı ileri düzey örgüt aşamasıdır.
İnovasyon: Yeni bir ürün geliştirme veya müşteri ihtiyaçlarını karşılamak adına geliştirilen yeni üretim veya işletim sistemleri sürecidir; temeli yaratıcılığa dayanır.
Değişim Yönetimi: Strateji ve süreçlerin çalışanlarca doğru algılanması için yöneticiler ile uygulayanlar arasındaki etkileşimi ve duygusal bağlantıları dengeleme sanatıdır.
Yığışım Organizasyon: Hiyerarşik otorite yerine disiplinler arası uzmanlığın ve sonuç üretmenin esas olduğu, grup üyelerinin kendi düzenini kurduğu esnek çalışma modelidir.
Organizasyon İlkeleri: Amaç birliği, komuta birliği, yönetim alanı, yetki-sorumluluk dengesi gibi yapıyı sağlamlaştıran temel kaidelerdir.
Matriks Organizasyon: İşlevsel ve proje bazlı yapıların birleştiği, ikili komuta zincirinin olduğu karmaşık yapı.
Şebeke Organizasyon: Bağımsız işletmelerin hiyerarşi olmaksızın iş birliği yaparak oluşturduğu esnek model.
Yalın Organizasyon: Hiyerarşinin azaltıldığı, israfın önlendiği ve takım ruhunun esas olduğu basık yapı.
Öğrenen Organizasyon: Bilgiyi üreten, paylaşan ve sürekli kendini geliştiren en ileri örgüt aşaması.
Sık Yapılan Hatalar
Yönetim Birliği ile Komuta Birliği ilkelerini karıştırmak.
X ve Y teorilerini McGregor yerine başka bir düşünürle eşleştirmek.
Planlamanın sadece bir fayda olduğunu düşünüp, zaman/enerji kaybı gibi sakıncalarını göz ardı etmek.
Yönetim birliği ile komuta birliği karıştırılmamalıdır; yönetim birliği benzer işlerin tek yöneticiye bağlanmasıyken, komuta birliği astın tek bir üstten emir almasıdır.
Yalın organizasyonlarda hiyerarşinin arttığı düşünülür; aksine orta kademe yöneticiler devre dışı bırakılarak 'sıfır hiyerarşi' ve basık yapı hedeflenir.
İnovasyonun sadece yeni bir şey üretmek olduğu sanılır; oysa farklı unsurların sentezlenmesi ve süreçlerin iyileştirilmesi de inovasyon kapsamındadır.
Şebeke organizasyonlarda işletmeler arası hiyerarşi olduğu sanılır; ancak bu yapıda işletmeler bağımsızdır ve aralarında hiyerarşik üstünlük yoktur.
Öğrenen örgüt ile düşünen örgüt aynı sanılır; öğrenen örgütler düşünen örgütlerden farklı olarak daha sistematiktir ve çevreyi değiştirecek koşulları yaratmayı amaçlar.
Komuta birliği ilkesini, tüm yetkilerin merkezde toplanması olarak düşünmek (Doğrusu: Tek bir üste bağlılıktır).
Yalın organizasyonu sadece personel sayısını azaltmak sanmak (Doğrusu: Süreçteki israfı ve gereksiz hiyerarşiyi yok etmektir).
İnovasyonun sadece Ar-Ge departmanının işi olduğunu varsaymak.
Temel Kavramlar
Organizasyon İşlevi: Planlanan amaçlara ulaşmak için faaliyetlerin belirlenmesi, gruplanması, personelin atanması ve fiziksel ortamın hazırlanması sürecidir.
Yönetim Alanı İlkesi: Kontrol alanı olarak da bilinen bu ilke, organizasyon yapısında bir yöneticiye doğrudan bağlı olması gereken ideal ast sayısını ifade eder.
Komuta Birliği İlkesi: Her astın yalnızca bir üstten emir alması ve ona karşı sorumlu olması kuralıdır; bu ilke yetki kargaşasını ve faaliyet çatışmasını önler.
Ayrılık Gözetme İlkesi: Üst düzey yöneticilerin rutin ve günlük işlerden uzak tutularak, sadece genel stratejiler ve istisnai durumlarla ilgilenmesini öngören yönetim kuralıdır.
Norm Kadro Çalışması: İş tanımları yapılarak her bir görev için ihtiyaç duyulan yönetici ve personel sayısının ve niteliklerinin bilimsel olarak belirlenmesi sürecidir.
Matriks Organizasyon: Dikey hiyerarşide işlev, yatayda ise proje esasının uygulandığı ve en belirgin özelliği ikili komuta zincirinin bulunması olan esnek yapıdır.
Şebeke Organizasyon: Aralarında hiyerarşik üstünlük bulunmayan bağımsız işletmelerin, bir mal veya hizmet üretmek için iş birliği ve anlaşmalarla oluşturduğu modeldir.
Yalın Organizasyon: Takım ruhuna dayalı, basık bir piramit yapısında orta kademenin elendiği ve sıfır hiyerarşi hedefiyle yetki devrinin yapıldığı örgüt modelidir.
Öğrenen Organizasyon: İnsanların kapasitelerini sürekli geliştirdiği, sistematik problem çözüldüğü ve bilginin tüm örgüte hızlıca aktarıldığı ileri düzey örgüt aşamasıdır.
İnovasyon: Yeni bir ürün geliştirme veya müşteri ihtiyaçlarını karşılamak adına geliştirilen yeni üretim veya işletim sistemleri sürecidir; temeli yaratıcılığa dayanır.
Değişim Yönetimi: Strateji ve süreçlerin çalışanlarca doğru algılanması için yöneticiler ile uygulayanlar arasındaki etkileşimi ve duygusal bağlantıları dengeleme sanatıdır.
Yığışım Organizasyon: Hiyerarşik otorite yerine disiplinler arası uzmanlığın ve sonuç üretmenin esas olduğu, grup üyelerinin kendi düzenini kurduğu esnek çalışma modelidir.
Organizasyon İlkeleri: Amaç birliği, komuta birliği, yönetim alanı, yetki-sorumluluk dengesi gibi yapıyı sağlamlaştıran temel kaidelerdir.
Matriks Organizasyon: İşlevsel ve proje bazlı yapıların birleştiği, ikili komuta zincirinin olduğu karmaşık yapı.
Şebeke Organizasyon: Bağımsız işletmelerin hiyerarşi olmaksızın iş birliği yaparak oluşturduğu esnek model.
Yalın Organizasyon: Hiyerarşinin azaltıldığı, israfın önlendiği ve takım ruhunun esas olduğu basık yapı.
Öğrenen Organizasyon: Bilgiyi üreten, paylaşan ve sürekli kendini geliştiren en ileri örgüt aşaması.
Düşünen Örgütler: Öğrenen örgütlerden önceki basamakta yer alan, temel olarak sorunların çözümü üzerine yoğunlaşan, çalışanların katılımcı ve yaratıcı olduğu organizasyon yapılarıdır.
Öğrenen Örgütler: Düşünen örgütlere göre daha sistematik olan, hem kendini hem de çevreyi değiştirecek koşulları yaratmayı amaçlayan ve değişime direnç göstermeyen yapılardır.
İnovasyon: Yeni bir ürün veya hizmet geliştirme ya da müşteri ihtiyaçlarını karşılamak adına yeni üretim ve işletim sistemleri tasarlama sürecidir; temeli teknolojiye dayanır.
Değişim Yönetimi: Yöneticilerin strateji ve politikalarının çalışanlarca doğru algılanması için aradaki etkileşimi ve duygusal bağlantıları dengeleme sanatıdır; planlı bir süreç gerektirir.
Proaktif Değişim: Tahmin edilen çevre koşullarına göre örgütün faaliyet ve prosedürlerinin önceden değiştirilerek, şartlar gerçekleştiğinde örgütün hazır hale getirilmesini sağlayan değişimdir.
Reaktif Değişim: Önceden tahmin edilen koşullara göre hazırlık yapmak yerine, fiilen karşılaşılan ve organizasyonun üzerine gelen koşullara uyum sağlamak amacıyla yapılan değişimdir.
Yürütme (Yöneltme): Planlama ve organizasyonla oluşturulan yapının harekete geçirilmesini ifade eden, yönetimin çekirdeğini oluşturan ve süreklilik arz eden dinamik bir yönetim işlevidir.
Yetki (Otorite): Organizasyonda belirli bir görev ve mevki ile ilgili olan, başkalarını yönetme ve onlardan itaat bekleme hakkıdır; kişisel bir yetenek olan güçten farklıdır.
Çapraz İletişim: Diyagonal haberleşme olarak da bilinen, farklı bölümlerdeki çalışanların birbirlerinin sorumluluklarını anlamak ve yardımlaşmak amacıyla kurdukları iletişim şeklidir.
Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi: İnsan ihtiyaçlarını fizyolojik, güvenlik, sosyal, saygınlık ve kendini gerçekleştirme olarak 5 grupta toplayan; alt düzey karşılanmadan üste geçilemeyeceğini savunan teoridir.
Herzberg'in Hijyen Etmenleri: İşletme politikası ve ücret gibi işin çevresiyle ilgili unsurlardır; varlıkları motivasyonu artırmazken, yoklukları çalışanlarda ciddi doyumsuzluk ve hoşnutsuzluk yaratır.
Kontrol (Denetim): Amaçlara ne ölçüde ulaşıldığının belirlenip düzeltici önlemlerin alınması sürecidir; planlanan durum ile gerçekleşen durum arasında bir köprü görevi görür.
Kurumsal Hafıza: Kişilerden bağımsız olarak kurumun geçmişte yaptığı işleri, ortaklıkları ve iş ilişkilerini kapsayan, bilginin bireyler üzerinde kalmamasını sağlayan bilgi bütünüdür.
OECD Sorumlu Yönetim: Şirket ile içinde faaliyet gösterdiği toplum arasındaki uyumu ve karşılıklı güveni ifade eden, kamuoyu imajını korumayı amaçlayan yönetim politikasıdır.
İnovasyon: Yeni ürün/hizmet veya üretim sistemleri geliştirme süreci; temeli teknolojidir.
Öğrenen Örgüt: Sistematik şekilde kendini ve çevreyi değiştirecek koşulları yaratan örgüt yapısı.
Değişim Yönetimi: Strateji ve süreçlerin çalışanlarca doğru algılanması için etkileşimi dengeleme sanatı.
Yürütme (Yöneltme): Planlanan yapının harekete geçirilmesi; yönetimin dinamik çekirdeği.
Yetki vs Güç: Yetki mevkiyle gelen haktır; güç ise kişisel yaptırabilme yeteneğidir.
Kontrol (Denetim): Planlara uyumu sağlayan, ulaşılan durumla hedeflenen durum arasında köprü kuran işlev.
Etik Değerler: İşletme içi davranış kültürünü ve dış paydaşlarla ilişkileri düzenleyen ilkeler bütünü.
Önemli Formüller
Vroom'un Beklenti Teorisi Formülü
$Motivasyon = Beklenti \times Amacın Önemi$
Motivasyon: Bireyin harekete geçme arzusu
Beklenti: Belli bir davranışın amaca ulaştıracağına dair inanç
Amacın Önemi: Bireyin ulaşılacak sonuca verdiği değer
Örnek: Bir çalışanın yüksek prim alma beklentisi (0.9) ile paraya verdiği önem (10) çarpıldığında yüksek bir motivasyon skoru elde edilir.
Sık Yapılan Hatalar
Yönetim birliği ile komuta birliği karıştırılmamalıdır; yönetim birliği benzer işlerin tek yöneticiye bağlanmasıyken, komuta birliği astın tek bir üstten emir almasıdır.
Yalın organizasyonlarda hiyerarşinin arttığı düşünülür; aksine orta kademe yöneticiler devre dışı bırakılarak 'sıfır hiyerarşi' ve basık yapı hedeflenir.
İnovasyonun sadece yeni bir şey üretmek olduğu sanılır; oysa farklı unsurların sentezlenmesi ve süreçlerin iyileştirilmesi de inovasyon kapsamındadır.
Şebeke organizasyonlarda işletmeler arası hiyerarşi olduğu sanılır; ancak bu yapıda işletmeler bağımsızdır ve aralarında hiyerarşik üstünlük yoktur.
Öğrenen örgüt ile düşünen örgüt aynı sanılır; öğrenen örgütler düşünen örgütlerden farklı olarak daha sistematiktir ve çevreyi değiştirecek koşulları yaratmayı amaçlar.
Komuta birliği ilkesini, tüm yetkilerin merkezde toplanması olarak düşünmek (Doğrusu: Tek bir üste bağlılıktır).
Yalın organizasyonu sadece personel sayısını azaltmak sanmak (Doğrusu: Süreçteki israfı ve gereksiz hiyerarşiyi yok etmektir).
İnovasyonun sadece Ar-Ge departmanının işi olduğunu varsaymak.
Düşünen örgütleri öğrenen örgütlerden daha ileri bir aşama sanmak (Aslında öğrenen örgütler daha sistematiktir).
Yetki ve güç kavramlarını birbiriyle karıştırmak (Yetki resmi, güç kişiseldir).
Düşünen Örgütler: Öğrenen örgütlerden önceki basamakta yer alan, temel olarak sorunların çözümü üzerine yoğunlaşan, çalışanların katılımcı ve yaratıcı olduğu organizasyon yapılarıdır.
Öğrenen Örgütler: Düşünen örgütlere göre daha sistematik olan, hem kendini hem de çevreyi değiştirecek koşulları yaratmayı amaçlayan ve değişime direnç göstermeyen yapılardır.
İnovasyon: Yeni bir ürün veya hizmet geliştirme ya da müşteri ihtiyaçlarını karşılamak adına yeni üretim ve işletim sistemleri tasarlama sürecidir; temeli teknolojiye dayanır.
Değişim Yönetimi: Yöneticilerin strateji ve politikalarının çalışanlarca doğru algılanması için aradaki etkileşimi ve duygusal bağlantıları dengeleme sanatıdır; planlı bir süreç gerektirir.
Proaktif Değişim: Tahmin edilen çevre koşullarına göre örgütün faaliyet ve prosedürlerinin önceden değiştirilerek, şartlar gerçekleştiğinde örgütün hazır hale getirilmesini sağlayan değişimdir.
Reaktif Değişim: Önceden tahmin edilen koşullara göre hazırlık yapmak yerine, fiilen karşılaşılan ve organizasyonun üzerine gelen koşullara uyum sağlamak amacıyla yapılan değişimdir.
Yürütme (Yöneltme): Planlama ve organizasyonla oluşturulan yapının harekete geçirilmesini ifade eden, yönetimin çekirdeğini oluşturan ve süreklilik arz eden dinamik bir yönetim işlevidir.
Yetki (Otorite): Organizasyonda belirli bir görev ve mevki ile ilgili olan, başkalarını yönetme ve onlardan itaat bekleme hakkıdır; kişisel bir yetenek olan güçten farklıdır.
Çapraz İletişim: Diyagonal haberleşme olarak da bilinen, farklı bölümlerdeki çalışanların birbirlerinin sorumluluklarını anlamak ve yardımlaşmak amacıyla kurdukları iletişim şeklidir.
Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi: İnsan ihtiyaçlarını fizyolojik, güvenlik, sosyal, saygınlık ve kendini gerçekleştirme olarak 5 grupta toplayan; alt düzey karşılanmadan üste geçilemeyeceğini savunan teoridir.
Herzberg'in Hijyen Etmenleri: İşletme politikası ve ücret gibi işin çevresiyle ilgili unsurlardır; varlıkları motivasyonu artırmazken, yoklukları çalışanlarda ciddi doyumsuzluk ve hoşnutsuzluk yaratır.
Kontrol (Denetim): Amaçlara ne ölçüde ulaşıldığının belirlenip düzeltici önlemlerin alınması sürecidir; planlanan durum ile gerçekleşen durum arasında bir köprü görevi görür.
Kurumsal Hafıza: Kişilerden bağımsız olarak kurumun geçmişte yaptığı işleri, ortaklıkları ve iş ilişkilerini kapsayan, bilginin bireyler üzerinde kalmamasını sağlayan bilgi bütünüdür.
OECD Sorumlu Yönetim: Şirket ile içinde faaliyet gösterdiği toplum arasındaki uyumu ve karşılıklı güveni ifade eden, kamuoyu imajını korumayı amaçlayan yönetim politikasıdır.
İnovasyon: Yeni ürün/hizmet veya üretim sistemleri geliştirme süreci; temeli teknolojidir.
Öğrenen Örgüt: Sistematik şekilde kendini ve çevreyi değiştirecek koşulları yaratan örgüt yapısı.
Değişim Yönetimi: Strateji ve süreçlerin çalışanlarca doğru algılanması için etkileşimi dengeleme sanatı.
Yürütme (Yöneltme): Planlanan yapının harekete geçirilmesi; yönetimin dinamik çekirdeği.
Yetki vs Güç: Yetki mevkiyle gelen haktır; güç ise kişisel yaptırabilme yeteneğidir.
Kontrol (Denetim): Planlara uyumu sağlayan, ulaşılan durumla hedeflenen durum arasında köprü kuran işlev.
Etik Değerler: İşletme içi davranış kültürünü ve dış paydaşlarla ilişkileri düzenleyen ilkeler bütünü.
Kurumsal Yönetim: Şirket yönetimi ile hissedarlar ve menfaat sahipleri arasındaki ilişkileri düzenleyen, adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine dayanan yönetim felsefesidir.
Menfaat Sahipleri (Stakeholders): Şirket faaliyetlerinden doğrudan veya dolaylı etkilenen; ana sahipler, çalışanlar, müşteriler, rakipler, tedarikçiler, toplum ve devleti kapsayan geniş paydaş grubudur.
Adillik (Fairness): Şirket yönetiminin azınlık ve yabancı ortaklar dahil tüm hissedarlara eşit davranmasını ve hak ihlallerinde yeterli tazminat imkanı sağlanmasını ifade eden temel ilkedir.
Hesap Verebilirlik (Accountability): Yönetim kurulu üyelerinin anonim şirket tüzel kişiliğine ve pay sahiplerine karşı olan, sadece faaliyet sonrasını kapsayan hesap verme zorunluluğudur.
Şeffaflık (Transparency): Ticari sırlar hariç, finansal ve finansal olmayan bilgilerin zamanında, doğru, anlaşılabilir ve düşük maliyetle erişilebilir şekilde kamuya duyurulması yaklaşımıdır.
Sorumluluk (Responsibility): Şirket yönetiminin tüm faaliyetlerinin mevzuata, esas sözleşmeye, iç düzenlemelere ve etik değerlere uygunluğunu ve bunun denetlenmesini ifade eden ilkedir.
Vekil Maliyeti (Agency Cost): Dağılmış mülkiyet yapısında profesyonel yöneticilerin, hissedarların amaçları yerine kendi bireysel çıkarlarını gözeten stratejiler benimsemesiyle ortaya çıkan maliyetlerdir.
Anglo-Sakson Sistem: Çok ortaklı mülkiyet yapısının yaygın olduğu, sermaye piyasalarının şeffaf ve gelişmiş olduğu, piyasaların şirketleri kontrol ettiği kurumsal yönetim modelidir.
Kıta Avrupası Sistemi: Hakim ortağın ağırlıklı olduğu, bankaların veya finans dışı kuruluşların ana ortak olduğu ve sermaye piyasalarının göreceli olarak daha az geliştiği sistemdir.
Verimlilik: Bir işletmede kaynakların ne ölçüde etkili kullanıldığını gösteren, işin mümkün olan en iyi ve doğru şekilde zamanında tamamlanmasını hedefleyen ölçüdür.
Ekonomiklik: Toplam satış tutarının üretimin maliyet giderleri tutarına oranlanmasıyla hesaplanan ve bu oranın 1'den büyük olması durumunda işletme başarısını yansıtan ilkedir.
Kurumsal Karne (Balanced Scorecard): İşletme performansını finansal, müşteri, operasyonel süreçler ile öğrenme ve gelişme boyutları olmak üzere dört farklı açıdan değerlendiren ölçüm sistemidir.
Kurumsal Yönetim: Şirket yönetimi, yönetim kurulu, hissedarlar ve diğer menfaat sahipleri arasındaki ilişkiler bütünü.
Vekil Maliyeti (Agency Cost): Yöneticilerin kendi çıkarlarını hissedarların çıkarlarının önüne koymasıyla oluşan maliyet.
Menfaat Sahipleri (Stakeholders): Şirket faaliyetlerinden etkilenen çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, devlet ve toplum gibi tüm gruplar.
Adillik (Fairness): Tüm hissedarlara (azınlık ve yabancı dahil) eşit davranılması ve haklarının korunması.
Şeffaflık (Transparency): Ticari sırlar hariç, bilgilerin doğru, zamanında ve kolay erişilebilir şekilde açıklanması.
Önemli Formüller
Vroom'un Beklenti Teorisi Formülü
$Motivasyon = Beklenti \times Amacın Önemi$
Motivasyon: Bireyin harekete geçme arzusu
Beklenti: Belli bir davranışın amaca ulaştıracağına dair inanç
Amacın Önemi: Bireyin ulaşılacak sonuca verdiği değer
Örnek: Bir çalışanın yüksek prim alma beklentisi (0.9) ile paraya verdiği önem (10) çarpıldığında yüksek bir motivasyon skoru elde edilir.
Ekonomiklik Oranı
$\text{Ekonomiklik} = \frac{\text{Toplam Satış Tutarı}}{\text{Üretimin Maliyet Giderleri Tutarı}}$
Toplam Satış Tutarı: İşletmenin elde ettiği brüt satış geliri
Üretimin Maliyet Giderleri Tutarı: Üretim sürecinde katlanılan toplam maliyet yükü
Örnek: Bir işletmenin toplam satış tutarı 120.000 TL ve üretim maliyet giderleri 100.000 TL ise ekonomiklik oranı 1,2 olur; bu da işletmenin başarılı olduğunu gösterir.
Aktif Devir Hızı (Ciro/Aktif Oranı)
$Ciro / Toplam Aktifler$
Ciro: Yıllık toplam satış geliri
Aktifler: Şirketin sahip olduğu toplam varlıklar
Örnek: Ciro=100M, Aktif=65M ise Oran = 1.54
Sık Yapılan Hatalar
Düşünen örgütleri öğrenen örgütlerden daha ileri bir aşama sanmak (Aslında öğrenen örgütler daha sistematiktir).
Yetki ve güç kavramlarını birbiriyle karıştırmak (Yetki resmi, güç kişiseldir).
Şeffaflık ilkesinin ticari sırları da kapsadığını düşünmek (Ticari sırlar hariç tutulur).
Hesap verebilirlik ile şeffaflığı aynı şey sanmak (Hesap verebilirlik daha çok faaliyet sonrasına ve sorumluluğa odaklanır).
Vekil maliyetinin sadece parasal bir rüşvet olduğunu sanmak (Yöneticinin düşük riskli strateji seçmesi gibi çıkar çatışmaları da birer vekil maliyetidir).
7
İşletme Yönetimi ve Kurumsal Yönetim Esasları
Temel Kavramlar
Kurumsal Yönetim: Şirket yönetimi ile hissedarlar ve menfaat sahipleri arasındaki ilişkileri düzenleyen, adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine dayanan yönetim felsefesidir.
Menfaat Sahipleri (Stakeholders): Şirket faaliyetlerinden doğrudan veya dolaylı etkilenen; ana sahipler, çalışanlar, müşteriler, rakipler, tedarikçiler, toplum ve devleti kapsayan geniş paydaş grubudur.
Adillik (Fairness): Şirket yönetiminin azınlık ve yabancı ortaklar dahil tüm hissedarlara eşit davranmasını ve hak ihlallerinde yeterli tazminat imkanı sağlanmasını ifade eden temel ilkedir.
Hesap Verebilirlik (Accountability): Yönetim kurulu üyelerinin anonim şirket tüzel kişiliğine ve pay sahiplerine karşı olan, sadece faaliyet sonrasını kapsayan hesap verme zorunluluğudur.
Önemli Formüller
Ekonomiklik Oranı: $\text{Ekonomiklik} = \frac{\text{Toplam Satış Tutarı}}{\text{Üretimin Maliyet Giderleri Tutarı}}$
Aktif Devir Hızı (Ciro/Aktif Oranı): $Ciro / Toplam Aktifler$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
İşletme Yönetimi ve Kurumsal Yönetim Esasları • Kurumsal Yönetim Sistemleri, Yönetim Kurulu Yapıları ve Denetim Süreçleri
Temel Kavramlar
Kurumsal Yönetim: Şirket yönetimi ile hissedarlar ve menfaat sahipleri arasındaki ilişkileri düzenleyen, adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine dayanan yönetim felsefesidir.
Menfaat Sahipleri (Stakeholders): Şirket faaliyetlerinden doğrudan veya dolaylı etkilenen; ana sahipler, çalışanlar, müşteriler, rakipler, tedarikçiler, toplum ve devleti kapsayan geniş paydaş grubudur.
Adillik (Fairness): Şirket yönetiminin azınlık ve yabancı ortaklar dahil tüm hissedarlara eşit davranmasını ve hak ihlallerinde yeterli tazminat imkanı sağlanmasını ifade eden temel ilkedir.
Hesap Verebilirlik (Accountability): Yönetim kurulu üyelerinin anonim şirket tüzel kişiliğine ve pay sahiplerine karşı olan, sadece faaliyet sonrasını kapsayan hesap verme zorunluluğudur.
Önemli Formüller
Ekonomiklik Oranı: $\text{Ekonomiklik} = \frac{\text{Toplam Satış Tutarı}}{\text{Üretimin Maliyet Giderleri Tutarı}}$
Aktif Devir Hızı (Ciro/Aktif Oranı): $Ciro / Toplam Aktifler$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Kurumsal Yönetim Sistemleri, Yönetim Kurulu Yapıları ve Denetim Süreçleri • Küresel Kurumsal Yönetim Düzenlemeleri ve Sürdürülebilirlik Raporlaması
Temel Kavramlar
Vekil Maliyeti (Agency Cost): Yöneticilerin hissedarların amaçları yerine kendi bireysel çıkarlarını tatmin etmeye yönelik stratejiler izlemesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kayıpları ve denetim maliyetlerini ifade eder.
Anglo-Sakson Sistemi: Çok ortaklı mülkiyet yapısının, şeffaf sermaye piyasalarının ve kurumsal yatırımcıların (emeklilik fonları vb.) hakim olduğu, piyasaların şirketleri kontrol ettiği yönetim modelidir.
Kıta Avrupası Sistemi: Hakim ortağın ağırlıklı olduğu, bankaların veya finans dışı kuruluşların ana ortak sayıldığı, sermaye piyasalarında şeffaflığın ve satın almaların daha kısıtlı olduğu sistemdir.
Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi: Şirket, hakim ortaklar veya üst yönetim ile çıkar çatışması yaratacak yakın ilişkisi bulunmayan, yanlış kararlara "hayır" diyebilme kapasitesine sahip donanımlı üyedir.
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Küresel Kurumsal Yönetim Düzenlemeleri ve Sürdürülebilirlik Raporlaması
Temel Kavramlar
Sarbanes-Oxley (SOX) Kanunu: ABD'de yolsuzlukları önlemek amacıyla SEC'e kayıtlı tüm şirketleri kapsayan, CEO ve CFO'lara finansal raporların doğruluğu konusunda cezai sorumluluk yükleyen mevzuattır.
Whistleblowing (Muhbirlik): Şirketlerdeki usulsüzlüklerin ihbar edilmesini zorunlu kılan, ihbar edenleri yasal koruma altına alan ve SOX ile yasal statü kazanan bir mekanizmadır.
Public Company Accounting Oversight Board (PCAOB): SOX kapsamında denetim şirketlerini ve muhasebecileri yakın gözetim altında tutmak amacıyla oluşturulan Kamu Gözetimi Muhasebe Kurulu'dur.
Uygula veya Açıkla (Comply or Explain): Avrupa Birliği'nde egemen olan, şirketlerin kurumsal yönetim ilkelerine uymasını veya uymama nedenlerini gerekçeleriyle açıklamasını gerektiren prensiptir.
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Küresel Kurumsal Yönetim Düzenlemeleri ve Sürdürülebilirlik Raporlaması • Sürdürülebilirlik Raporlaması, Entegre Raporlama ve TTK Kurumsal Yönetim Hükümleri
Temel Kavramlar
Sarbanes-Oxley (SOX) Kanunu: ABD'de yolsuzlukları önlemek amacıyla SEC'e kayıtlı tüm şirketleri kapsayan, CEO ve CFO'lara finansal raporların doğruluğu konusunda cezai sorumluluk yükleyen mevzuattır.
Whistleblowing (Muhbirlik): Şirketlerdeki usulsüzlüklerin ihbar edilmesini zorunlu kılan, ihbar edenleri yasal koruma altına alan ve SOX ile yasal statü kazanan bir mekanizmadır.
Public Company Accounting Oversight Board (PCAOB): SOX kapsamında denetim şirketlerini ve muhasebecileri yakın gözetim altında tutmak amacıyla oluşturulan Kamu Gözetimi Muhasebe Kurulu'dur.
Uygula veya Açıkla (Comply or Explain): Avrupa Birliği'nde egemen olan, şirketlerin kurumsal yönetim ilkelerine uymasını veya uymama nedenlerini gerekçeleriyle açıklamasını gerektiren prensiptir.
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Sürdürülebilirlik Raporlaması, Entegre Raporlama ve TTK Kurumsal Yönetim Hükümleri • Anonim Şirketlerde Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Kurumsal Yönetim İlkeleri
Temel Kavramlar
Sürdürülebilir Kalkınma: Brundtland Raporu'na göre gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilen, çevresel ve ekonomik dengeyi gözeten kalkınma modelidir.
GRI (Küresel Raporlama Girişimi): 1997 yılında UNEP ve CERES tarafından kurulan, şirketlerin ekonomik, çevresel ve sosyal performanslarını raporlamaları için dünya çapında en yaygın kullanılan standartları ve rehberleri geliştiren çok paydaşlı girişimdir.
UN Global Compact (Küresel İlkeler Sözleşmesi): İnsan hakları, çalışma koşulları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarında belirlenen 10 temel ilke çerçevesinde şirketlerin ilerlemelerini raporlamalarını teşvik eden küresel bir gönüllü iş birliği platformudur.
UN PRI (Sorumlu Yatırım Prensipleri): 2005 yılında kurumsal yatırımcıların Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kriterlerini yatırım karar süreçlerine dahil etmelerini sağlamak amacıyla oluşturulan ve 70 trilyon dolarlık büyüklüğü temsil eden bir girişimdir.
Anonim Şirketlerde Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Kurumsal Yönetim İlkeleri • Kurumsal Yönetim İlkeleri, Gruplandırma ve İlişkili Taraf İşlemleri
Temel Kavramlar
Azlık Hakları: Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde ise yirmide birini oluşturan pay sahiplerine tanınan; genel kurulu toplantıya çağırma ve gündeme madde ekletme yetkisini içeren haktır.
Finansal Tablo Erteleme Hakkı: Azlık pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurul kararına gerek olmaksızın finansal tabloların müzakeresinin toplantı başkanı tarafından bir ay sonraya bırakılması işlemidir.
Özel Denetim İstemi: Pay sahipliği haklarının kullanımı için gerekliyse, bilgi alma hakkı kullanıldıktan sonra belirli olayların incelenmesi amacıyla genel kuruldan veya mahkemeden talep edilen denetimdir.
Oydan Yoksunluk: Pay sahibinin kendisi, eşi veya yakınlarıyla şirket arasındaki kişisel işlere ilişkin müzakerelerde veya yönetim kurulu üyelerinin ibra kararlarında oy kullanamaması durumudur.
Kurumsal Yönetim İlkeleri, Gruplandırma ve İlişkili Taraf İşlemleri
Temel Kavramlar
Birinci Grup Ortaklıklar: Piyasa değeri ortalaması 12 milyar TL ve fiili dolaşımdaki paylarının piyasa değeri 3 milyar TL üzerinde olan, en sıkı kurumsal yönetim yükümlülüklerine tabi ortaklıklardır.
İkinci Grup Ortaklıklar: Birinci grup dışında kalan, piyasa değeri ortalaması 6 milyar TL ve fiili dolaşım pay değeri 1,5 milyar TL üzerinde olan, sistemik önemi haiz şirketlerdir.
Üçüncü Grup Ortaklıklar: Birinci ve ikinci grup kriterlerini karşılamayan diğer halka açık ortaklıklar olup, bağımsız üye sayısı ve bazı kurumsal yönetim uyumlarında istisnalara sahiptirler.
Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi: Yönetim kurulu toplam üye sayısının en az üçte birini oluşturan, sayıları ikiden az olamayan ve şirketin yönetiminden bağımsız karar verebilen üyelerdir.
Önemli Formüller
Bağımsız Üye Sayısı Hesaplaması: $\text{Bağımsız Üye Sayısı} = \lceil \text{Toplam Üye Sayısı} / 3 \rceil$
İlişkili Taraf İşlem Oranı (Varlık/Hasılat): $\text{Oran} = (\text{İşlem Tutarı} / \text{Varlık Toplamı veya Hasılat}) \times 100$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Kurumsal Yönetim İlkeleri, Gruplandırma ve İlişkili Taraf İşlemleri • Yatırımcı İlişkileri, TRİK ve Derecelendirme Esasları
Temel Kavramlar
Birinci Grup Ortaklıklar: Piyasa değeri ortalaması 12 milyar TL ve fiili dolaşımdaki paylarının piyasa değeri 3 milyar TL üzerinde olan, en sıkı kurumsal yönetim yükümlülüklerine tabi ortaklıklardır.
İkinci Grup Ortaklıklar: Birinci grup dışında kalan, piyasa değeri ortalaması 6 milyar TL ve fiili dolaşım pay değeri 1,5 milyar TL üzerinde olan, sistemik önemi haiz şirketlerdir.
Üçüncü Grup Ortaklıklar: Birinci ve ikinci grup kriterlerini karşılamayan diğer halka açık ortaklıklar olup, bağımsız üye sayısı ve bazı kurumsal yönetim uyumlarında istisnalara sahiptirler.
Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi: Yönetim kurulu toplam üye sayısının en az üçte birini oluşturan, sayıları ikiden az olamayan ve şirketin yönetiminden bağımsız karar verebilen üyelerdir.
Önemli Formüller
Bağımsız Üye Sayısı Hesaplaması: $\text{Bağımsız Üye Sayısı} = \lceil \text{Toplam Üye Sayısı} / 3 \rceil$
İlişkili Taraf İşlem Oranı (Varlık/Hasılat): $\text{Oran} = (\text{İşlem Tutarı} / \text{Varlık Toplamı veya Hasılat}) \times 100$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Yatırımcı İlişkileri, TRİK ve Derecelendirme Esasları • Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi ve Süreçleri
Temel Kavramlar
Yatırımcı İlişkileri Bölümü: Yıldız, Ana ve Alt Pazar'da işlem gören ortaklıkların kurması zorunlu olan, genel müdür veya yardımcısına bağlı çalışan ve yılda en az bir kez yönetim kuruluna rapor sunan birimdir.
Kredi Derecelendirmesi: İşletmelerin risk durumlarının, ödeyebilirliklerinin veya borçluluğu temsil eden araçların yükümlülüklerini vadelerinde karşılayabilirliğinin bağımsız ve tarafsız olarak sınıflandırılmasıdır.
Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi: İşletmelerin SPK tarafından yayımlanan Kurumsal Yönetim İlkelerine uyumlarının, yoğunluklu olarak geçmiş verilere bakılarak bağımsız ve adil bir şekilde ölçülüp sınıflandırılması faaliyetidir.
TRİK (Teminat, Rehin, İpotek ve Kefalet): Halka açık ortaklıkların kendi tüzel kişilikleri, tam konsolidasyon kapsamındaki ortaklıkları ve olağan ticari faaliyetleri dışındaki üçüncü kişiler lehine vermesi yasaklanan güvence işlemleridir.
Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi ve Süreçleri
Temel Kavramlar
Müteselsil Sorumluluk: Derecelendirme faaliyetinin mevzuata aykırı yapılması durumunda; kuruluş, derecelendirme uzmanları ve komite üyelerinin zararlardan birlikte sorumlu olmasıdır.
Saklama Yükümlülüğü: Derecelendirme raporları ve dayanağı olan tüm çalışma belgelerinin, Kurulca istendiğinde ibraz edilmek üzere en az 10 yıl süreyle saklanması zorunluluğudur.
Mali Mesuliyet Sigortası: Derecelendirme sözleşme tutarının en az iki katı tutarında düzenlenen ve yapılmaması durumunda hizmet sözleşmesini tamamen hükümsüz kılan zorunlu sigortadır.
Asgari Unsur Puanlaması: İlkelerde belirtilen asgari şartların yerine getirilmesi halinde, ilgili sorudan veya ilkeden verilebilecek en yüksek puanın %85 ile sınırlandırılması kuralıdır.
Önemli Formüller
Mali Mesuliyet Sigortası Alt Sınırı: $S \ge 2 \times C$
Kurumsal Yönetim Uyum Notu Ağırlıklandırması: $Not = (PS \times 0.25) + (KA \times 0.25) + (MS \times 0.15) + (YK \times 0.35)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi ve Süreçleri • Yönetim Kurulu Yapısı, Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi ve Endeksler
Temel Kavramlar
Müteselsil Sorumluluk: Derecelendirme faaliyetinin mevzuata aykırı yapılması durumunda; kuruluş, derecelendirme uzmanları ve komite üyelerinin zararlardan birlikte sorumlu olmasıdır.
Saklama Yükümlülüğü: Derecelendirme raporları ve dayanağı olan tüm çalışma belgelerinin, Kurulca istendiğinde ibraz edilmek üzere en az 10 yıl süreyle saklanması zorunluluğudur.
Mali Mesuliyet Sigortası: Derecelendirme sözleşme tutarının en az iki katı tutarında düzenlenen ve yapılmaması durumunda hizmet sözleşmesini tamamen hükümsüz kılan zorunlu sigortadır.
Asgari Unsur Puanlaması: İlkelerde belirtilen asgari şartların yerine getirilmesi halinde, ilgili sorudan veya ilkeden verilebilecek en yüksek puanın %85 ile sınırlandırılması kuralıdır.
Önemli Formüller
Mali Mesuliyet Sigortası Alt Sınırı: $S \ge 2 \times C$
Kurumsal Yönetim Uyum Notu Ağırlıklandırması: $Not = (PS \times 0.25) + (KA \times 0.25) + (MS \times 0.15) + (YK \times 0.35)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Yönetim Kurulu Yapısı, Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi ve Endeksler • Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Uygulama Esasları
Temel Kavramlar
Bağımsız Üye: Görevlerini hiçbir etki altında kalmaksızın yapabilen, sayısı toplam üye sayısının 1/3'ünden az ve her durumda 2'den az olamayan kurul üyesidir.
İcracı Olmayan Üye: Yönetim kurulunda çoğunluğu oluşturan, şirkette fiili bir icra görevi bulunmayan ve bağımsızlık kriterlerini taşıma potansiyeli olan üyelerdir.
Denetimden Sorumlu Komite: Üyelerinin tamamı bağımsız yönetim kurulu üyeleri arasından seçilen, şirketin denetim süreçlerini gözetlemekle yükümlü zorunlu bir komitedir.
Kurumsal Yönetim Uyum Notu: Şirketin ilkelere uyumunu gösteren, 1-10 arası değerde, virgülden sonra iki hane olarak tam sayıya yuvarlanmadan verilen derecelendirme puanıdır.
Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Uygulama Esasları • Yönetim Kurulu Yapısı, Bağımsız Üyelik ve Komiteler
Temel Kavramlar
Yatırımcı İlişkileri Bölümü: Pay sahipliği haklarının korunması ve kullanılmasını kolaylaştıran, genel kurulda sorulan kapsamlı soruları 15 gün içinde yazılı yanıtlayan ve özel denetimi kolaylaştıran birimdir.
Kurumsal Yönetim Uyum Derecelendirme Notu: Derecelendirme kuruluşu tarafından verilen ve BİST'te işlem gören şirketler için notun oluştuğu ertesi iş günü saat 09:00'a kadar SPK ve kamuoyuna duyurulması gereken puandır.
Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi: Şirket ve ilişkili taraflarıyla son 5 yılda istihdam veya %5'ten fazla pay sahipliği bağı bulunmayan, görevini hiçbir etki altında kalmadan icra eden üyedir.
İcrada Görevli Olmayan Üye: Şirkette yönetim kurulu üyeliği dışında idari görevi bulunmayan, günlük iş akışına ve olağan faaliyetlere müdahil olmayan, icrai birimlere bağlı çalışmayan kişidir.
Önemli Formüller
Bağımsız Üye Sayısı Alt Sınırı: $Bağımsız Üye Sayısı \ge \text{Toplam Üye Sayısı} / 3$
Önemli İşlem Eşik Oranı: $\text{İşlem Tutarı} / \text{Toplam Varlıklar (veya Hasılat)} > \%10$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Yönetim Kurulu Yapısı, Bağımsız Üyelik ve Komiteler
Temel Kavramlar
İcrada Görevli Olmayan Üye: Şirkette üyelik haricinde idari görevi bulunmayan, kendisine bağlı icrai birim olmayan ve günlük iş akışına müdahil olmayan yönetim kurulu üyesidir.
Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi: Görevlerini hiçbir etki altında kalmaksızın yapabilen, son beş yıl içinde şirketle önemli bir istihdam veya sermaye ilişkisi bulunmayan nitelikli üyedir.
Önemli Niteliğe Sahip Ticari İlişki: Bağımsız üye adayı ile şirket arasındaki ticari ilişkiden elde edilen cironun veya kârın, toplam ciroya/kâra oranının %20 veya üzerinde olması durumudur.
Aday Gösterme Komitesi: Yönetim kurulu ve idari yöneticilik için uygun adayları saptayan, şeffaf bir sistem oluşturan ve bağımsızlık kriterlerini değerlendirerek raporlayan komitedir.
Önemli Formüller
Asgari Bağımsız Üye Sayısı: $\text{Bağımsız Üye Sayısı} \geq \text{Toplam Üye Sayısı} / 3$
Önemli Ticari İlişki Eşiği: $(\text{İlişkili Ciro veya Kâr} / \text{Toplam Ciro veya Kâr}) \geq \%20$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun