Deneyiminizi iyileştirmek, site trafiğini analiz etmek ve reklamları kişiselleştirmek için çerezler kullanıyoruz.
Detaylar için Gizlilik Politikası'nı inceleyebilirsiniz.
Kredi Derecelendirmesi (Credit Rating): Borçlunun finansal yükümlülüklerini zamanında geri ödeme kapasitesi ve istekliliği hakkında, derecelendirme kuruluşları tarafından oluşturulan bağımsız ve kamuya açıklanan nisbi görüşlerdir.
Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi: İşletmelerin SPK tarafından yayımlanan ilkelere uyumunun 1 ile 10 arasında bir notla değerlendirilmesi faaliyetidir; notlar iki haneli küsuratlı olarak tama iblağ edilmeden açıklanır.
Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İşletmenin talebi olmaksızın yapılan, birbirini izleyen 3 hesap dönemi boyunca devam edilmesi zorunlu olan ve en fazla 6 aylık dönemlerle gözden geçirilerek kamuya açıklanan faaliyettir.
Derecelendirme Komitesi: Derecelendirme notunu nihai olarak belirleyen, en az 3 üyeden oluşan ve uzmanlarca toplanan tüm verileri metodolojiye göre değerlendiren yetkili kuruldur.
Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunda metodolojiye ve iç kontrol sistemine uyumu denetleyen, en az 5 yıl deneyimli ve doğrudan yönetim kuruluna raporlama yapan kilit personeldir.
Derecelendirme Uzmanı: Lisans mezunu, ilgili alanlarda en az 3 yıl deneyime sahip ve SPK'dan gerekli lisans belgesini almış, derecelendirme sürecinde teknik çalışmaları yürüten tam zamanlı çalışandır.
Karşı Taraf Riski (Counterparty Risk): Bir kredi sözleşmesinde taraflardan birinin yükümlülüklerini yerine getirmeme riskidir; işletmeler bu riski yönetmek için kredi derecelerini bir veri olarak kullanırlar.
Temsil Maliyetleri (Agency Costs): Taraflar arasındaki asimetrik bilgiden kaynaklanan maliyetlerdir; kredi dereceleri yatırımcılara şeffaf bilgi sağlayarak bu maliyetlerin azalmasına ve piyasa etkinliğine katkı sağlar.
Geri Ödenmeme Riski (Default Risk): Borç ihraççılarının yükümlülüklerini yerine getirememe riskidir ve borçlanma maliyetini (faiz oranını) doğrudan etkileyen en temel risk primlerinden biridir.
Ülke Riski: Bir ülkenin genel ekonomik ve politik durumundan kaynaklanan, hem risksiz faiz oranını hem de borçlanma maliyetini doğrudan etkileyen makroekonomik risk unsurudur.
Nisbi (Relatif) Kredi Riski Ölçüsü: Kredi derecelerinin, borçlunun temerrüt olasılığını kesin bir yüzdeyle ifade etmek yerine, diğer borçlulara göre hangi risk seviyesinde olduğunu gösteren karşılaştırmalı bir ölçü olmasıdır.
Mesleki Sorumluluk Sigortası: Derecelendirme kuruluşlarının faaliyetleri nedeniyle doğabilecek zararları tazmin etmek amacıyla yaptırmakla yükümlü oldukları zorunlu sigorta türüdür.
Kredi Derecelendirmesi (Credit Rating): Borçlunun finansal yükümlülüklerini zamanında ödeme kapasitesi ve istekliliği hakkındaki bağımsız görüştür.
Temsil Maliyetleri (Agency Costs): Bilgi asimetrisinden kaynaklanan maliyetlerdir; kredi dereceleri bilgiyi yayarak bu maliyetleri azaltır.
Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İşletmenin talebi olmadan yapılan, en az 3 yıl sürdürülmesi gereken derecelendirme faaliyetidir.
Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun iç denetimini yapan ve doğrudan yönetim kuruluna raporlayan kişidir.
Ülke Riski: Bir ülkedeki ekonomik ve politik istikrarın borç ödeme kapasitesi üzerindeki etkisidir.
Önemli Formüller
Borç Maliyeti Formülü
$kborc = Rf + Geri Ödenmeme Riski + Vade Riski + Likidite Riski + Ülke Riski$
kborc: Borcun toplam maliyeti (faiz oranı)
Rf: Risksiz faiz oranı
Örnek: Risksiz faiz %10, geri ödenmeme riski %2 ve ülke riski %3 ise borç maliyeti en az %15 olarak hesaplanır.
Örnek: Rf=%14.4 ve toplam risk primleri %5 ise, k_borc = %19.4 olur.
Sık Yapılan Hatalar
Kredi derecelerini bir al-sat tavsiyesi olarak görmek.
Derecelendirme uzmanı ile komite üyesi için gereken deneyim sürelerini (3 yıl vs 5 yıl) karıştırmak.
Talebe bağlı olmayan derecelendirmelerin süresini 3 yıl yerine farklı hatırlamak.
Temel Kavramlar
Kredi Derecelendirmesi (Credit Rating): Borçlunun finansal yükümlülüklerini zamanında geri ödeme kapasitesi ve istekliliği hakkında, derecelendirme kuruluşları tarafından oluşturulan bağımsız ve kamuya açıklanan nisbi görüşlerdir.
Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi: İşletmelerin SPK tarafından yayımlanan ilkelere uyumunun 1 ile 10 arasında bir notla değerlendirilmesi faaliyetidir; notlar iki haneli küsuratlı olarak tama iblağ edilmeden açıklanır.
Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İşletmenin talebi olmaksızın yapılan, birbirini izleyen 3 hesap dönemi boyunca devam edilmesi zorunlu olan ve en fazla 6 aylık dönemlerle gözden geçirilerek kamuya açıklanan faaliyettir.
Derecelendirme Komitesi: Derecelendirme notunu nihai olarak belirleyen, en az 3 üyeden oluşan ve uzmanlarca toplanan tüm verileri metodolojiye göre değerlendiren yetkili kuruldur.
Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunda metodolojiye ve iç kontrol sistemine uyumu denetleyen, en az 5 yıl deneyimli ve doğrudan yönetim kuruluna raporlama yapan kilit personeldir.
Derecelendirme Uzmanı: Lisans mezunu, ilgili alanlarda en az 3 yıl deneyime sahip ve SPK'dan gerekli lisans belgesini almış, derecelendirme sürecinde teknik çalışmaları yürüten tam zamanlı çalışandır.
Karşı Taraf Riski (Counterparty Risk): Bir kredi sözleşmesinde taraflardan birinin yükümlülüklerini yerine getirmeme riskidir; işletmeler bu riski yönetmek için kredi derecelerini bir veri olarak kullanırlar.
Temsil Maliyetleri (Agency Costs): Taraflar arasındaki asimetrik bilgiden kaynaklanan maliyetlerdir; kredi dereceleri yatırımcılara şeffaf bilgi sağlayarak bu maliyetlerin azalmasına ve piyasa etkinliğine katkı sağlar.
Geri Ödenmeme Riski (Default Risk): Borç ihraççılarının yükümlülüklerini yerine getirememe riskidir ve borçlanma maliyetini (faiz oranını) doğrudan etkileyen en temel risk primlerinden biridir.
Ülke Riski: Bir ülkenin genel ekonomik ve politik durumundan kaynaklanan, hem risksiz faiz oranını hem de borçlanma maliyetini doğrudan etkileyen makroekonomik risk unsurudur.
Nisbi (Relatif) Kredi Riski Ölçüsü: Kredi derecelerinin, borçlunun temerrüt olasılığını kesin bir yüzdeyle ifade etmek yerine, diğer borçlulara göre hangi risk seviyesinde olduğunu gösteren karşılaştırmalı bir ölçü olmasıdır.
Mesleki Sorumluluk Sigortası: Derecelendirme kuruluşlarının faaliyetleri nedeniyle doğabilecek zararları tazmin etmek amacıyla yaptırmakla yükümlü oldukları zorunlu sigorta türüdür.
Kredi Derecelendirmesi (Credit Rating): Borçlunun finansal yükümlülüklerini zamanında ödeme kapasitesi ve istekliliği hakkındaki bağımsız görüştür.
Temsil Maliyetleri (Agency Costs): Bilgi asimetrisinden kaynaklanan maliyetlerdir; kredi dereceleri bilgiyi yayarak bu maliyetleri azaltır.
Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İşletmenin talebi olmadan yapılan, en az 3 yıl sürdürülmesi gereken derecelendirme faaliyetidir.
Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun iç denetimini yapan ve doğrudan yönetim kuruluna raporlayan kişidir.
Ülke Riski: Bir ülkedeki ekonomik ve politik istikrarın borç ödeme kapasitesi üzerindeki etkisidir.
Derecelendirme Notunun Güncellenmesi: Derecelendirme kuruluşunun notu açıkladıktan sonra müşteriye ilişkin bilgileri düzenli gözden geçirmesi ve notu etkileyebilecek her türlü gelişmeyi takip ederek notu zamanında revize etmesi zorunluluğudur.
Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun yönetim kurulu tarafından seçilen, denetim sonuçlarını doğrudan yönetim kuruluna raporlayan ve ücreti derecelendirme faaliyetlerinden bağımsız olarak belirlenen denetim yetkilisidir.
Danışmanlık Yasağı: Derecelendirme kuruluşlarının hizmet verdikleri müşterilere aynı dönemde ve izleyen iki yıl boyunca danışmanlık veya çıkar çatışmasına yol açabilecek diğer hizmetleri sunmasını engelleyen kısıtlamadır.
Bağımsızlığın Kaybı (Gelir Oranı): Bir müşteri veya grubundan elde edilen yıllık gelirin, kuruluşun toplam yıllık gelirinin %20'sini üç yıl üst üste aşması durumunda derecelendirme kuruluşunun bağımsızlığını yitirmiş sayılması halidir.
Sır Saklama Yükümlülüğü: Kuruluş ortakları ve çalışanlarının faaliyetler sırasında öğrendikleri gizli bilgileri koruma borcudur; bu yükümlülük ilgili kişilerin görevlerinden ayrılmalarından sonra da devam etmektedir.
Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İlgili işletmenin veya ihraççının herhangi bir talebi olmaksızın gerçekleştirilen derecelendirme faaliyetidir ve bu durumun kamuya yapılan açıklamalarda açıkça belirtilmesi zorunludur.
Kredi Notlaması (Scoring): Müşterilerin gözlemlenen özelliklerini kullanarak geri ödememe riskini matematiksel modellerle ölçen ve borçluları farklı risk sınıflarına yerleştiren istatistiksel öngörü uygulamasıdır.
Kredi Derecelendirmesi (Rating): Bir borçlunun veya sermaye piyasası aracı ihraççısının borcunu geri ödeme isteği ve kapasitesi hakkında, istatistiksel modellerin ötesinde verilen bağımsız ve profesyonel bir görüştür.
Beklenen Kayıp (Expected Loss): Temerrüt olasılığı, temerrüt anındaki risk bakiyesi ve temerrüt halinde oluşacak zarar oranının çarpımıyla hesaplanan, kredi riskinin temel maliyetini gösteren parametredir.
Junk Bond (Yatırım Eşiği Altı Tahvil): Yatırım değeri olmayan, spekülatif nitelikli, yüksek risk taşıyan ancak buna karşılık yatırımcısına piyasa ortalamasının üzerinde yüksek getiri vaat eden borçlanma araçlarıdır.
Kredi Kıtlığı (Credit Crunch): Finansal kurumların risk algısındaki artış nedeniyle yeni kredi açmakta aşırı çekingen davranması sonucu piyasadaki fon akışının durması ve ekonomik daralmaya yol açması durumudur.
Temerrüt Olasılığı (PD): Kredi notlaması modellerinin en önemli çıktısı olan ve borçlunun belirli bir zaman dilimi içerisinde yükümlülüklerini yerine getirememe ihtimalini ifade eden istatistiksel değerdir.
Reklam Yasağı: Derecelendirme kuruluşlarının iş elde etmek amacıyla dolaylı veya dolaysız reklam yapmalarını ve iş önermelerini yasaklayan, ancak bilimsel yayın ve seminer gibi faaliyetlere izin veren kuraldır.
PD (Probability of Default): Borçlunun belirli bir süre içinde borcunu ödeyememe (temerrüt) olasılığı.
LGD (Loss Given Default): Temerrüt gerçekleştiğinde, toplam riskin tahsil edilemeyen kısmını ifade eden zarar oranı.
EAD (Exposure at Default): Temerrüt anında borçlunun üzerinde bulunan toplam risk bakiyesi.
Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun iç denetim ve uyum süreçlerini yürüten, doğrudan yönetim kuruluna raporlayan kişi.
Junk Bond: Yatırım yapılabilir seviyenin altında olan, yüksek riskli ve yüksek getirili spekülatif tahviller.
Önemli Formüller
Borç Maliyeti Formülü
$kborc = Rf + Geri Ödenmeme Riski + Vade Riski + Likidite Riski + Ülke Riski$
kborc: Borcun toplam maliyeti (faiz oranı)
Rf: Risksiz faiz oranı
Örnek: Risksiz faiz %10, geri ödenmeme riski %2 ve ülke riski %3 ise borç maliyeti en az %15 olarak hesaplanır.
Örnek: Rf=%14.4 ve toplam risk primleri %5 ise, k_borc = %19.4 olur.
Beklenen Kayıp (BK)
$BK = PD \times LGD \times EAD$
PD: Probability of Default (Temerrüt Olasılığı)
LGD: Loss Given Default (Temerrüt Halinde Zarar)
EAD: Exposure at Default (Temerrüt Anında Risk Bakiyesi)
Örnek: Temerrüt olasılığı %2, temerrüt halinde zarar oranı %50 ve risk bakiyesi 100.000 TL olan bir kredi için; $BK = 0,02 \times 0,50 \times 100.000 = 1.000$ TL olarak hesaplanır.
Beklenen Kayıp (Expected Loss)
$BK = PD \times LGD \times EAD$
BK: Beklenen Kayıp tutarı
PD: Temerrüt Olasılığı
LGD: Temerrüt Halinde Zarar Oranı
EAD: Temerrüt Anındaki Risk Bakiyesi
Örnek: PD=0,02, LGD=0,50, EAD=1.000.000 ise BK = 0,02 * 0,50 * 1.000.000 = 10.000 TL
Sık Yapılan Hatalar
Kredi derecelerini bir al-sat tavsiyesi olarak görmek.
Derecelendirme uzmanı ile komite üyesi için gereken deneyim sürelerini (3 yıl vs 5 yıl) karıştırmak.
Talebe bağlı olmayan derecelendirmelerin süresini 3 yıl yerine farklı hatırlamak.
Yatırım fonu katılma belgelerinin alım satım yasağı kapsamında olduğunu düşünmek (Bunlar istisnadır).
Riski sıfıra indirmenin bankacılığın amacı olduğunu sanmak (Amaç riski yönetmek ve doğru fiyatlamaktır).
Kontrolörün genel müdüre rapor verdiğini sanmak (Doğrudan Yönetim Kurulu'na rapor verir).
Temel Kavramlar
Derecelendirme Notunun Güncellenmesi: Derecelendirme kuruluşunun notu açıkladıktan sonra müşteriye ilişkin bilgileri düzenli gözden geçirmesi ve notu etkileyebilecek her türlü gelişmeyi takip ederek notu zamanında revize etmesi zorunluluğudur.
Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun yönetim kurulu tarafından seçilen, denetim sonuçlarını doğrudan yönetim kuruluna raporlayan ve ücreti derecelendirme faaliyetlerinden bağımsız olarak belirlenen denetim yetkilisidir.
Danışmanlık Yasağı: Derecelendirme kuruluşlarının hizmet verdikleri müşterilere aynı dönemde ve izleyen iki yıl boyunca danışmanlık veya çıkar çatışmasına yol açabilecek diğer hizmetleri sunmasını engelleyen kısıtlamadır.
Bağımsızlığın Kaybı (Gelir Oranı): Bir müşteri veya grubundan elde edilen yıllık gelirin, kuruluşun toplam yıllık gelirinin %20'sini üç yıl üst üste aşması durumunda derecelendirme kuruluşunun bağımsızlığını yitirmiş sayılması halidir.
Sır Saklama Yükümlülüğü: Kuruluş ortakları ve çalışanlarının faaliyetler sırasında öğrendikleri gizli bilgileri koruma borcudur; bu yükümlülük ilgili kişilerin görevlerinden ayrılmalarından sonra da devam etmektedir.
Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İlgili işletmenin veya ihraççının herhangi bir talebi olmaksızın gerçekleştirilen derecelendirme faaliyetidir ve bu durumun kamuya yapılan açıklamalarda açıkça belirtilmesi zorunludur.
Kredi Notlaması (Scoring): Müşterilerin gözlemlenen özelliklerini kullanarak geri ödememe riskini matematiksel modellerle ölçen ve borçluları farklı risk sınıflarına yerleştiren istatistiksel öngörü uygulamasıdır.
Kredi Derecelendirmesi (Rating): Bir borçlunun veya sermaye piyasası aracı ihraççısının borcunu geri ödeme isteği ve kapasitesi hakkında, istatistiksel modellerin ötesinde verilen bağımsız ve profesyonel bir görüştür.
Beklenen Kayıp (Expected Loss): Temerrüt olasılığı, temerrüt anındaki risk bakiyesi ve temerrüt halinde oluşacak zarar oranının çarpımıyla hesaplanan, kredi riskinin temel maliyetini gösteren parametredir.
Junk Bond (Yatırım Eşiği Altı Tahvil): Yatırım değeri olmayan, spekülatif nitelikli, yüksek risk taşıyan ancak buna karşılık yatırımcısına piyasa ortalamasının üzerinde yüksek getiri vaat eden borçlanma araçlarıdır.
Kredi Kıtlığı (Credit Crunch): Finansal kurumların risk algısındaki artış nedeniyle yeni kredi açmakta aşırı çekingen davranması sonucu piyasadaki fon akışının durması ve ekonomik daralmaya yol açması durumudur.
Temerrüt Olasılığı (PD): Kredi notlaması modellerinin en önemli çıktısı olan ve borçlunun belirli bir zaman dilimi içerisinde yükümlülüklerini yerine getirememe ihtimalini ifade eden istatistiksel değerdir.
Reklam Yasağı: Derecelendirme kuruluşlarının iş elde etmek amacıyla dolaylı veya dolaysız reklam yapmalarını ve iş önermelerini yasaklayan, ancak bilimsel yayın ve seminer gibi faaliyetlere izin veren kuraldır.
PD (Probability of Default): Borçlunun belirli bir süre içinde borcunu ödeyememe (temerrüt) olasılığı.
LGD (Loss Given Default): Temerrüt gerçekleştiğinde, toplam riskin tahsil edilemeyen kısmını ifade eden zarar oranı.
EAD (Exposure at Default): Temerrüt anında borçlunun üzerinde bulunan toplam risk bakiyesi.
Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun iç denetim ve uyum süreçlerini yürüten, doğrudan yönetim kuruluna raporlayan kişi.
Junk Bond: Yatırım yapılabilir seviyenin altında olan, yüksek riskli ve yüksek getirili spekülatif tahviller.
Önemli Formüller
Beklenen Kayıp (BK)
$BK = PD \times LGD \times EAD$
PD: Probability of Default (Temerrüt Olasılığı)
LGD: Loss Given Default (Temerrüt Halinde Zarar)
EAD: Exposure at Default (Temerrüt Anında Risk Bakiyesi)
Örnek: Temerrüt olasılığı %2, temerrüt halinde zarar oranı %50 ve risk bakiyesi 100.000 TL olan bir kredi için; $BK = 0,02 \times 0,50 \times 100.000 = 1.000$ TL olarak hesaplanır.
Beklenen Kayıp (Expected Loss)
$BK = PD \times LGD \times EAD$
BK: Beklenen Kayıp tutarı
PD: Temerrüt Olasılığı
LGD: Temerrüt Halinde Zarar Oranı
EAD: Temerrüt Anındaki Risk Bakiyesi
Örnek: PD=0,02, LGD=0,50, EAD=1.000.000 ise BK = 0,02 * 0,50 * 1.000.000 = 10.000 TL
Sık Yapılan Hatalar
Yatırım fonu katılma belgelerinin alım satım yasağı kapsamında olduğunu düşünmek (Bunlar istisnadır).
Riski sıfıra indirmenin bankacılığın amacı olduğunu sanmak (Amaç riski yönetmek ve doğru fiyatlamaktır).
Kontrolörün genel müdüre rapor verdiğini sanmak (Doğrudan Yönetim Kurulu'na rapor verir).
Temel Kavramlar
Kredi Notlaması (Scoring): Müşterilerin gözlemlenen özelliklerini kullanarak geri ödememe riskini (PD) hesaplayan ve borçluları risk sınıflarına ayıran matematiksel modellerdir.
Kredi Derecelendirmesi (Rating): Bir borçlunun ödeme kapasitesi hakkında bağımsız kuruluşlarca verilen, sembollerle (A, B, C) ifade edilen ve istatistiksel bir olasılığa dayanmayan görüştür.
Beklenen Kayıp (Expected Loss - BK): Temerrüt olasılığı, temerrüt anındaki risk bakiyesi ve temerrüt halinde zarar parametrelerinin çarpımıyla hesaplanan, sermaye yeterliliğinin temel girdisidir.
Temerrüt Olasılığı (PD): Kredi notlaması modellerinin en önemli çıktısı olup, borçlunun kredisini belirli bir süre içinde geri ödememe ihtimalini matematiksel olarak ifade eder.
Kurumsal İşletme: Satış hacmi genellikle 50 milyon TL (veya ABD'de 100 milyon dolar) üzerinde olan, denetlenmiş finansal tablolarıyla yüksek bilgi üreten büyük ölçekli firmalardır.
Ticari İşletme: Satış hacmi 5 ile 50 milyon TL/dolar arasında olan, kurumsal segmentin altında yer alan ve orta ölçekli kredi kullanan işletme sınıfıdır.
Küçük İşletme (SME): Satış hacmi 3-5 milyon TL arasında olan, finansal tabloları yetersiz olduğu için notlamada daha çok sahiplerinin ödeme davranışlarına bakılan firmalardır.
Kredi Tayınlaması (Credit Rationing): Perakende kredilerde riskin fiyatla değil, müşterinin notuna göre tahsis edilen kredi miktarının (limitinin) farklılaştırılması yoluyla kontrol edilmesidir.
Validasyon: İçsel kredi notlama modellerinin müşterinin kredi değerliliğini açıklamakta yeterli olup olmadığının dış örneklemlerle (hold-out) test edilmesi sürecidir.
Backtesting: Modelin açıklama gücünün, çalışma döneminden farklı firma örneklemleri veya farklı zaman dilimleri üzerinde sınanması aşamasıdır.
Benchmarking: Oluşturulan model sonuçlarının piyasa bilgileri veya diğer derecelendirme kuruluşlarının notlarıyla karşılaştırılarak farkların analiz edilmesidir.
Kalibrasyon: Modelin tahmin ettiği temerrüt olasılıklarının (PD), gerçekte gözlemlenen gerçekleşen temerrüt oranlarından ne ölçüde saptığını ölçen süreçtir.
Stres Testi: Olumsuz ekonomik koşulların simülasyonu ile kredi notlarındaki olası değişimlerin ve oluşacak zararların senaryo bazlı ölçülmesidir.
Kolmogorov-Smirnov (K-S) Testi: Batan ve batmayan grupların kümülatif olasılık dağılımları arasındaki farkı ölçerek modelin ayrıştırma gücünü belirleyen istatistiksel testtir.
Beklenen Kayıp (Expected Loss): Kredi riskinden kaynaklanan olası zararı ifade eden PD x LGD x EAD formülü.
PD (Probability of Default): Borçlunun belirli bir süre içinde borcunu ödeyememe (temerrüt) olasılığı.
Altman Z-skoru sonucunu doğrudan bir olasılık (PD) sanmak; Z bir olasılık değil, bir risk göstergesidir.
Perakende kredilerde riskli müşteriye daha yüksek faiz uygulandığını düşünmek; perakende kredilerde risk genellikle miktar (tayınlama) ile kontrol edilir.
Temel Kavramlar
Kredi Notlaması (Scoring): Müşterilerin gözlemlenen özelliklerini kullanarak geri ödememe riskini (PD) hesaplayan ve borçluları risk sınıflarına ayıran matematiksel modellerdir.
Kredi Derecelendirmesi (Rating): Bir borçlunun ödeme kapasitesi hakkında bağımsız kuruluşlarca verilen, sembollerle (A, B, C) ifade edilen ve istatistiksel bir olasılığa dayanmayan görüştür.
Beklenen Kayıp (Expected Loss - BK): Temerrüt olasılığı, temerrüt anındaki risk bakiyesi ve temerrüt halinde zarar parametrelerinin çarpımıyla hesaplanan, sermaye yeterliliğinin temel girdisidir.
Temerrüt Olasılığı (PD): Kredi notlaması modellerinin en önemli çıktısı olup, borçlunun kredisini belirli bir süre içinde geri ödememe ihtimalini matematiksel olarak ifade eder.
Kurumsal İşletme: Satış hacmi genellikle 50 milyon TL (veya ABD'de 100 milyon dolar) üzerinde olan, denetlenmiş finansal tablolarıyla yüksek bilgi üreten büyük ölçekli firmalardır.
Ticari İşletme: Satış hacmi 5 ile 50 milyon TL/dolar arasında olan, kurumsal segmentin altında yer alan ve orta ölçekli kredi kullanan işletme sınıfıdır.
Küçük İşletme (SME): Satış hacmi 3-5 milyon TL arasında olan, finansal tabloları yetersiz olduğu için notlamada daha çok sahiplerinin ödeme davranışlarına bakılan firmalardır.
Kredi Tayınlaması (Credit Rationing): Perakende kredilerde riskin fiyatla değil, müşterinin notuna göre tahsis edilen kredi miktarının (limitinin) farklılaştırılması yoluyla kontrol edilmesidir.
Validasyon: İçsel kredi notlama modellerinin müşterinin kredi değerliliğini açıklamakta yeterli olup olmadığının dış örneklemlerle (hold-out) test edilmesi sürecidir.
Backtesting: Modelin açıklama gücünün, çalışma döneminden farklı firma örneklemleri veya farklı zaman dilimleri üzerinde sınanması aşamasıdır.
Benchmarking: Oluşturulan model sonuçlarının piyasa bilgileri veya diğer derecelendirme kuruluşlarının notlarıyla karşılaştırılarak farkların analiz edilmesidir.
Kalibrasyon: Modelin tahmin ettiği temerrüt olasılıklarının (PD), gerçekte gözlemlenen gerçekleşen temerrüt oranlarından ne ölçüde saptığını ölçen süreçtir.
Stres Testi: Olumsuz ekonomik koşulların simülasyonu ile kredi notlarındaki olası değişimlerin ve oluşacak zararların senaryo bazlı ölçülmesidir.
Kolmogorov-Smirnov (K-S) Testi: Batan ve batmayan grupların kümülatif olasılık dağılımları arasındaki farkı ölçerek modelin ayrıştırma gücünü belirleyen istatistiksel testtir.
Beklenen Kayıp (Expected Loss): Kredi riskinden kaynaklanan olası zararı ifade eden PD x LGD x EAD formülü.
PD (Probability of Default): Borçlunun belirli bir süre içinde borcunu ödeyememe (temerrüt) olasılığı.
Kredi Derecelendirmesi (Rating): Bağımsız kuruluşlarca borçlunun ödeme kapasitesi hakkında verilen sembolik görüş.
Altman Z-Skor: Şirketlerin iflas riskini ölçmek için kullanılan 5 değişkenli diskriminant modeli.
Validasyon: Bir derecelendirme modelinin kredi verilmeden önce batan ve batmayan müşterileri ayrıştırma gücü ile ölçülen PD'lerin gerçek PD'lere yakınlığını (kalibrasyon) sınayan kantitatif değerlendirme sürecidir.
Stres Testi: Olumsuz ekonomik koşulların simülasyonu yoluyla kredi notlarındaki olası değişimlerin ve bu değişimler neticesinde oluşacak olası zararların ölçülmesine yönelik senaryo bazlı çalışmalardır.
Kolmogorov-Smirnov (K-S) Testi: Batan ve batmayan kredi gruplarına ait notların kümülatif nisbi frekans dağılımları arasındaki farkı ölçen, fark ne kadar yüksekse modelin ayrıştırma gücünün o kadar iyi olduğunu gösteren testtir.
Gini Katsayısı: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alanın, doğrunun altındaki toplam alana bölünmesiyle hesaplanan, 1'e yaklaştıkça mükemmel ayrıştırmayı, 0'da ise başarısızlığı ifade eden istatistiksel ölçüttür.
I. Tip Hata: Kredi değerliliği aslında yüksek olan (batmayacak) müşterilerin, model tarafından yanlışlıkla yüksek batma olasılığı grubunda gösterilmesi durumudur.
II. Tip Hata: Kredi değerliliği düşük olan (batacak) müşterilerin, model tarafından hatalı bir şekilde düşük batma olasılığı grubunda sınıflandırılmasıdır.
AUC (Area Under Curve): ROC eğrisinin altında kalan alan olup, 0.5 değeri modelin yazı-tura kadar etkisiz olduğunu, 1 değeri ise batan ve batmayanları %100 doğru ayrıştırdığını gösterir.
Jenerik Modeller: Altman Z-skor gibi finansal kuruluşa özel olmayan genel yöntemlerdir; veri eksikliği durumunda sadece perakende kredilerde geçici olarak kullanılması önerilir.
Uzman Modeller: İstatistiksel veri yetersizliği durumunda bankanın kendi stratejileri ve ülke kısıtlarına göre geliştirilen, valide edildiklerinde Basel koşullarını karşılayabilen nitelikteki modellerdir.
Davranış Not Çizelgesi: Bankayla hali hazırda çalışan müşterilerin ödeme alışkanlıklarına dair iç verilerle oluşturulan ve ayrıştırma gücü yeni başvuru çizelgelerine göre çok daha yüksek olan modellerdir.
Cari Oran: Dönen varlıkların kısa vadeli borçlara bölünmesiyle hesaplanan, 1'in altında olması durumunda firmanın kısa vadeli borç ödeme sorunu yaşayabileceğine işaret eden likidite göstergesidir.
Asit Test Oranı: Dönen varlıklardan stokların çıkarılarak kısa vadeli borçlara oranlanmasıyla bulunan, stokların paraya dönüşme riskini dışlayan daha tutucu bir likidite ölçümüdür.
Finansal Kaldıraç: Borç maliyetinin aktif kârlılığının altında kalması durumunda özsermaye kârlılığını artıran ancak borç miktarı arttıkça firmanın iflas riskini de yükselten finansal mekanizmadır.
Devir Hızı Oranları: Firmanın aktiflerini (stok, alacak vb.) ne kadar etkin kullandığını ve bu varlıkların ne kadar sürede satış yoluyla nakde dönüştüğünü ölçen faaliyet oranlarıdır.
Ayrıştırma Gücü: Modelin batan ve batmayan müşterileri birbirinden ayırabilme yeteneği.
Kalibrasyon: Tahmin edilen temerrüt olasılıklarının (PD) gerçekte gözlenenlerle uyumu.
K-S Testi: İki grubun kümülatif frekans dağılımları arasındaki maksimum farkı ölçen test.
Gini Katsayısı: Lorenz eğrisi kullanılarak hesaplanan, 0 ile 1 arası değer alan ayrıştırma ölçütü.
ROC ve AUC: Hata türleri üzerinden model performansını ölçen eğri ve altındaki alan.
Cari Oran: Dönen varlıkların kısa vadeli borçları karşılama oranı ($Dönen Varlık / KVB$).
Finansal Kaldıraç: Borç kullanımının özsermaye kârlılığı üzerindeki artırıcı etkisi.
Önemli Formüller
Beklenen Kayıp Denklemi
$BK = PD \times LGD \times EAD$
BK: Beklenen Kayıp
PD: Temerrüt Olasılığı
LGD: Temerrüt Halinde Zarar
EAD: Temerrüt Anında Risk Bakiyesi
Örnek: PD=0.05, LGD=0.40 ve EAD=100.000 TL ise BK = 0.05 * 0.40 * 100.000 = 2.000 TL.
Lineer Olasılık Modeli
$PD_i = \sum \beta_j X_{ij} + \epsilon_i$
PD: Temerrüt Olasılığı
beta_j: Değişkenin önem katsayısı
X_ij: Borçlunun gözlemlenen özellikleri (oranlar)
epsilon: Hata terimi
Örnek: PD = 0.5*(FB/TA) - 0.4*(FKM) denkleminde FB/TA=0.2 ve FKM=0.03 ise PD = 0.088 olur.
Logit Model Düzeltmesi
$PD_i = 1 / (1 + e^{-PD})$
PD: Regresyondan elde edilen olasılık değeri
e: Logaritmik sabit
Örnek: Lineer modelden gelen PD değeri bu formüle yerleştirilerek sonucun 0-1 aralığında kalması sağlanır.
Altman Z-Skoru Modeli
$Z = 1.2X_1 + 1.4X_2 + 3.3X_3 + 0.6X_4 + 1.0X_5$
X1: İşletme Sermayesi / Toplam Varlıklar
X2: Dağıtılmayan Kârlar / Toplam Varlıklar
X3: Faiz ve Vergi Öncesi Kâr / Toplam Varlıklar
X4: Özsermaye Pazar Değeri / Uzun Vadeli Borç Defter Değeri
X5: Satışlar / Toplam Varlıklar
Örnek: X1=0.3, X2=0.1, X3=0.01, X4=0.15, X5=2.5 ise Z = 3.123 (Düşük riskli bölge).
Beklenen Kayıp Formülü
$BK = PD \times LGD \times EAD$
BK: Beklenen Kayıp
PD: Temerrüt Olasılığı
LGD: Temerrüt Halinde Zarar
EAD: Temerrüt Anında Risk Bakiyesi
Örnek: PD=%1, LGD=%50, EAD=100.000 TL ise BK = 0,01 * 0,50 * 100.000 = 500 TL
Altman Z-Skor Formülü
$Z = 1,2X_1 + 1,4X_2 + 3,3X_3 + 0,6X_4 + 1,0X_5$
X1: İşletme Sermayesi / Toplam Varlıklar
X2: Dağıtılmayan Kârlar / Toplam Varlıklar
X3: FVÖK / Toplam Varlıklar
X4: Özsermaye Pazar Değeri / Borç Defter Değeri
X5: Satışlar / Toplam Varlıklar
Gini Katsayısı (Alan Bazlı)
$Gini = A / (A + B) = 2A$
A: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alan
B: Lorenz eğrisi altında kalan alan
Örnek: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alan (A) 0.35 ise, Gini katsayısı 2 * 0.35 = 0.70 olur.
Altman Z-skoru sonucunu doğrudan bir olasılık (PD) sanmak; Z bir olasılık değil, bir risk göstergesidir.
Perakende kredilerde riskli müşteriye daha yüksek faiz uygulandığını düşünmek; perakende kredilerde risk genellikle miktar (tayınlama) ile kontrol edilir.
Hata: I. Tip ve II. Tip hataların karıştırılması. Doğrusu: I. Tip hata iyi müşteriyi batacak sanmak, II. Tip hata batacak müşteriyi iyi sanmaktır.
Hata: Verilerin Excel veya Word formatında olmasının istatistiksel model için yeterli sanılması. Doğrusu: Veriler mutlaka veri tabanı sisteminde okunabilir formatta olmalıdır.
Hata: Jenerik modellerin her ülkede aynı başarıyı göstereceğinin düşünülmesi. Doğrusu: Ülke koşulları farklı olduğundan jenerik modeller yerel verilerle güncellenmelidir.
Hata: Cari oranın yüksek olmasının her zaman mutlak iyilik hali sanılması. Doğrusu: Cari oran 1'in üzerinde olmalı ve artış trendi göstermelidir; ancak aşırı yüksek oran atıl varlık anlamına da gelebilir.
Hata: AUC değeri 0.5 olan bir modelin kullanışlı olduğunun sanılması. Doğrusu: 0.5 değeri yazı-tura olasılığı ile aynıdır ve bu modelin hiçbir ayrıştırma gücü yoktur.
Gini katsayısını sadece formül olarak ezberlemek (Lorenz eğrisiyle ilişkisini kuramamak).
Asit test oranında stoklar yerine alacakları düşmek.
Finansal kaldıraç etkisinin her zaman olumlu olduğunu sanmak (borç maliyeti aktif kârlılığından düşük olmalıdır).
Temel Kavramlar
Validasyon: Bir derecelendirme modelinin kredi verilmeden önce batan ve batmayan müşterileri ayrıştırma gücü ile ölçülen PD'lerin gerçek PD'lere yakınlığını (kalibrasyon) sınayan kantitatif değerlendirme sürecidir.
Stres Testi: Olumsuz ekonomik koşulların simülasyonu yoluyla kredi notlarındaki olası değişimlerin ve bu değişimler neticesinde oluşacak olası zararların ölçülmesine yönelik senaryo bazlı çalışmalardır.
Kolmogorov-Smirnov (K-S) Testi: Batan ve batmayan kredi gruplarına ait notların kümülatif nisbi frekans dağılımları arasındaki farkı ölçen, fark ne kadar yüksekse modelin ayrıştırma gücünün o kadar iyi olduğunu gösteren testtir.
Gini Katsayısı: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alanın, doğrunun altındaki toplam alana bölünmesiyle hesaplanan, 1'e yaklaştıkça mükemmel ayrıştırmayı, 0'da ise başarısızlığı ifade eden istatistiksel ölçüttür.
I. Tip Hata: Kredi değerliliği aslında yüksek olan (batmayacak) müşterilerin, model tarafından yanlışlıkla yüksek batma olasılığı grubunda gösterilmesi durumudur.
II. Tip Hata: Kredi değerliliği düşük olan (batacak) müşterilerin, model tarafından hatalı bir şekilde düşük batma olasılığı grubunda sınıflandırılmasıdır.
AUC (Area Under Curve): ROC eğrisinin altında kalan alan olup, 0.5 değeri modelin yazı-tura kadar etkisiz olduğunu, 1 değeri ise batan ve batmayanları %100 doğru ayrıştırdığını gösterir.
Jenerik Modeller: Altman Z-skor gibi finansal kuruluşa özel olmayan genel yöntemlerdir; veri eksikliği durumunda sadece perakende kredilerde geçici olarak kullanılması önerilir.
Uzman Modeller: İstatistiksel veri yetersizliği durumunda bankanın kendi stratejileri ve ülke kısıtlarına göre geliştirilen, valide edildiklerinde Basel koşullarını karşılayabilen nitelikteki modellerdir.
Davranış Not Çizelgesi: Bankayla hali hazırda çalışan müşterilerin ödeme alışkanlıklarına dair iç verilerle oluşturulan ve ayrıştırma gücü yeni başvuru çizelgelerine göre çok daha yüksek olan modellerdir.
Cari Oran: Dönen varlıkların kısa vadeli borçlara bölünmesiyle hesaplanan, 1'in altında olması durumunda firmanın kısa vadeli borç ödeme sorunu yaşayabileceğine işaret eden likidite göstergesidir.
Asit Test Oranı: Dönen varlıklardan stokların çıkarılarak kısa vadeli borçlara oranlanmasıyla bulunan, stokların paraya dönüşme riskini dışlayan daha tutucu bir likidite ölçümüdür.
Finansal Kaldıraç: Borç maliyetinin aktif kârlılığının altında kalması durumunda özsermaye kârlılığını artıran ancak borç miktarı arttıkça firmanın iflas riskini de yükselten finansal mekanizmadır.
Devir Hızı Oranları: Firmanın aktiflerini (stok, alacak vb.) ne kadar etkin kullandığını ve bu varlıkların ne kadar sürede satış yoluyla nakde dönüştüğünü ölçen faaliyet oranlarıdır.
Ayrıştırma Gücü: Modelin batan ve batmayan müşterileri birbirinden ayırabilme yeteneği.
Kalibrasyon: Tahmin edilen temerrüt olasılıklarının (PD) gerçekte gözlenenlerle uyumu.
K-S Testi: İki grubun kümülatif frekans dağılımları arasındaki maksimum farkı ölçen test.
Gini Katsayısı: Lorenz eğrisi kullanılarak hesaplanan, 0 ile 1 arası değer alan ayrıştırma ölçütü.
ROC ve AUC: Hata türleri üzerinden model performansını ölçen eğri ve altındaki alan.
Cari Oran: Dönen varlıkların kısa vadeli borçları karşılama oranı ($Dönen Varlık / KVB$).
Finansal Kaldıraç: Borç kullanımının özsermaye kârlılığı üzerindeki artırıcı etkisi.
Kısa Vadeli Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borç yükümlülükleri içinde kısa vadede ödenmesi gereken kısmın payını gösterir; bu oranın artması firmanın likidite riskini ve ödeme baskısını artırdığı için olumsuz bir gelişmedir.
Finansal Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borçlar içinde en yüksek maliyetli olan banka kredisi gibi kalemlerin payını ölçer; bu oranın yüksek olması firmanın finansman maliyeti yükünün ve riskinin diğer firmalara göre daha fazla olduğunu gösterir.
Alacak Devir Hızı: Net satışların ticari alacaklara bölünmesiyle bulunan ve alacakların bir yıl içinde kaç kez tahsil edildiğini ölçen, artışı firmanın tahsilat etkinliğinin iyileştiğini gösteren bir faaliyet oranıdır.
Stok Devir Hızı: Satılan malın maliyetinin stoklara bölünmesiyle hesaplanan, stokların yıl içinde kaç kez paraya dönüştüğünü gösteren ve artışı stok yönetim başarısı olarak kabul edilen bir etkinlik göstergesidir.
Ticari Borç Devir Hızı: Satılan malın maliyetinin ticari borçlara bölünmesiyle bulunan, firmanın tedarikçilerine olan borcunu yılda kaç kez ödediğini gösteren ve yavaşlaması maliyetsiz kaynak kullanımı açısından olumlu sayılan bir orandır.
Sabit Varlık Devir Hızı: Net satışların net sabit varlıklara oranıdır; yapılan duran varlık yatırımlarının satış yaratma kapasitesini ölçer, oranın çok düşük olması kapasite kullanım yetersizliğine, çok yüksek olması ise varlık yetersizliğine işaret edebilir.
Brüt Kâr Marjı: Brüt kârın net satışlara bölünmesiyle elde edilen, satış fiyatlarının maliyetlerden daha hızlı artıp artmadığını veya üretim maliyetlerinin satışlar içindeki payının değişimini gösteren kârlılık göstergesidir.
Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FVÖK) Marjı: FVÖK rakamının satışlara bölünmesiyle hesaplanan ve firmanın ana faaliyetlerinden elde ettiği kârın satışlar içindeki payını gösteren, aktif kârlılığı ölçümünde temel alınan bir marjdır.
Aktif Kârlılığı (ROA): FVÖK'ün toplam aktiflere bölünmesiyle hesaplanan, firmanın hem borç hem özsermaye ile finanse edilen tüm yatırımlarının ne kadar verimli kâr ürettiğini gösteren Du Pont analizinin temel bileşenidir.
Özsermaye Kârlılığı (ROE): Net kârın özsermayeye bölünmesiyle bulunan, firmanın borç maliyeti aktif kârlılığının altındaysa kaldıraç etkisiyle aktif kârlılığından daha yüksek çıkması beklenen ortaklık getirisi göstergesidir.
Reel Satış Artışı: Nominal satış artışının enflasyon etkisinden arındırılmasıyla hesaplanan ve firmanın piyasadaki gerçek büyüme performansını ölçen, yüksek enflasyonlu dönemlerde analizin temelini oluşturan göstergedir.
Nakit Akım Analizi: Tahakkuk esasına göre hazırlanan finansal tabloların nakit bazına dönüştürülerek firmanın bir dönemde yarattığı nakdin kaynaklarını ve kullanım yerlerini (faaliyet, yatırım, finansman) gösteren analiz yöntemidir.
Finansman Hareketleri: Kısa vadeli finansal borç, uzun vadeli finansal borç ve nakit bazlı sermaye artışının toplamından oluşan, firmanın faaliyet ve yatırım kaynaklı nakit açıklarını nasıl kapattığını gösteren kalemler bütünüdür.
Finansal Tablo Makyajı: Kredi müşterilerinin finansal tabloları daha olumlu göstermek amacıyla finansman giderlerini aktifleştirmesi veya amortisman ayırmaması gibi yöntemlerle rasyoları gerçek dışı iyileştirme çabalarıdır.
Alacak Tahsil Süresi: 365 / (Net Satışlar / Ticari Alacaklar). Sürenin uzaması olumsuzdur.
Ticari Borç Devir Hızı: SMM / Ticari Borçlar. Yavaşlaması finansman avantajı sağlar.
Du Pont Formülü: Aktif Kârlılığı = Satış Kârlılığı × Aktif Devir Hızı.
Reel Satış Artışı: Nominal artışın enflasyondan arındırılmış gerçek büyüme oranı.
FVÖK (EBIT): Faiz ve Vergi Öncesi Kâr; aktiflerin toplam verimliliğini ölçer.
Önemli Formüller
Gini Katsayısı (Alan Bazlı)
$Gini = A / (A + B) = 2A$
A: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alan
B: Lorenz eğrisi altında kalan alan
Örnek: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alan (A) 0.35 ise, Gini katsayısı 2 * 0.35 = 0.70 olur.
Örnek: ROA %15, borç maliyeti %10 ve Borç/Özsermaye oranı 2 ise ROE %25 olur.
Aktif Kârlılığı (ROA)
$$ROA = \frac{FVÖK}{Toplam Aktifler}$$
FVÖK: Faiz ve Vergi Öncesi Kâr
Aktifler: Toplam Varlıklar
Reel Büyüme Oranı
$$R = \frac{1+n}{1+e} - 1$$
n: Nominal artış oranı
e: Enflasyon oranı
Sık Yapılan Hatalar
Hata: I. Tip ve II. Tip hataların karıştırılması. Doğrusu: I. Tip hata iyi müşteriyi batacak sanmak, II. Tip hata batacak müşteriyi iyi sanmaktır.
Hata: Verilerin Excel veya Word formatında olmasının istatistiksel model için yeterli sanılması. Doğrusu: Veriler mutlaka veri tabanı sisteminde okunabilir formatta olmalıdır.
Hata: Jenerik modellerin her ülkede aynı başarıyı göstereceğinin düşünülmesi. Doğrusu: Ülke koşulları farklı olduğundan jenerik modeller yerel verilerle güncellenmelidir.
Hata: Cari oranın yüksek olmasının her zaman mutlak iyilik hali sanılması. Doğrusu: Cari oran 1'in üzerinde olmalı ve artış trendi göstermelidir; ancak aşırı yüksek oran atıl varlık anlamına da gelebilir.
Hata: AUC değeri 0.5 olan bir modelin kullanışlı olduğunun sanılması. Doğrusu: 0.5 değeri yazı-tura olasılığı ile aynıdır ve bu modelin hiçbir ayrıştırma gücü yoktur.
Gini katsayısını sadece formül olarak ezberlemek (Lorenz eğrisiyle ilişkisini kuramamak).
Asit test oranında stoklar yerine alacakları düşmek.
Finansal kaldıraç etkisinin her zaman olumlu olduğunu sanmak (borç maliyeti aktif kârlılığından düşük olmalıdır).
Aktif devir hızlarındaki yavaşlamanın olumsuz algılanması gibi borç devir hızındaki yavaşlamanın da olumsuz sanılması (Doğrusu: Borç devir hızının yavaşlaması maliyetsiz kaynak kullanımı sağladığı için genellikle olumludur).
Enflasyonist ortamlarda sadece nominal satış artışına bakılması (Doğrusu: Paranın satın alma gücü değiştiği için mutlaka reel satış artışı hesaplanmalıdır).
Aktif kârlılığı hesaplanırken net kârın kullanılması (Doğrusu: Aktiflerin gerçek getirisini ölçmek için faiz yükü öncesi rakam olan FVÖK kullanılmalıdır).
Finansman giderlerinin aktifleştirilmesinin sadece kârı etkilediğinin sanılması (Doğrusu: Bu işlem aynı zamanda stok devir hızı veya sabit varlık devir hızı gibi faaliyet oranlarını da yapay olarak değiştirir).
Nakit akım tablosunda her sermaye artışının nakit girişi olarak kaydedilmesi (Doğrusu: Sadece nakit karşılığı yapılan artışlar dikkate alınmalı, bedelsiz artışlar elenmelidir).
Ticari borç devir hızını hesaplarken SMM yerine Net Satışları kullanmak.
Kısa vadeli borç artışını her zaman olumlu bir likidite kaynağı sanmak.
Nominal satış artışını enflasyondan arındırmadan başarı kriteri olarak görmek.
7
Finansal Analiz, Oran Analizi ve Nakit Akım Yönetimi
Temel Kavramlar
Kısa Vadeli Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borç yükümlülükleri içinde kısa vadede ödenmesi gereken kısmın payını gösterir; bu oranın artması firmanın likidite riskini ve ödeme baskısını artırdığı için olumsuz bir gelişmedir.
Finansal Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borçlar içinde en yüksek maliyetli olan banka kredisi gibi kalemlerin payını ölçer; bu oranın yüksek olması firmanın finansman maliyeti yükünün ve riskinin diğer firmalara göre daha fazla olduğunu gösterir.
Alacak Devir Hızı: Net satışların ticari alacaklara bölünmesiyle bulunan ve alacakların bir yıl içinde kaç kez tahsil edildiğini ölçen, artışı firmanın tahsilat etkinliğinin iyileştiğini gösteren bir faaliyet oranıdır.
Stok Devir Hızı: Satılan malın maliyetinin stoklara bölünmesiyle hesaplanan, stokların yıl içinde kaç kez paraya dönüştüğünü gösteren ve artışı stok yönetim başarısı olarak kabul edilen bir etkinlik göstergesidir.
Önemli Formüller
Alacak Devir Hızı ve Tahsil Süresi: $Alacak Devir Hızı = Net Satışlar / Ticari Alacaklar$; $Tahsil Süresi = 365 / Alacak Devir Hızı$
Stok Devir Hızı ve Elde Tutma Süresi: $Stok Devir Hızı = SMM / Stoklar$; $Elde Tutma Süresi = 365 / Stok Devir Hızı$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Finansal Analiz, Oran Analizi ve Nakit Akım Yönetimi • Finansal Analiz, Nakit Akım Tablosu ve Kredi Derecelendirme Metodolojisi
Temel Kavramlar
Kısa Vadeli Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borç yükümlülükleri içinde kısa vadede ödenmesi gereken kısmın payını gösterir; bu oranın artması firmanın likidite riskini ve ödeme baskısını artırdığı için olumsuz bir gelişmedir.
Finansal Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borçlar içinde en yüksek maliyetli olan banka kredisi gibi kalemlerin payını ölçer; bu oranın yüksek olması firmanın finansman maliyeti yükünün ve riskinin diğer firmalara göre daha fazla olduğunu gösterir.
Alacak Devir Hızı: Net satışların ticari alacaklara bölünmesiyle bulunan ve alacakların bir yıl içinde kaç kez tahsil edildiğini ölçen, artışı firmanın tahsilat etkinliğinin iyileştiğini gösteren bir faaliyet oranıdır.
Stok Devir Hızı: Satılan malın maliyetinin stoklara bölünmesiyle hesaplanan, stokların yıl içinde kaç kez paraya dönüştüğünü gösteren ve artışı stok yönetim başarısı olarak kabul edilen bir etkinlik göstergesidir.
Önemli Formüller
Alacak Devir Hızı ve Tahsil Süresi: $Alacak Devir Hızı = Net Satışlar / Ticari Alacaklar$; $Tahsil Süresi = 365 / Alacak Devir Hızı$
Stok Devir Hızı ve Elde Tutma Süresi: $Stok Devir Hızı = SMM / Stoklar$; $Elde Tutma Süresi = 365 / Stok Devir Hızı$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Finansal Analiz, Nakit Akım Tablosu ve Kredi Derecelendirme Metodolojisi • Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi
Temel Kavramlar
Cari Oran: İşletmenin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını karşılama kapasitesini ölçen likidite oranıdır; metindeki örneklerde 1.00 seviyesi kritik bir eşik olarak görülmektedir.
Yatırım Yapılabilir Seviye (Investment Grade): S&P ve Fitch'e göre BBB- ve üzeri, Moody’s’e göre Baa3 ve üzeri notları kapsayan, kurumsal yatırımcıların erişimi için kritik olan güvenli kredi kategorisidir.
Spekülatif Seviye (Junk/Non-investment Grade): Yüksek getiri vaat eden ancak temerrüt riski yüksek olan, BB+ (S&P/Fitch) veya Ba1 (Moody’s) ve altındaki notları kapsayan yatırım sınıfıdır.
Rating Görünümü (Rating Outlook): Kredi notunun kısa vadede hangi yöne evrilebileceğini gösteren; pozitif, durağan, negatif veya gelişmekte olan şeklinde dört kategoride sunulan bir uzantıdır.
Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi
Temel Kavramlar
Menkul Kıymetleştirme (Seküritizasyon): Konut veya otomobil kredisi gibi finansal varlıkların bir araya getirilip havuz oluşturularak yeniden yapılandırılmasıyla ayrı bir borç enstrümanı yaratılması sürecidir.
Özel Amaçlı Birim (SPE): Aranjör tarafından yaratılan, menkul kıymetleri yatırımcılara satarak kredilerin satın alınması için gereken fonu temin eden ve menkulleştirme işlemini gerçekleştiren birimdir.
Dilim Oluşturma (Tranching): Risk farklılıkları gözetilmeden oluşturulan bir tahvil havuzunun, ödemedeki öncelik sıralamasına göre farklı risk ve faiz seviyelerine sahip sınıflara ayrılması işlemidir.
Öncelikli Dilim (Senior Tranch): Ödemede en öncelikli sırada yer alan, bu sebeple en düşük kredi riskini taşıyan ve yatırımcısına en düşük faiz oranını sunan menkul kıymet dilimidir.
Önemli Formüller
Tier I Sermaye Yeterliliği Oranı: $Tier I Oranı = \frac{Ana Sermaye}{Risk Ağırlıklı Varlıklar} \ge \%4$
Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi • Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetleri ve Basel Standartları
Temel Kavramlar
Menkul Kıymetleştirme (Seküritizasyon): Konut veya otomobil kredisi gibi finansal varlıkların bir araya getirilip havuz oluşturularak yeniden yapılandırılmasıyla ayrı bir borç enstrümanı yaratılması sürecidir.
Özel Amaçlı Birim (SPE): Aranjör tarafından yaratılan, menkul kıymetleri yatırımcılara satarak kredilerin satın alınması için gereken fonu temin eden ve menkulleştirme işlemini gerçekleştiren birimdir.
Dilim Oluşturma (Tranching): Risk farklılıkları gözetilmeden oluşturulan bir tahvil havuzunun, ödemedeki öncelik sıralamasına göre farklı risk ve faiz seviyelerine sahip sınıflara ayrılması işlemidir.
Öncelikli Dilim (Senior Tranch): Ödemede en öncelikli sırada yer alan, bu sebeple en düşük kredi riskini taşıyan ve yatırımcısına en düşük faiz oranını sunan menkul kıymet dilimidir.
Önemli Formüller
Tier I Sermaye Yeterliliği Oranı: $Tier I Oranı = \frac{Ana Sermaye}{Risk Ağırlıklı Varlıklar} \ge \%4$
Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetleri ve Basel Standartları • Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları
Temel Kavramlar
Derecelendirme: İşletmelerin risk durumlarının ve borçluluğu temsil eden araçların yükümlülüklerini vadelerinde karşılayabilirliğinin bağımsız kuruluşlarca sınıflandırılmasıdır.
Derecelendirme Komitesi: Derecelendirme notunu uzmanlardan gelen bilgiler ışığında, yayımlanan metodolojiye uygun olarak belirleyen ve en az 3 üyeden oluşan yetkili kuruldur.
Bağımsızlık İlkesi: Derecelendirme kuruluşunun, hizmet verdiği müşteriye aynı dönemde ve izleyen 2 yıl boyunca danışmanlık veya çıkar çatışması yaratacak hizmet verememesidir.
Derecelendirme Uzmanı: Lisans mezunu, ilgili finansal alanlarda en az 3 yıl deneyimli ve Kurulca verilen gerekli lisans belgesine sahip olan teknik personeldir.
Önemli Formüller
Fitch FVAKÖK (Operating Contribution): $Toplam Gelirler - Faaliyet Giderleri + Amortisman + Uzun Vadeli Kiralar$
Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları
Temel Kavramlar
Kredi Dönüştürme Oranı (KDO): Bilanço dışı yükümlülüklerin risk ağırlıklarıyla çarpılmadan önce, nakdi kredi eşdeğerine dönüştürülmesini sağlayan ve %0 ile %100 arasında değişen katsayılardır.
Sermaye Yeterliliği Oranı (SYO): Bankanın sermaye tabanının; kredi, piyasa ve operasyonel riske esas tutarlar toplamına bölünmesiyle elde edilen ve asgari %8 olması gereken yasal rasyodur.
Operasyonel Risk: Yetersiz veya başarısız banka içi süreçler, kişiler, sistemler veya dışsal olaylardan kaynaklanan zarar olasılığıdır; Basel II ile sermaye hesabına dahil edilmiştir.
Temerrüt Olasılığı (PD): Borçlunun sözleşme ile belirlenen faiz veya anapara yükümlülüklerini vadesi geldiğinde yerine getirememe ihtimalini ifade eden içsel derecelendirme parametresidir.
Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları • Piyasa Riski ve Operasyonel Risk Yönetimi (Basel II)
Temel Kavramlar
Kredi Dönüştürme Oranı (KDO): Bilanço dışı yükümlülüklerin risk ağırlıklarıyla çarpılmadan önce, nakdi kredi eşdeğerine dönüştürülmesini sağlayan ve %0 ile %100 arasında değişen katsayılardır.
Sermaye Yeterliliği Oranı (SYO): Bankanın sermaye tabanının; kredi, piyasa ve operasyonel riske esas tutarlar toplamına bölünmesiyle elde edilen ve asgari %8 olması gereken yasal rasyodur.
Operasyonel Risk: Yetersiz veya başarısız banka içi süreçler, kişiler, sistemler veya dışsal olaylardan kaynaklanan zarar olasılığıdır; Basel II ile sermaye hesabına dahil edilmiştir.
Temerrüt Olasılığı (PD): Borçlunun sözleşme ile belirlenen faiz veya anapara yükümlülüklerini vadesi geldiğinde yerine getirememe ihtimalini ifade eden içsel derecelendirme parametresidir.
Piyasa Riski ve Operasyonel Risk Yönetimi (Basel II) • Operasyonel Risk Yönetimi ve Basel Düzenlemeleri
Temel Kavramlar
Genel Piyasa Riski: Bankanın alım-satım hesaplarındaki borçlanma araçları, hisse senetleri ve döviz pozisyonlarının değerinde faiz, fiyat ve kur dalgalanmaları nedeniyle oluşabilecek zarar riskidir.
Spesifik Risk: Piyasa hareketlerinden bağımsız olarak, finansal aracı ihraç veya garanti eden kuruluşun yönetimsel ve mali yapısından kaynaklanan, faizli araçlar ve hisse senetlerine özgü zarar riskidir.
Vade Merdiveni Tablosu: Faiz oranı riski sermaye gereksinimini hesaplamak için kullanılan, pozisyonları vade dilimlerine ayırarak standart oranlarla çarpılmasını sağlayan bir yöntemdir.
Dikey Sermaye Gereksinimi: Vade merdiveni yönteminde, aynı vade dilimi içindeki ağırlıklandırılmış uzun ve kısa pozisyonlardan mutlak değerce küçük olanı üzerinden hesaplanan sermaye yükümlülüğüdür.
Önemli Formüller
Hisse Senedi Genel Piyasa Riski Sermaye Gereksinimi: $Hisse Senedi GPR = (Uzun Pozisyon - |Kısa Pozisyon|) \times \%8$
Kur Riski Sermaye Gereksinimi: $Kur Riski = Maks(Uzun Net Pozisyonlar Toplamı, |Kısa Net Pozisyonlar Toplamı|) \times \%8$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Operasyonel Risk Yönetimi ve Basel Düzenlemeleri • Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri
Temel Kavramlar
Operasyonel Risk: Yetersiz veya başarısız iç süreçlerden, insanlardan, sistemlerden ve dışsal olaylardan kaynaklanan zarar riskidir; teknolojik riskleri de kapsar ve Basel II ile sermaye yükümlülüğüne tabi kılınmıştır.
Temel Gösterge Yaklaşımı (TGY): Operasyonel risk sermaye yükümlülüğünü, bankanın son üç yıllık pozitif brüt gelir ortalamasının %15'i olarak hesaplayan en basit ölçüm yöntemidir.
Brüt Gelir (BG): Net faiz geliri ile net faiz dışı gelirlerin toplamıdır; faaliyet giderlerini içerirken menkul kıymet alım-satım kâr/zararını ve olağandışı gelirleri kapsam dışı bırakır.
Standart Yaklaşım (SY): Banka faaliyetlerini 8 iş ünitesine ayıran ve her ünite için Basel Komitesi tarafından belirlenen %12, %15 veya %18'lik beta katsayılarını kullanan orta düzey risk ölçüm yöntemidir.
Önemli Formüller
Brüt Gelir Formülü: $BG = Net Faiz Geliri + Net Faiz Dışı Gelir$
Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri
Temel Kavramlar
Likidite Ufku: Pozisyonların korunması için gereken süreyi ifade eden ve Basel Komitesi tarafından asgari süresi üç ay olarak belirlenmiş olan zaman dilimidir.
Korelasyon Alım-Satım Portföyü: Varlığa dayalı menkul kıymet (ABS) ve teminatlandırılmış borç yükümlülüğü (CDO) gibi, farklı varlıkların temerrüt riskleri arasındaki korelasyona duyarlı araçlardan oluşan portföydür.
Çekirdek Sermaye (CET1): Ödenmiş sermaye ve dağıtılmamış kârlardan oluşan, bankanın en yüksek kaliteli sermaye bileşeni olup risk ağırlıklı varlıkların en az %4,5'i oranında bulundurulması zorunludur.
Sermaye Koruma Tamponu (CCB): Stresli ekonomik koşullarda kullanılmak üzere normal zamanlarda çekirdek sermayeden karşılanmak üzere %2,5 oranında bulundurulması gereken ek sermaye yükümlülüğüdür.
Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri • Portföy Teorisi, Finansal Varlık Fiyatlama ve Kredi Riski Yönetimi
Temel Kavramlar
Likidite Ufku: Pozisyonların korunması için gereken süreyi ifade eden ve Basel Komitesi tarafından asgari süresi üç ay olarak belirlenmiş olan zaman dilimidir.
Korelasyon Alım-Satım Portföyü: Varlığa dayalı menkul kıymet (ABS) ve teminatlandırılmış borç yükümlülüğü (CDO) gibi, farklı varlıkların temerrüt riskleri arasındaki korelasyona duyarlı araçlardan oluşan portföydür.
Çekirdek Sermaye (CET1): Ödenmiş sermaye ve dağıtılmamış kârlardan oluşan, bankanın en yüksek kaliteli sermaye bileşeni olup risk ağırlıklı varlıkların en az %4,5'i oranında bulundurulması zorunludur.
Sermaye Koruma Tamponu (CCB): Stresli ekonomik koşullarda kullanılmak üzere normal zamanlarda çekirdek sermayeden karşılanmak üzere %2,5 oranında bulundurulması gereken ek sermaye yükümlülüğüdür.
Portföy Teorisi, Finansal Varlık Fiyatlama ve Kredi Riski Yönetimi • Hisse Senedi Değerlemesi, Operasyonel Risk ve Kredi Derecelendirme Esasları
Temel Kavramlar
Sistematik Risk (Beta): Piyasa genelindeki değişimlerden kaynaklanan, çeşitlendirme ile yok edilemeyen ve varlığın pazar getirisine olan duyarlılığını ölçen risk bileşenidir.
Sistematik Olmayan Risk: Varlığa özgü faktörlerden kaynaklanan ve portföye aralarındaki korelasyon birden küçük varlıklar eklenerek (çeşitlendirme) tamamen giderilebilen risktir.
Piyasa Portföyü: Ekonomideki tüm finansal varlıkları içeren, tam çeşitlendirilmiş olduğu için sistematik olmayan risk taşımayan ve betası 1 kabul edilen teorik portföydür.
Finansal Varlık Pazar Doğrusu (FVPD): Denge koşullarında bir varlığın beklenen getirisi ile sistematik riski (betası) arasındaki doğrusal ilişkiyi gösteren, risksiz faiz oranından başlayan doğrudur.
Önemli Formüller
Varlık Toplam Riski: $\sigma_i^2 = \beta_i^2 \sigma_M^2 + \sigma^2(e_i)$
Hisse Senedi Değerlemesi, Operasyonel Risk ve Kredi Derecelendirme Esasları
Temel Kavramlar
Beklenen Getiri: Bir hisse senedinin beklenen fiyatı ve temettü toplamından cari fiyatın çıkarılıp cari fiyata bölünmesiyle hesaplanan tahmini kazanç oranıdır.
Düşük Fiyatlanmış Hisse: Beklenen getirisi, Fiyat Varlıkları Değerleme Modeli (FVDM) ile hesaplanan getiriden yüksek olan ve fiyatının artması beklenen varlıklardır.
Yüksek Fiyatlanmış Hisse: Beklenen getirisi, modelle hesaplanan teorik getirinin altında kalan ve piyasa dengelenirken fiyatının düşmesi beklenen aşırı değerli varlıklardır.
Operasyonel Risk (İnsan): Banka çalışanlarının kötü niyetli yolsuzlukları, kasıtsız hataları, iş kanununa aykırı davranışları veya anahtar personel eksikliğinden kaynaklanan risklerdir.