Kredi Derecelendirmesi Ders Notları

Kredi derecelendirme metodolojisi ve uygulamaları

Bu Dersin Sorularını Çöz 🎧 Sesli Anlatımı Dinle Ücretsiz PDF özeti indir
20 bölüm İlk 6 bölüm ücretsiz

Son gözden geçirme:

20 bölümün ilk 6 bölümü kayıt olmadan açık, kalan 14 bölüm lisansla açılıyor. Ücretsiz PDF özet bu açık bölümleri kapsar.

Resmî kaynak: SPL çalışma notu (ders kodu 1017)

Bu özet, SPL'nin yayımladığı resmî sınav çalışma notlarına göre hazırlanır.

İçerik Tablosu

Ücretsiz PDF özeti indir Kredi Derecelendirmesi · açık bölümlerin özeti, formül tablosu · kayıt gerekmez
  1. 1 Kredi Derecelendirmesi ve Faaliyet Esasları
  2. 2 Kredi Derecelendirmesi ve Faaliyet Esasları • Derecelendirme Kuruluşları, Bağımsızlık Esasları ve Kredi Riski Ölçümü
  3. 3 Derecelendirme Kuruluşları, Bağımsızlık Esasları ve Kredi Riski Ölçümü · 2. bölümün tekrarı
  4. 4 Kredi Riski Ölçümü: Notlama, Derecelendirme ve Validasyon Süreçleri
  5. 5 Kredi Riski Ölçümü: Notlama, Derecelendirme ve Validasyon Süreçleri • Kredi Derecelendirme Modelleri, Validasyon ve Finansal Analiz Teknikleri
  6. 6 Kredi Derecelendirme Modelleri, Validasyon ve Finansal Analiz Teknikleri • Finansal Analiz, Oran Analizi ve Nakit Akım Yönetimi
  7. 7 Finansal Analiz, Oran Analizi ve Nakit Akım Yönetimi
  8. 8 Finansal Analiz, Oran Analizi ve Nakit Akım Yönetimi • Finansal Analiz, Nakit Akım Tablosu ve Kredi Derecelendirme Metodolojisi
  9. 9 Finansal Analiz, Nakit Akım Tablosu ve Kredi Derecelendirme Metodolojisi • Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi
  10. 10 Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi
  11. 11 Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi • Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetleri ve Basel Standartları
  12. 12 Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetleri ve Basel Standartları • Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları
  13. 13 Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları
  14. 14 Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları • Piyasa Riski ve Operasyonel Risk Yönetimi (Basel II)
  15. 15 Piyasa Riski ve Operasyonel Risk Yönetimi (Basel II) • Operasyonel Risk Yönetimi ve Basel Düzenlemeleri
  16. 16 Operasyonel Risk Yönetimi ve Basel Düzenlemeleri • Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri
  17. 17 Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri
  18. 18 Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri • Portföy Teorisi, Finansal Varlık Fiyatlama ve Kredi Riski Yönetimi
  19. 19 Portföy Teorisi, Finansal Varlık Fiyatlama ve Kredi Riski Yönetimi • Hisse Senedi Değerlemesi, Operasyonel Risk ve Kredi Derecelendirme Esasları
  20. 20 Hisse Senedi Değerlemesi, Operasyonel Risk ve Kredi Derecelendirme Esasları

Temel Kavramlar

  • Kredi Derecelendirmesi (Credit Rating): Borçlunun finansal yükümlülüklerini zamanında geri ödeme kapasitesi ve istekliliği hakkında, derecelendirme kuruluşları tarafından oluşturulan bağımsız ve kamuya açıklanan nisbi görüşlerdir.
  • Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi: İşletmelerin SPK tarafından yayımlanan ilkelere uyumunun 1 ile 10 arasında bir notla değerlendirilmesi faaliyetidir; notlar iki haneli küsuratlı olarak tama iblağ edilmeden açıklanır.
  • Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İşletmenin talebi olmaksızın yapılan, birbirini izleyen 3 hesap dönemi boyunca devam edilmesi zorunlu olan ve en fazla 6 aylık dönemlerle gözden geçirilerek kamuya açıklanan faaliyettir.
  • Derecelendirme Komitesi: Derecelendirme notunu nihai olarak belirleyen, en az 3 üyeden oluşan ve uzmanlarca toplanan tüm verileri metodolojiye göre değerlendiren yetkili kuruldur.
  • Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunda metodolojiye ve iç kontrol sistemine uyumu denetleyen, en az 5 yıl deneyimli ve doğrudan yönetim kuruluna raporlama yapan kilit personeldir.
  • Derecelendirme Uzmanı: Lisans mezunu, ilgili alanlarda en az 3 yıl deneyime sahip ve SPK'dan gerekli lisans belgesini almış, derecelendirme sürecinde teknik çalışmaları yürüten tam zamanlı çalışandır.
  • Karşı Taraf Riski (Counterparty Risk): Bir kredi sözleşmesinde taraflardan birinin yükümlülüklerini yerine getirmeme riskidir; işletmeler bu riski yönetmek için kredi derecelerini bir veri olarak kullanırlar.
  • Temsil Maliyetleri (Agency Costs): Taraflar arasındaki asimetrik bilgiden kaynaklanan maliyetlerdir; kredi dereceleri yatırımcılara şeffaf bilgi sağlayarak bu maliyetlerin azalmasına ve piyasa etkinliğine katkı sağlar.
  • Geri Ödenmeme Riski (Default Risk): Borç ihraççılarının yükümlülüklerini yerine getirememe riskidir ve borçlanma maliyetini (faiz oranını) doğrudan etkileyen en temel risk primlerinden biridir.
  • Ülke Riski: Bir ülkenin genel ekonomik ve politik durumundan kaynaklanan, hem risksiz faiz oranını hem de borçlanma maliyetini doğrudan etkileyen makroekonomik risk unsurudur.
  • Nisbi (Relatif) Kredi Riski Ölçüsü: Kredi derecelerinin, borçlunun temerrüt olasılığını kesin bir yüzdeyle ifade etmek yerine, diğer borçlulara göre hangi risk seviyesinde olduğunu gösteren karşılaştırmalı bir ölçü olmasıdır.
  • Mesleki Sorumluluk Sigortası: Derecelendirme kuruluşlarının faaliyetleri nedeniyle doğabilecek zararları tazmin etmek amacıyla yaptırmakla yükümlü oldukları zorunlu sigorta türüdür.
  • Kredi Derecelendirmesi (Credit Rating): Borçlunun finansal yükümlülüklerini zamanında ödeme kapasitesi ve istekliliği hakkındaki bağımsız görüştür.
  • Temsil Maliyetleri (Agency Costs): Bilgi asimetrisinden kaynaklanan maliyetlerdir; kredi dereceleri bilgiyi yayarak bu maliyetleri azaltır.
  • Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İşletmenin talebi olmadan yapılan, en az 3 yıl sürdürülmesi gereken derecelendirme faaliyetidir.
  • Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun iç denetimini yapan ve doğrudan yönetim kuruluna raporlayan kişidir.
  • Ülke Riski: Bir ülkedeki ekonomik ve politik istikrarın borç ödeme kapasitesi üzerindeki etkisidir.

Önemli Formüller

Borç Maliyeti Formülü
$kborc = Rf + Geri Ödenmeme Riski + Vade Riski + Likidite Riski + Ülke Riski$
kborc: Borcun toplam maliyeti (faiz oranı)
Rf: Risksiz faiz oranı
Örnek: Risksiz faiz %10, geri ödenmeme riski %2 ve ülke riski %3 ise borç maliyeti en az %15 olarak hesaplanır.
Risksiz Faiz Oranı Formülü
$Rf = (1 + Reel faiz oranı) \times (1 + Beklenen enflasyon)$
Rf: Risksiz faiz oranı
Reel faiz oranı: Enflasyondan arındırılmış getiri
Beklenen enflasyon: Gelecek dönem için öngörülen fiyat artış hızı
Örnek: Reel faiz %5 ve beklenen enflasyon %10 ise Rf = (1,05 * 1,10) işleminden yaklaşık %15,5 olarak bulunur.
Borç Maliyeti Formülü
$k_{borc} = R_f + Default Risk + Vade Riski + Likidite Riski + Ülke Riski$
k_borc: Borcun toplam maliyeti (faiz)
R_f: Risksiz faiz oranı
Default Risk: Geri ödenmeme riski primi
Örnek: Rf=%14.4 ve toplam risk primleri %5 ise, k_borc = %19.4 olur.

Önemli Noktalar

  • Derecelendirme kuruluşlarının ödenmiş sermayesi en az 200.000 TL olmalı ve hisselerinin tamamı nama yazılı olmalıdır.
  • Yabancı uyruklu derecelendirme uzmanı sayısı toplam uzman sayısının %50'sini, yabancı komite üyesi sayısı ise toplam üye sayısının 1/3'ünü aşamaz.
  • Borsada işlem gören işletmelerin not değişiklikleri, en geç ertesi iş günü saat 09:00'a kadar ilgili borsaya ve Kurula bildirilmelidir.
  • Derecelendirme komitesi üyeleri ve kontrolörler için en az 5 yıl, uzmanlar için ise en az 3 yıl mesleki deneyim şartı aranır.
  • Kurumsal yönetim derecelendirmesinde notlar 1 ile 10 arasında verilir ve ana bölümler itibarıyla ayrı ayrı açıklanır.
  • Talebe bağlı olmayan derecelendirmelerde verilen notlar en fazla 6 aylık dönemler itibarıyla gözden geçirilmek zorundadır.
  • Derecelendirme kuruluşu bünyesinde en az 1 kontrolör, 2 uzman ve 3 komite üyesi bulundurulması zorunlu bir organizasyonel şarttır.
  • Kontrolörün raporu üzerine yapılan işlemler hakkında 6 iş günü içerisinde Sermaye Piyasası Kurulu'na bilgi verilmesi zorunludur.
  • Derecelendirme kuruluşları için asgari ödenmiş sermaye 200.000 TL'dir.
  • Borsada işlem gören şirketlerin notları ertesi iş günü 09:00'a kadar duyurulmalıdır.
  • Derecelendirme uzmanı için 3 yıl, komite üyesi ve kontrolör için 5 yıl deneyim şarttır.
  • Derecelendirme notu bir yatırım tavsiyesi veya fiyat garantisi değildir.
  • Yabancı uzman kotası %50, yabancı komite üyesi kotası 1/3'tür.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kredi derecelerini bir al-sat tavsiyesi olarak görmek.
  • Derecelendirme uzmanı ile komite üyesi için gereken deneyim sürelerini (3 yıl vs 5 yıl) karıştırmak.
  • Talebe bağlı olmayan derecelendirmelerin süresini 3 yıl yerine farklı hatırlamak.

Temel Kavramlar

  • Derecelendirme Notunun Güncellenmesi: Derecelendirme kuruluşunun notu açıkladıktan sonra müşteriye ilişkin bilgileri düzenli gözden geçirmesi ve notu etkileyebilecek her türlü gelişmeyi takip ederek notu zamanında revize etmesi zorunluluğudur.
  • Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun yönetim kurulu tarafından seçilen, denetim sonuçlarını doğrudan yönetim kuruluna raporlayan ve ücreti derecelendirme faaliyetlerinden bağımsız olarak belirlenen denetim yetkilisidir.
  • Danışmanlık Yasağı: Derecelendirme kuruluşlarının hizmet verdikleri müşterilere aynı dönemde ve izleyen iki yıl boyunca danışmanlık veya çıkar çatışmasına yol açabilecek diğer hizmetleri sunmasını engelleyen kısıtlamadır.
  • Bağımsızlığın Kaybı (Gelir Oranı): Bir müşteri veya grubundan elde edilen yıllık gelirin, kuruluşun toplam yıllık gelirinin %20'sini üç yıl üst üste aşması durumunda derecelendirme kuruluşunun bağımsızlığını yitirmiş sayılması halidir.
  • Sır Saklama Yükümlülüğü: Kuruluş ortakları ve çalışanlarının faaliyetler sırasında öğrendikleri gizli bilgileri koruma borcudur; bu yükümlülük ilgili kişilerin görevlerinden ayrılmalarından sonra da devam etmektedir.
  • Talebe Bağlı Olmayan Derecelendirme: İlgili işletmenin veya ihraççının herhangi bir talebi olmaksızın gerçekleştirilen derecelendirme faaliyetidir ve bu durumun kamuya yapılan açıklamalarda açıkça belirtilmesi zorunludur.
  • Kredi Notlaması (Scoring): Müşterilerin gözlemlenen özelliklerini kullanarak geri ödememe riskini matematiksel modellerle ölçen ve borçluları farklı risk sınıflarına yerleştiren istatistiksel öngörü uygulamasıdır.
  • Kredi Derecelendirmesi (Rating): Bir borçlunun veya sermaye piyasası aracı ihraççısının borcunu geri ödeme isteği ve kapasitesi hakkında, istatistiksel modellerin ötesinde verilen bağımsız ve profesyonel bir görüştür.
  • Beklenen Kayıp (Expected Loss): Temerrüt olasılığı, temerrüt anındaki risk bakiyesi ve temerrüt halinde oluşacak zarar oranının çarpımıyla hesaplanan, kredi riskinin temel maliyetini gösteren parametredir.
  • Junk Bond (Yatırım Eşiği Altı Tahvil): Yatırım değeri olmayan, spekülatif nitelikli, yüksek risk taşıyan ancak buna karşılık yatırımcısına piyasa ortalamasının üzerinde yüksek getiri vaat eden borçlanma araçlarıdır.
  • Kredi Kıtlığı (Credit Crunch): Finansal kurumların risk algısındaki artış nedeniyle yeni kredi açmakta aşırı çekingen davranması sonucu piyasadaki fon akışının durması ve ekonomik daralmaya yol açması durumudur.
  • Temerrüt Olasılığı (PD): Kredi notlaması modellerinin en önemli çıktısı olan ve borçlunun belirli bir zaman dilimi içerisinde yükümlülüklerini yerine getirememe ihtimalini ifade eden istatistiksel değerdir.
  • Reklam Yasağı: Derecelendirme kuruluşlarının iş elde etmek amacıyla dolaylı veya dolaysız reklam yapmalarını ve iş önermelerini yasaklayan, ancak bilimsel yayın ve seminer gibi faaliyetlere izin veren kuraldır.
  • PD (Probability of Default): Borçlunun belirli bir süre içinde borcunu ödeyememe (temerrüt) olasılığı.
  • LGD (Loss Given Default): Temerrüt gerçekleştiğinde, toplam riskin tahsil edilemeyen kısmını ifade eden zarar oranı.
  • EAD (Exposure at Default): Temerrüt anında borçlunun üzerinde bulunan toplam risk bakiyesi.
  • Kontrolör: Derecelendirme kuruluşunun iç denetim ve uyum süreçlerini yürüten, doğrudan yönetim kuruluna raporlayan kişi.
  • Junk Bond: Yatırım yapılabilir seviyenin altında olan, yüksek riskli ve yüksek getirili spekülatif tahviller.

Önemli Formüller

Beklenen Kayıp (BK)
$BK = PD \times LGD \times EAD$
PD: Probability of Default (Temerrüt Olasılığı)
LGD: Loss Given Default (Temerrüt Halinde Zarar)
EAD: Exposure at Default (Temerrüt Anında Risk Bakiyesi)
Örnek: Temerrüt olasılığı %2, temerrüt halinde zarar oranı %50 ve risk bakiyesi 100.000 TL olan bir kredi için; $BK = 0,02 \times 0,50 \times 100.000 = 1.000$ TL olarak hesaplanır.
Beklenen Kayıp (Expected Loss)
$BK = PD \times LGD \times EAD$
BK: Beklenen Kayıp tutarı
PD: Temerrüt Olasılığı
LGD: Temerrüt Halinde Zarar Oranı
EAD: Temerrüt Anındaki Risk Bakiyesi
Örnek: PD=0,02, LGD=0,50, EAD=1.000.000 ise BK = 0,02 * 0,50 * 1.000.000 = 10.000 TL

Önemli Noktalar

  • Derecelendirme notu değişiklikleri, en geç değişikliği izleyen iş günü saat 09:00’a kadar ilgili borsaya ve Kurula bildirilmelidir.
  • Kontrolörün raporu üzerine alınan önlemler hakkında 6 iş günü içerisinde Sermaye Piyasası Kurulu'na bilgi verilmesi zorunludur.
  • Kuruluş çalışanları, derecelendirme çalışması bittikten sonra 2 yıl geçmedikçe ilgili müşteride herhangi bir unvanla görev alamazlar.
  • Sermayesinde doğrudan veya dolaylı %10 veya daha fazla paya sahip olunan tüzel kişilere derecelendirme hizmeti verilemez.
  • Derecelendirme kuruluşları, yıllık finansal tablolarını borsada işlem gören ortaklıklar için öngörülen standartlarda hazırlamak ve bağımsız denetimden geçirmek zorundadır.
  • Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'de faaliyet gösterebilmesi için Türkiye'de bir temsilci bulundurmaları şarttır.
  • Derecelendirme ücretinin önceden kararlaştırılmış bir nota veya derecelendirme sonuçlarına bağlanması bağımsızlığı tamamen ortadan kaldırır.
  • Borsada işlem gören kağıtlar için not değişimi izleyen iş günü 09:00'a kadar duyurulmalıdır.
  • Bir müşteriden elde edilen gelirin toplam gelire oranı 3 yıl üst üste %20'yi aşarsa bağımsızlık biter.
  • Danışmanlık ve derecelendirme hizmetleri arasında 2 yıllık soğuma süresi uygulanır.
  • Derecelendirme notu bir yatırım tavsiyesi değildir ve garanti edilemez.
  • Bağımsızlık kuralları 3. derece kan ve 2. derece kayın hısımlarını da kapsar.

Sık Yapılan Hatalar

  • Yatırım fonu katılma belgelerinin alım satım yasağı kapsamında olduğunu düşünmek (Bunlar istisnadır).
  • Riski sıfıra indirmenin bankacılığın amacı olduğunu sanmak (Amaç riski yönetmek ve doğru fiyatlamaktır).
  • Kontrolörün genel müdüre rapor verdiğini sanmak (Doğrudan Yönetim Kurulu'na rapor verir).
3

Derecelendirme Kuruluşları, Bağımsızlık Esasları ve Kredi Riski Ölçümü

Bu bölümün maddeleri 2. bölümde birebir yer alıyor; aynı metni iki kez basmamak için burada tekrarlamadık.

Temel Kavramlar

  • Kredi Notlaması (Scoring): Müşterilerin gözlemlenen özelliklerini kullanarak geri ödememe riskini (PD) hesaplayan ve borçluları risk sınıflarına ayıran matematiksel modellerdir.
  • Kredi Derecelendirmesi (Rating): Bir borçlunun ödeme kapasitesi hakkında bağımsız kuruluşlarca verilen, sembollerle (A, B, C) ifade edilen ve istatistiksel bir olasılığa dayanmayan görüştür.
  • Beklenen Kayıp (Expected Loss - BK): Temerrüt olasılığı, temerrüt anındaki risk bakiyesi ve temerrüt halinde zarar parametrelerinin çarpımıyla hesaplanan, sermaye yeterliliğinin temel girdisidir.
  • Temerrüt Olasılığı (PD): Kredi notlaması modellerinin en önemli çıktısı olup, borçlunun kredisini belirli bir süre içinde geri ödememe ihtimalini matematiksel olarak ifade eder.
  • Kurumsal İşletme: Satış hacmi genellikle 50 milyon TL (veya ABD'de 100 milyon dolar) üzerinde olan, denetlenmiş finansal tablolarıyla yüksek bilgi üreten büyük ölçekli firmalardır.
  • Ticari İşletme: Satış hacmi 5 ile 50 milyon TL/dolar arasında olan, kurumsal segmentin altında yer alan ve orta ölçekli kredi kullanan işletme sınıfıdır.
  • Küçük İşletme (SME): Satış hacmi 3-5 milyon TL arasında olan, finansal tabloları yetersiz olduğu için notlamada daha çok sahiplerinin ödeme davranışlarına bakılan firmalardır.
  • Kredi Tayınlaması (Credit Rationing): Perakende kredilerde riskin fiyatla değil, müşterinin notuna göre tahsis edilen kredi miktarının (limitinin) farklılaştırılması yoluyla kontrol edilmesidir.
  • Validasyon: İçsel kredi notlama modellerinin müşterinin kredi değerliliğini açıklamakta yeterli olup olmadığının dış örneklemlerle (hold-out) test edilmesi sürecidir.
  • Backtesting: Modelin açıklama gücünün, çalışma döneminden farklı firma örneklemleri veya farklı zaman dilimleri üzerinde sınanması aşamasıdır.
  • Benchmarking: Oluşturulan model sonuçlarının piyasa bilgileri veya diğer derecelendirme kuruluşlarının notlarıyla karşılaştırılarak farkların analiz edilmesidir.
  • Kalibrasyon: Modelin tahmin ettiği temerrüt olasılıklarının (PD), gerçekte gözlemlenen gerçekleşen temerrüt oranlarından ne ölçüde saptığını ölçen süreçtir.
  • Stres Testi: Olumsuz ekonomik koşulların simülasyonu ile kredi notlarındaki olası değişimlerin ve oluşacak zararların senaryo bazlı ölçülmesidir.
  • Kolmogorov-Smirnov (K-S) Testi: Batan ve batmayan grupların kümülatif olasılık dağılımları arasındaki farkı ölçerek modelin ayrıştırma gücünü belirleyen istatistiksel testtir.
  • Beklenen Kayıp (Expected Loss): Kredi riskinden kaynaklanan olası zararı ifade eden PD x LGD x EAD formülü.
  • Kredi Notlaması (Scoring): Matematiksel modellerle temerrüt olasılığını hesaplayan sayısal süreç.
  • Kredi Derecelendirmesi (Rating): Bağımsız kuruluşlarca borçlunun ödeme kapasitesi hakkında verilen sembolik görüş.
  • Altman Z-Skor: Şirketlerin iflas riskini ölçmek için kullanılan 5 değişkenli diskriminant modeli.

Önemli Formüller

Beklenen Kayıp Denklemi
$BK = PD \times LGD \times EAD$
BK: Beklenen Kayıp
PD: Temerrüt Olasılığı
LGD: Temerrüt Halinde Zarar
EAD: Temerrüt Anında Risk Bakiyesi
Örnek: PD=0.05, LGD=0.40 ve EAD=100.000 TL ise BK = 0.05 * 0.40 * 100.000 = 2.000 TL.
Lineer Olasılık Modeli
$PD_i = \sum \beta_j X_{ij} + \epsilon_i$
PD: Temerrüt Olasılığı
beta_j: Değişkenin önem katsayısı
X_ij: Borçlunun gözlemlenen özellikleri (oranlar)
epsilon: Hata terimi
Örnek: PD = 0.5*(FB/TA) - 0.4*(FKM) denkleminde FB/TA=0.2 ve FKM=0.03 ise PD = 0.088 olur.
Logit Model Düzeltmesi
$PD_i = 1 / (1 + e^{-PD})$
PD: Regresyondan elde edilen olasılık değeri
e: Logaritmik sabit
Örnek: Lineer modelden gelen PD değeri bu formüle yerleştirilerek sonucun 0-1 aralığında kalması sağlanır.
Altman Z-Skoru Modeli
$Z = 1.2X_1 + 1.4X_2 + 3.3X_3 + 0.6X_4 + 1.0X_5$
X1: İşletme Sermayesi / Toplam Varlıklar
X2: Dağıtılmayan Kârlar / Toplam Varlıklar
X3: Faiz ve Vergi Öncesi Kâr / Toplam Varlıklar
X4: Özsermaye Pazar Değeri / Uzun Vadeli Borç Defter Değeri
X5: Satışlar / Toplam Varlıklar
Örnek: X1=0.3, X2=0.1, X3=0.01, X4=0.15, X5=2.5 ise Z = 3.123 (Düşük riskli bölge).
Beklenen Kayıp Formülü
$BK = PD \times LGD \times EAD$
BK: Beklenen Kayıp
PD: Temerrüt Olasılığı
LGD: Temerrüt Halinde Zarar
EAD: Temerrüt Anında Risk Bakiyesi
Örnek: PD=%1, LGD=%50, EAD=100.000 TL ise BK = 0,01 * 0,50 * 100.000 = 500 TL
Altman Z-Skor Formülü
$Z = 1,2X_1 + 1,4X_2 + 3,3X_3 + 0,6X_4 + 1,0X_5$
X1: İşletme Sermayesi / Toplam Varlıklar
X2: Dağıtılmayan Kârlar / Toplam Varlıklar
X3: FVÖK / Toplam Varlıklar
X4: Özsermaye Pazar Değeri / Borç Defter Değeri
X5: Satışlar / Toplam Varlıklar

Önemli Noktalar

  • Satış hacmi 50M TL üstü kurumsal, 5-50M arası ticari, 3-5M arası küçük, 1-3M arası mikro işletme olarak sınıflandırılır.
  • Altman Z-skoru 1.81'in altında ise batma olasılığı çok yüksek, 2.99'un üstünde ise çok düşüktür.
  • Kredi notlama modellerinde 'olgunlaşma dönemi' için firmanın en az 12-18 ay gözlemlenmesi şarttır.
  • Perakende kredilerde risk kontrolü fiyatlama ile değil, kredi tayınlaması (nota göre limit belirleme) ile yapılır.
  • Kredi derecelendirme (Rating) notları kamuya açıktır ve bu bilgiye ulaşmak için bir bedel ödenmesi gerekmez.
  • Eylül 2016 itibarıyla Türkiye'de tüketici kredilerinin %65'ini ihtiyaç, %32'sini konut kredileri oluşturmaktadır.
  • K-S Testinde iki grubun kümülatif olasılıkları arasındaki fark ne kadar yüksekse modelin ayrıştırma gücü o kadar yüksektir.
  • Basel standart yönteminde kredi riski ölçümü, bağımsız derecelendirme şirketlerinin sunduğu ratinglere dayandırılır.
  • Türkiye'de Kurumsal İşletme sınırı 50 milyon TL yıllık satış hacmidir.
  • Perakende kredilerde risk, faizle değil kredi tayınlaması (miktar sınırlaması) ile yönetilir.
  • Validasyon süreci: Backtesting, Benchmarking, Kalibrasyon ve Stres Testi aşamalarından oluşur.
  • K-S Testi modelin ayrıştırma gücünü, Kalibrasyon ise isabet derecesini ölçer.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kredi notlaması (scoring) ile derecelendirmeyi (rating) karıştırmak; notlama sayısal/olasılıksal, derecelendirme sembolik/görüş bazlıdır.
  • Altman Z-skoru sonucunu doğrudan bir olasılık (PD) sanmak; Z bir olasılık değil, bir risk göstergesidir.
  • Perakende kredilerde riskli müşteriye daha yüksek faiz uygulandığını düşünmek; perakende kredilerde risk genellikle miktar (tayınlama) ile kontrol edilir.

Temel Kavramlar

  • Validasyon: Bir derecelendirme modelinin kredi verilmeden önce batan ve batmayan müşterileri ayrıştırma gücü ile ölçülen PD'lerin gerçek PD'lere yakınlığını (kalibrasyon) sınayan kantitatif değerlendirme sürecidir.
  • Stres Testi: Olumsuz ekonomik koşulların simülasyonu yoluyla kredi notlarındaki olası değişimlerin ve bu değişimler neticesinde oluşacak olası zararların ölçülmesine yönelik senaryo bazlı çalışmalardır.
  • Kolmogorov-Smirnov (K-S) Testi: Batan ve batmayan kredi gruplarına ait notların kümülatif nisbi frekans dağılımları arasındaki farkı ölçen, fark ne kadar yüksekse modelin ayrıştırma gücünün o kadar iyi olduğunu gösteren testtir.
  • Gini Katsayısı: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alanın, doğrunun altındaki toplam alana bölünmesiyle hesaplanan, 1'e yaklaştıkça mükemmel ayrıştırmayı, 0'da ise başarısızlığı ifade eden istatistiksel ölçüttür.
  • I. Tip Hata: Kredi değerliliği aslında yüksek olan (batmayacak) müşterilerin, model tarafından yanlışlıkla yüksek batma olasılığı grubunda gösterilmesi durumudur.
  • II. Tip Hata: Kredi değerliliği düşük olan (batacak) müşterilerin, model tarafından hatalı bir şekilde düşük batma olasılığı grubunda sınıflandırılmasıdır.
  • AUC (Area Under Curve): ROC eğrisinin altında kalan alan olup, 0.5 değeri modelin yazı-tura kadar etkisiz olduğunu, 1 değeri ise batan ve batmayanları %100 doğru ayrıştırdığını gösterir.
  • Jenerik Modeller: Altman Z-skor gibi finansal kuruluşa özel olmayan genel yöntemlerdir; veri eksikliği durumunda sadece perakende kredilerde geçici olarak kullanılması önerilir.
  • Uzman Modeller: İstatistiksel veri yetersizliği durumunda bankanın kendi stratejileri ve ülke kısıtlarına göre geliştirilen, valide edildiklerinde Basel koşullarını karşılayabilen nitelikteki modellerdir.
  • Davranış Not Çizelgesi: Bankayla hali hazırda çalışan müşterilerin ödeme alışkanlıklarına dair iç verilerle oluşturulan ve ayrıştırma gücü yeni başvuru çizelgelerine göre çok daha yüksek olan modellerdir.
  • Cari Oran: Dönen varlıkların kısa vadeli borçlara bölünmesiyle hesaplanan, 1'in altında olması durumunda firmanın kısa vadeli borç ödeme sorunu yaşayabileceğine işaret eden likidite göstergesidir.
  • Asit Test Oranı: Dönen varlıklardan stokların çıkarılarak kısa vadeli borçlara oranlanmasıyla bulunan, stokların paraya dönüşme riskini dışlayan daha tutucu bir likidite ölçümüdür.
  • Finansal Kaldıraç: Borç maliyetinin aktif kârlılığının altında kalması durumunda özsermaye kârlılığını artıran ancak borç miktarı arttıkça firmanın iflas riskini de yükselten finansal mekanizmadır.
  • Devir Hızı Oranları: Firmanın aktiflerini (stok, alacak vb.) ne kadar etkin kullandığını ve bu varlıkların ne kadar sürede satış yoluyla nakde dönüştüğünü ölçen faaliyet oranlarıdır.
  • Ayrıştırma Gücü: Modelin batan ve batmayan müşterileri birbirinden ayırabilme yeteneği.
  • Kalibrasyon: Tahmin edilen temerrüt olasılıklarının (PD) gerçekte gözlenenlerle uyumu.
  • K-S Testi: İki grubun kümülatif frekans dağılımları arasındaki maksimum farkı ölçen test.
  • Gini Katsayısı: Lorenz eğrisi kullanılarak hesaplanan, 0 ile 1 arası değer alan ayrıştırma ölçütü.
  • ROC ve AUC: Hata türleri üzerinden model performansını ölçen eğri ve altındaki alan.
  • Cari Oran: Dönen varlıkların kısa vadeli borçları karşılama oranı ($Dönen Varlık / KVB$).
  • Finansal Kaldıraç: Borç kullanımının özsermaye kârlılığı üzerindeki artırıcı etkisi.

Önemli Formüller

Gini Katsayısı (Alan Bazlı)
$Gini = A / (A + B) = 2A$
A: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alan
B: Lorenz eğrisi altında kalan alan
Örnek: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alan (A) 0.35 ise, Gini katsayısı 2 * 0.35 = 0.70 olur.
Gini Katsayısı (Matematiksel)
$G = |1 - \sum_{K=0}^{n-1} (X_{K+1} - X_K)(Y_{K+1} + Y_K)|$
G: Gini katsayısı
X: Borçluların kümülatif yüzdesi
Y: Batan firmaların kümülatif yüzdesi
K: Rating notları
Cari Oran
$Cari Oran = Dönen Varlıklar / Kısa Vadeli Borçlar$
Dönen Varlıklar: Bir yıl içinde nakde dönecek varlıklar
Kısa Vadeli Borçlar: Bir yıl içinde ödenecek yükümlülükler
Örnek: Dönen varlıkları 100.000 TL, kısa vadeli borçları 80.000 TL olan bir firmanın cari oranı 1.25'tir.
Asit Test Oranı
$Asit Test Oranı = (Dönen Varlıklar - Stoklar) / Kısa Vadeli Borçlar$
Stoklar: Eldeki ticari mal ve hammadde mevcudu
Örnek: 100.000 TL dönen varlığın 40.000 TL'si stok ise ve 80.000 TL borç varsa oran (100-40)/80 = 0.75 olur.
Alacak Devir Hızı
$Alacak Devir Hızı = Net Satışlar / Ticari Alacaklar$
Net Satışlar: Yıllık toplam net satış tutarı
Ticari Alacaklar: Müşterilerden olan alacaklar
Örnek: Net satışları 1.200.000 TL, ticari alacakları 200.000 TL olan firmanın alacak devir hızı 6'dır (Yılda 6 kez tahsilat).
Gini Katsayısı
$G = 2A$
A: Lorenz eğrisi ile 45 derece doğrusu arasındaki alan
Örnek: A=0,30 ise Gini=0,60
Asit Test Oranı
$AT = (Dönen Varlıklar - Stoklar) / KVB$
KVB: Kısa Vadeli Borçlar
Örnek: DV=100, Stok=40, KVB=50 ise AT = (100-40)/50 = 1,2

Önemli Noktalar

  • Gini katsayısı ve İsabet Oranı (AR) 0 ile 1 arasında değer alır; 1'e yakınlık modelin başarısını gösterir.
  • AUC değerinin 0.5 olması modelin hiçbir ayrıştırma gücü olmadığını, 1 olması ise mükemmel ayrıştırmayı ifade eder.
  • Kurumsal, ticari ve küçük işletmelere yönelik jenerik modellerin kullanılması kesinlikle tavsiye edilmez.
  • Uzman modellerin Basel standartlarına uyumu için istatistiksel yöntemlerle valide edilmeleri şarttır.
  • Davranış not çizelgeleri, bankadaki geçmiş ödeme verilerini kullandığı için başvuru çizelgelerinden daha yüksek öngörü gücüne sahiptir.
  • Cari oranın 1'in altında olması borç ödeme riski, asit test oranının düşüş trendi ise stok devir hızının yavaşlaması olarak yorumlanabilir.
  • Borç devir hızının (SMM/Ticari Borçlar) yavaşlaması, maliyetsiz kaynak kullanımı açısından olumlu olsa da aşırı uzaması ödeme sorunu sinyali olabilir.
  • Küçük işletme not çizelgelerinde hâkim ortağın ödeme davranışı ve demografik özellikleri belirleyici değişkenlerdir.
  • AUC 0,5 ise modelin hiçbir ayrıştırma gücü yoktur.
  • I. Tip Hata: İyi müşteriyi riskli sanmak; II. Tip Hata: Riskli müşteriyi iyi sanmak.
  • Finansal borçlar, maliyetli oldukları için ticari borçlardan daha risklidir.
  • Uzman modeller, yeterli veri tabanı olmayan kurumlar için idealdir.
  • Cari oranın 1'in altında olması likidite sıkıntısına işarettir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Hata: I. Tip ve II. Tip hataların karıştırılması. Doğrusu: I. Tip hata iyi müşteriyi batacak sanmak, II. Tip hata batacak müşteriyi iyi sanmaktır.
  • Hata: Verilerin Excel veya Word formatında olmasının istatistiksel model için yeterli sanılması. Doğrusu: Veriler mutlaka veri tabanı sisteminde okunabilir formatta olmalıdır.
  • Hata: Jenerik modellerin her ülkede aynı başarıyı göstereceğinin düşünülmesi. Doğrusu: Ülke koşulları farklı olduğundan jenerik modeller yerel verilerle güncellenmelidir.
  • Hata: Cari oranın yüksek olmasının her zaman mutlak iyilik hali sanılması. Doğrusu: Cari oran 1'in üzerinde olmalı ve artış trendi göstermelidir; ancak aşırı yüksek oran atıl varlık anlamına da gelebilir.
  • Hata: AUC değeri 0.5 olan bir modelin kullanışlı olduğunun sanılması. Doğrusu: 0.5 değeri yazı-tura olasılığı ile aynıdır ve bu modelin hiçbir ayrıştırma gücü yoktur.
  • Gini katsayısını sadece formül olarak ezberlemek (Lorenz eğrisiyle ilişkisini kuramamak).
  • Asit test oranında stoklar yerine alacakları düşmek.
  • Finansal kaldıraç etkisinin her zaman olumlu olduğunu sanmak (borç maliyeti aktif kârlılığından düşük olmalıdır).

Temel Kavramlar

  • Kısa Vadeli Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borç yükümlülükleri içinde kısa vadede ödenmesi gereken kısmın payını gösterir; bu oranın artması firmanın likidite riskini ve ödeme baskısını artırdığı için olumsuz bir gelişmedir.
  • Finansal Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borçlar içinde en yüksek maliyetli olan banka kredisi gibi kalemlerin payını ölçer; bu oranın yüksek olması firmanın finansman maliyeti yükünün ve riskinin diğer firmalara göre daha fazla olduğunu gösterir.
  • Alacak Devir Hızı: Net satışların ticari alacaklara bölünmesiyle bulunan ve alacakların bir yıl içinde kaç kez tahsil edildiğini ölçen, artışı firmanın tahsilat etkinliğinin iyileştiğini gösteren bir faaliyet oranıdır.
  • Stok Devir Hızı: Satılan malın maliyetinin stoklara bölünmesiyle hesaplanan, stokların yıl içinde kaç kez paraya dönüştüğünü gösteren ve artışı stok yönetim başarısı olarak kabul edilen bir etkinlik göstergesidir.
  • Ticari Borç Devir Hızı: Satılan malın maliyetinin ticari borçlara bölünmesiyle bulunan, firmanın tedarikçilerine olan borcunu yılda kaç kez ödediğini gösteren ve yavaşlaması maliyetsiz kaynak kullanımı açısından olumlu sayılan bir orandır.
  • Sabit Varlık Devir Hızı: Net satışların net sabit varlıklara oranıdır; yapılan duran varlık yatırımlarının satış yaratma kapasitesini ölçer, oranın çok düşük olması kapasite kullanım yetersizliğine, çok yüksek olması ise varlık yetersizliğine işaret edebilir.
  • Brüt Kâr Marjı: Brüt kârın net satışlara bölünmesiyle elde edilen, satış fiyatlarının maliyetlerden daha hızlı artıp artmadığını veya üretim maliyetlerinin satışlar içindeki payının değişimini gösteren kârlılık göstergesidir.
  • Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FVÖK) Marjı: FVÖK rakamının satışlara bölünmesiyle hesaplanan ve firmanın ana faaliyetlerinden elde ettiği kârın satışlar içindeki payını gösteren, aktif kârlılığı ölçümünde temel alınan bir marjdır.
  • Aktif Kârlılığı (ROA): FVÖK'ün toplam aktiflere bölünmesiyle hesaplanan, firmanın hem borç hem özsermaye ile finanse edilen tüm yatırımlarının ne kadar verimli kâr ürettiğini gösteren Du Pont analizinin temel bileşenidir.
  • Özsermaye Kârlılığı (ROE): Net kârın özsermayeye bölünmesiyle bulunan, firmanın borç maliyeti aktif kârlılığının altındaysa kaldıraç etkisiyle aktif kârlılığından daha yüksek çıkması beklenen ortaklık getirisi göstergesidir.
  • Reel Satış Artışı: Nominal satış artışının enflasyon etkisinden arındırılmasıyla hesaplanan ve firmanın piyasadaki gerçek büyüme performansını ölçen, yüksek enflasyonlu dönemlerde analizin temelini oluşturan göstergedir.
  • Nakit Akım Analizi: Tahakkuk esasına göre hazırlanan finansal tabloların nakit bazına dönüştürülerek firmanın bir dönemde yarattığı nakdin kaynaklarını ve kullanım yerlerini (faaliyet, yatırım, finansman) gösteren analiz yöntemidir.
  • Finansman Hareketleri: Kısa vadeli finansal borç, uzun vadeli finansal borç ve nakit bazlı sermaye artışının toplamından oluşan, firmanın faaliyet ve yatırım kaynaklı nakit açıklarını nasıl kapattığını gösteren kalemler bütünüdür.
  • Finansal Tablo Makyajı: Kredi müşterilerinin finansal tabloları daha olumlu göstermek amacıyla finansman giderlerini aktifleştirmesi veya amortisman ayırmaması gibi yöntemlerle rasyoları gerçek dışı iyileştirme çabalarıdır.
  • Alacak Tahsil Süresi: 365 / (Net Satışlar / Ticari Alacaklar). Sürenin uzaması olumsuzdur.
  • Ticari Borç Devir Hızı: SMM / Ticari Borçlar. Yavaşlaması finansman avantajı sağlar.
  • Du Pont Formülü: Aktif Kârlılığı = Satış Kârlılığı × Aktif Devir Hızı.
  • Reel Satış Artışı: Nominal artışın enflasyondan arındırılmış gerçek büyüme oranı.
  • FVÖK (EBIT): Faiz ve Vergi Öncesi Kâr; aktiflerin toplam verimliliğini ölçer.

Önemli Formüller

Alacak Devir Hızı ve Tahsil Süresi
$Alacak Devir Hızı = Net Satışlar / Ticari Alacaklar$; $Tahsil Süresi = 365 / Alacak Devir Hızı$
Net Satışlar: Gelir tablosundaki net satış hasılatı
Ticari Alacaklar: Bilançodaki kısa vadeli ticari alacaklar
Örnek: Net satışları 100.000 TL ve ticari alacakları 20.000 TL olan bir firmanın devir hızı 5, tahsil süresi 73 gündür.
Stok Devir Hızı ve Elde Tutma Süresi
$Stok Devir Hızı = SMM / Stoklar$; $Elde Tutma Süresi = 365 / Stok Devir Hızı$
SMM: Satılan Malın Maliyeti
Stoklar: Bilançodaki stok tutarı
Örnek: SMM tutarı 80.000 TL ve stokları 10.000 TL olan firmanın stokları yılda 8 kez devrediyor demektir.
Aktif Kârlılığı (Du Pont Formülü)
$Aktif Kârlılığı = (FVÖK / Satışlar) \times (Satışlar / Toplam Aktifler)$
FVÖK: Faiz ve Vergi Öncesi Kâr
Satışlar: Net Satışlar
Toplam Aktifler: Bilanço aktif toplamı
Örnek: Kâr marjı %10 ve aktif devir hızı 2 olan bir firmanın aktif kârlılığı %20'dir.
Reel Satış Artışı
$Reel Satış Artışı = [(1 + Nominal Artış) / (1 + Enflasyon Oranı)] - 1$
Nominal Artış: Satışlardaki parasal artış oranı
Enflasyon Oranı: Dönem içi fiyat artış hızı
Örnek: Satışları %50 artan bir firmada enflasyon %25 ise reel büyüme %20'dir.
Özsermaye Kârlılığı (Kaldıraçlı)
$ROE = ROA + (Borç / Özsermaye) \times (ROA - Borç Maliyeti)$
ROE: Özsermaye Kârlılığı
ROA: Aktif Kârlılığı
Borç Maliyeti: Yabancı kaynakların faiz maliyeti
Örnek: ROA %15, borç maliyeti %10 ve Borç/Özsermaye oranı 2 ise ROE %25 olur.
Aktif Kârlılığı (ROA)
$$ROA = \frac{FVÖK}{Toplam Aktifler}$$
FVÖK: Faiz ve Vergi Öncesi Kâr
Aktifler: Toplam Varlıklar
Reel Büyüme Oranı
$$R = \frac{1+n}{1+e} - 1$$
n: Nominal artış oranı
e: Enflasyon oranı

Önemli Noktalar

  • Ticari borç devir hızının yavaşlaması, maliyetsiz kaynak kullanım süresini uzattığı için aktif kalemlerin aksine olumlu bir durumdur; ancak sürenin aşırı uzaması ödeme sorunu sinyali olabilir.
  • Aktif kârlılığı ile borç maliyeti arasındaki fark negatifse, özsermaye kârlılığı aktif kârlılığından düşük olur ve bu durum yüksek iflas riski taşır.
  • Nakit bazlı faiz kazanma oranının (Faaliyetlerden Yaratılan Nakit / Faiz) 1'den küçük olması, firmanın faiz ödemek için yeniden borçlanmak zorunda olduğunu gösterir.
  • Finansman giderlerinin stoklarda aktifleştirilmesi durumunda stok devir hızı gerçekte olduğundan daha yavaş, brüt kâr marjı ise daha yüksek görünür.
  • Sermaye artışı nakit akım tablosuna dahil edilirken, nakit girişi yaratmayan bedelsiz sermaye artışları toplam tutardan düşülmelidir.
  • Faiz ve Vergi Öncesi Kâr (FVÖK) marjı ile faaliyet kâr marjı arasında büyük fark olması, firmanın ana faaliyeti dışındaki kalemlerden gelir yarattığına işaret eder ve dikkatle incelenmelidir.
  • Reel büyüme kriterleri, kâr marjı trendleri ile birlikte değerlendirilmediğinde yanıltıcı olabilir; en ideal durum kârlar reel büyürken marjların da artmasıdır.
  • Finansal borçların satışları finanse etme oranının (Kısa Vadeli Finansal Borç / Satışlar) yükselmesi, iflas riskini artıran son derece olumsuz bir gelişmedir.
  • Finansal borçların toplam borç içindeki payının artması riski artırır.
  • Aktif kârlılığı borç maliyetinden yüksekse kaldıraç etkisi olumludur.
  • Nakit akım tablosunda amortisman kâra geri eklenir çünkü nakit çıkışı değildir.
  • Grup içi varlık satışları suni kâr yaratmak için kullanılan bir makyaj yöntemidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Aktif devir hızlarındaki yavaşlamanın olumsuz algılanması gibi borç devir hızındaki yavaşlamanın da olumsuz sanılması (Doğrusu: Borç devir hızının yavaşlaması maliyetsiz kaynak kullanımı sağladığı için genellikle olumludur).
  • Enflasyonist ortamlarda sadece nominal satış artışına bakılması (Doğrusu: Paranın satın alma gücü değiştiği için mutlaka reel satış artışı hesaplanmalıdır).
  • Aktif kârlılığı hesaplanırken net kârın kullanılması (Doğrusu: Aktiflerin gerçek getirisini ölçmek için faiz yükü öncesi rakam olan FVÖK kullanılmalıdır).
  • Finansman giderlerinin aktifleştirilmesinin sadece kârı etkilediğinin sanılması (Doğrusu: Bu işlem aynı zamanda stok devir hızı veya sabit varlık devir hızı gibi faaliyet oranlarını da yapay olarak değiştirir).
  • Nakit akım tablosunda her sermaye artışının nakit girişi olarak kaydedilmesi (Doğrusu: Sadece nakit karşılığı yapılan artışlar dikkate alınmalı, bedelsiz artışlar elenmelidir).
  • Ticari borç devir hızını hesaplarken SMM yerine Net Satışları kullanmak.
  • Kısa vadeli borç artışını her zaman olumlu bir likidite kaynağı sanmak.
  • Nominal satış artışını enflasyondan arındırmadan başarı kriteri olarak görmek.
7

Finansal Analiz, Oran Analizi ve Nakit Akım Yönetimi

Temel Kavramlar

  • Kısa Vadeli Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borç yükümlülükleri içinde kısa vadede ödenmesi gereken kısmın payını gösterir; bu oranın artması firmanın likidite riskini ve ödeme baskısını artırdığı için olumsuz bir gelişmedir.
  • Finansal Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borçlar içinde en yüksek maliyetli olan banka kredisi gibi kalemlerin payını ölçer; bu oranın yüksek olması firmanın finansman maliyeti yükünün ve riskinin diğer firmalara göre daha fazla olduğunu gösterir.
  • Alacak Devir Hızı: Net satışların ticari alacaklara bölünmesiyle bulunan ve alacakların bir yıl içinde kaç kez tahsil edildiğini ölçen, artışı firmanın tahsilat etkinliğinin iyileştiğini gösteren bir faaliyet oranıdır.
  • Stok Devir Hızı: Satılan malın maliyetinin stoklara bölünmesiyle hesaplanan, stokların yıl içinde kaç kez paraya dönüştüğünü gösteren ve artışı stok yönetim başarısı olarak kabul edilen bir etkinlik göstergesidir.

Önemli Formüller

Alacak Devir Hızı ve Tahsil Süresi: $Alacak Devir Hızı = Net Satışlar / Ticari Alacaklar$; $Tahsil Süresi = 365 / Alacak Devir Hızı$
Stok Devir Hızı ve Elde Tutma Süresi: $Stok Devir Hızı = SMM / Stoklar$; $Elde Tutma Süresi = 365 / Stok Devir Hızı$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

8

Finansal Analiz, Oran Analizi ve Nakit Akım Yönetimi • Finansal Analiz, Nakit Akım Tablosu ve Kredi Derecelendirme Metodolojisi

Temel Kavramlar

  • Kısa Vadeli Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borç yükümlülükleri içinde kısa vadede ödenmesi gereken kısmın payını gösterir; bu oranın artması firmanın likidite riskini ve ödeme baskısını artırdığı için olumsuz bir gelişmedir.
  • Finansal Borç/Toplam Borç Oranı: Toplam borçlar içinde en yüksek maliyetli olan banka kredisi gibi kalemlerin payını ölçer; bu oranın yüksek olması firmanın finansman maliyeti yükünün ve riskinin diğer firmalara göre daha fazla olduğunu gösterir.
  • Alacak Devir Hızı: Net satışların ticari alacaklara bölünmesiyle bulunan ve alacakların bir yıl içinde kaç kez tahsil edildiğini ölçen, artışı firmanın tahsilat etkinliğinin iyileştiğini gösteren bir faaliyet oranıdır.
  • Stok Devir Hızı: Satılan malın maliyetinin stoklara bölünmesiyle hesaplanan, stokların yıl içinde kaç kez paraya dönüştüğünü gösteren ve artışı stok yönetim başarısı olarak kabul edilen bir etkinlik göstergesidir.

Önemli Formüller

Alacak Devir Hızı ve Tahsil Süresi: $Alacak Devir Hızı = Net Satışlar / Ticari Alacaklar$; $Tahsil Süresi = 365 / Alacak Devir Hızı$
Stok Devir Hızı ve Elde Tutma Süresi: $Stok Devir Hızı = SMM / Stoklar$; $Elde Tutma Süresi = 365 / Stok Devir Hızı$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

9

Finansal Analiz, Nakit Akım Tablosu ve Kredi Derecelendirme Metodolojisi • Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi

Temel Kavramlar

  • Cari Oran: İşletmenin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını karşılama kapasitesini ölçen likidite oranıdır; metindeki örneklerde 1.00 seviyesi kritik bir eşik olarak görülmektedir.
  • Yatırım Yapılabilir Seviye (Investment Grade): S&P ve Fitch'e göre BBB- ve üzeri, Moody’s’e göre Baa3 ve üzeri notları kapsayan, kurumsal yatırımcıların erişimi için kritik olan güvenli kredi kategorisidir.
  • Spekülatif Seviye (Junk/Non-investment Grade): Yüksek getiri vaat eden ancak temerrüt riski yüksek olan, BB+ (S&P/Fitch) veya Ba1 (Moody’s) ve altındaki notları kapsayan yatırım sınıfıdır.
  • Rating Görünümü (Rating Outlook): Kredi notunun kısa vadede hangi yöne evrilebileceğini gösteren; pozitif, durağan, negatif veya gelişmekte olan şeklinde dört kategoride sunulan bir uzantıdır.

Önemli Formüller

Nakit Bazlı Faiz Karşılama Oranı: $Nakit Bazlı Faiz Karşılama Oranı = \frac{Faaliyetlerden Yaratılan Nakit}{Faiz Giderleri}$
Nakit Bazlı Borç Servis Oranı: $Nakit Bazlı Borç Servis Oranı = \frac{Faaliyetlerden Yaratılan Nakit}{Finansal Yükümlülükler}$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

10

Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi

Temel Kavramlar

  • Menkul Kıymetleştirme (Seküritizasyon): Konut veya otomobil kredisi gibi finansal varlıkların bir araya getirilip havuz oluşturularak yeniden yapılandırılmasıyla ayrı bir borç enstrümanı yaratılması sürecidir.
  • Özel Amaçlı Birim (SPE): Aranjör tarafından yaratılan, menkul kıymetleri yatırımcılara satarak kredilerin satın alınması için gereken fonu temin eden ve menkulleştirme işlemini gerçekleştiren birimdir.
  • Dilim Oluşturma (Tranching): Risk farklılıkları gözetilmeden oluşturulan bir tahvil havuzunun, ödemedeki öncelik sıralamasına göre farklı risk ve faiz seviyelerine sahip sınıflara ayrılması işlemidir.
  • Öncelikli Dilim (Senior Tranch): Ödemede en öncelikli sırada yer alan, bu sebeple en düşük kredi riskini taşıyan ve yatırımcısına en düşük faiz oranını sunan menkul kıymet dilimidir.

Önemli Formüller

Tier I Sermaye Yeterliliği Oranı: $Tier I Oranı = \frac{Ana Sermaye}{Risk Ağırlıklı Varlıklar} \ge \%4$
Faaliyetlerden Yaratılan Fonlar (FFO): $FFO = EBITDA - Faiz - Vergi$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

11

Banka Derecelendirme Metodolojileri ve Rating Performans Analizi • Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetleri ve Basel Standartları

Temel Kavramlar

  • Menkul Kıymetleştirme (Seküritizasyon): Konut veya otomobil kredisi gibi finansal varlıkların bir araya getirilip havuz oluşturularak yeniden yapılandırılmasıyla ayrı bir borç enstrümanı yaratılması sürecidir.
  • Özel Amaçlı Birim (SPE): Aranjör tarafından yaratılan, menkul kıymetleri yatırımcılara satarak kredilerin satın alınması için gereken fonu temin eden ve menkulleştirme işlemini gerçekleştiren birimdir.
  • Dilim Oluşturma (Tranching): Risk farklılıkları gözetilmeden oluşturulan bir tahvil havuzunun, ödemedeki öncelik sıralamasına göre farklı risk ve faiz seviyelerine sahip sınıflara ayrılması işlemidir.
  • Öncelikli Dilim (Senior Tranch): Ödemede en öncelikli sırada yer alan, bu sebeple en düşük kredi riskini taşıyan ve yatırımcısına en düşük faiz oranını sunan menkul kıymet dilimidir.

Önemli Formüller

Tier I Sermaye Yeterliliği Oranı: $Tier I Oranı = \frac{Ana Sermaye}{Risk Ağırlıklı Varlıklar} \ge \%4$
Faaliyetlerden Yaratılan Fonlar (FFO): $FFO = EBITDA - Faiz - Vergi$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

12

Sermaye Piyasasında Derecelendirme Faaliyetleri ve Basel Standartları • Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları

Temel Kavramlar

  • Derecelendirme: İşletmelerin risk durumlarının ve borçluluğu temsil eden araçların yükümlülüklerini vadelerinde karşılayabilirliğinin bağımsız kuruluşlarca sınıflandırılmasıdır.
  • Derecelendirme Komitesi: Derecelendirme notunu uzmanlardan gelen bilgiler ışığında, yayımlanan metodolojiye uygun olarak belirleyen ve en az 3 üyeden oluşan yetkili kuruldur.
  • Bağımsızlık İlkesi: Derecelendirme kuruluşunun, hizmet verdiği müşteriye aynı dönemde ve izleyen 2 yıl boyunca danışmanlık veya çıkar çatışması yaratacak hizmet verememesidir.
  • Derecelendirme Uzmanı: Lisans mezunu, ilgili finansal alanlarda en az 3 yıl deneyimli ve Kurulca verilen gerekli lisans belgesine sahip olan teknik personeldir.

Önemli Formüller

Fitch FVAKÖK (Operating Contribution): $Toplam Gelirler - Faaliyet Giderleri + Amortisman + Uzun Vadeli Kiralar$
Fitch FFO (Faaliyetlerden Sağlanan Fon Akışı): $EBITDA - Faiz - Vergi$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

13

Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları

Temel Kavramlar

  • Kredi Dönüştürme Oranı (KDO): Bilanço dışı yükümlülüklerin risk ağırlıklarıyla çarpılmadan önce, nakdi kredi eşdeğerine dönüştürülmesini sağlayan ve %0 ile %100 arasında değişen katsayılardır.
  • Sermaye Yeterliliği Oranı (SYO): Bankanın sermaye tabanının; kredi, piyasa ve operasyonel riske esas tutarlar toplamına bölünmesiyle elde edilen ve asgari %8 olması gereken yasal rasyodur.
  • Operasyonel Risk: Yetersiz veya başarısız banka içi süreçler, kişiler, sistemler veya dışsal olaylardan kaynaklanan zarar olasılığıdır; Basel II ile sermaye hesabına dahil edilmiştir.
  • Temerrüt Olasılığı (PD): Borçlunun sözleşme ile belirlenen faiz veya anapara yükümlülüklerini vadesi geldiğinde yerine getirememe ihtimalini ifade eden içsel derecelendirme parametresidir.

Önemli Formüller

Basel I SYSO Hesaplaması: $SYSO = \frac{Sermaye Tabanı}{\sum (Risk Ağırlığı \times Varlık Tutarı)}$
Basel II Sermaye Yeterliliği Oranı: $SYO = \frac{Sermaye Tabanı}{KRET + PRET + ORET} \ge \%8$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

14

Basel I ve Basel II Sermaye Yeterliliği Standartları • Piyasa Riski ve Operasyonel Risk Yönetimi (Basel II)

Temel Kavramlar

  • Kredi Dönüştürme Oranı (KDO): Bilanço dışı yükümlülüklerin risk ağırlıklarıyla çarpılmadan önce, nakdi kredi eşdeğerine dönüştürülmesini sağlayan ve %0 ile %100 arasında değişen katsayılardır.
  • Sermaye Yeterliliği Oranı (SYO): Bankanın sermaye tabanının; kredi, piyasa ve operasyonel riske esas tutarlar toplamına bölünmesiyle elde edilen ve asgari %8 olması gereken yasal rasyodur.
  • Operasyonel Risk: Yetersiz veya başarısız banka içi süreçler, kişiler, sistemler veya dışsal olaylardan kaynaklanan zarar olasılığıdır; Basel II ile sermaye hesabına dahil edilmiştir.
  • Temerrüt Olasılığı (PD): Borçlunun sözleşme ile belirlenen faiz veya anapara yükümlülüklerini vadesi geldiğinde yerine getirememe ihtimalini ifade eden içsel derecelendirme parametresidir.

Önemli Formüller

Basel I SYSO Hesaplaması: $SYSO = \frac{Sermaye Tabanı}{\sum (Risk Ağırlığı \times Varlık Tutarı)}$
Basel II Sermaye Yeterliliği Oranı: $SYO = \frac{Sermaye Tabanı}{KRET + PRET + ORET} \ge \%8$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

15

Piyasa Riski ve Operasyonel Risk Yönetimi (Basel II) • Operasyonel Risk Yönetimi ve Basel Düzenlemeleri

Temel Kavramlar

  • Genel Piyasa Riski: Bankanın alım-satım hesaplarındaki borçlanma araçları, hisse senetleri ve döviz pozisyonlarının değerinde faiz, fiyat ve kur dalgalanmaları nedeniyle oluşabilecek zarar riskidir.
  • Spesifik Risk: Piyasa hareketlerinden bağımsız olarak, finansal aracı ihraç veya garanti eden kuruluşun yönetimsel ve mali yapısından kaynaklanan, faizli araçlar ve hisse senetlerine özgü zarar riskidir.
  • Vade Merdiveni Tablosu: Faiz oranı riski sermaye gereksinimini hesaplamak için kullanılan, pozisyonları vade dilimlerine ayırarak standart oranlarla çarpılmasını sağlayan bir yöntemdir.
  • Dikey Sermaye Gereksinimi: Vade merdiveni yönteminde, aynı vade dilimi içindeki ağırlıklandırılmış uzun ve kısa pozisyonlardan mutlak değerce küçük olanı üzerinden hesaplanan sermaye yükümlülüğüdür.

Önemli Formüller

Hisse Senedi Genel Piyasa Riski Sermaye Gereksinimi: $Hisse Senedi GPR = (Uzun Pozisyon - |Kısa Pozisyon|) \times \%8$
Kur Riski Sermaye Gereksinimi: $Kur Riski = Maks(Uzun Net Pozisyonlar Toplamı, |Kısa Net Pozisyonlar Toplamı|) \times \%8$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

16

Operasyonel Risk Yönetimi ve Basel Düzenlemeleri • Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri

Temel Kavramlar

  • Operasyonel Risk: Yetersiz veya başarısız iç süreçlerden, insanlardan, sistemlerden ve dışsal olaylardan kaynaklanan zarar riskidir; teknolojik riskleri de kapsar ve Basel II ile sermaye yükümlülüğüne tabi kılınmıştır.
  • Temel Gösterge Yaklaşımı (TGY): Operasyonel risk sermaye yükümlülüğünü, bankanın son üç yıllık pozitif brüt gelir ortalamasının %15'i olarak hesaplayan en basit ölçüm yöntemidir.
  • Brüt Gelir (BG): Net faiz geliri ile net faiz dışı gelirlerin toplamıdır; faaliyet giderlerini içerirken menkul kıymet alım-satım kâr/zararını ve olağandışı gelirleri kapsam dışı bırakır.
  • Standart Yaklaşım (SY): Banka faaliyetlerini 8 iş ünitesine ayıran ve her ünite için Basel Komitesi tarafından belirlenen %12, %15 veya %18'lik beta katsayılarını kullanan orta düzey risk ölçüm yöntemidir.

Önemli Formüller

Brüt Gelir Formülü: $BG = Net Faiz Geliri + Net Faiz Dışı Gelir$
Temel Gösterge Yaklaşımı (TGY) Sermaye Gereksinimi: $KTGY = [\sum_{i=1}^{n} (BG_i \times \alpha)] / n$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

17

Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri

Temel Kavramlar

  • Likidite Ufku: Pozisyonların korunması için gereken süreyi ifade eden ve Basel Komitesi tarafından asgari süresi üç ay olarak belirlenmiş olan zaman dilimidir.
  • Korelasyon Alım-Satım Portföyü: Varlığa dayalı menkul kıymet (ABS) ve teminatlandırılmış borç yükümlülüğü (CDO) gibi, farklı varlıkların temerrüt riskleri arasındaki korelasyona duyarlı araçlardan oluşan portföydür.
  • Çekirdek Sermaye (CET1): Ödenmiş sermaye ve dağıtılmamış kârlardan oluşan, bankanın en yüksek kaliteli sermaye bileşeni olup risk ağırlıklı varlıkların en az %4,5'i oranında bulundurulması zorunludur.
  • Sermaye Koruma Tamponu (CCB): Stresli ekonomik koşullarda kullanılmak üzere normal zamanlarda çekirdek sermayeden karşılanmak üzere %2,5 oranında bulundurulması gereken ek sermaye yükümlülüğüdür.

Önemli Formüller

Piyasa Riski Sermaye Gereksinimi (Basel 2.5): $maks(RMD_{t-1} + (m_c+ b) \times \sum RMD_{t-i}/60) + maks(sRMD_{t-1}, (m_s+ b) \times \sum sRMD_{t-i}/60) + IRC + maks(CRM, Floor) + SC$
Likidite Karşılama Oranı (LCR): $Yüksek Kaliteli Likit Varlık Stoku / Gelecek 30 Gün İçindeki Toplam Net Nakit Çıkışları \geq %100$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

18

Basel III Düzenlemeleri, Sermaye Yeterliliği ve Risk Ölçüm Yöntemleri • Portföy Teorisi, Finansal Varlık Fiyatlama ve Kredi Riski Yönetimi

Temel Kavramlar

  • Likidite Ufku: Pozisyonların korunması için gereken süreyi ifade eden ve Basel Komitesi tarafından asgari süresi üç ay olarak belirlenmiş olan zaman dilimidir.
  • Korelasyon Alım-Satım Portföyü: Varlığa dayalı menkul kıymet (ABS) ve teminatlandırılmış borç yükümlülüğü (CDO) gibi, farklı varlıkların temerrüt riskleri arasındaki korelasyona duyarlı araçlardan oluşan portföydür.
  • Çekirdek Sermaye (CET1): Ödenmiş sermaye ve dağıtılmamış kârlardan oluşan, bankanın en yüksek kaliteli sermaye bileşeni olup risk ağırlıklı varlıkların en az %4,5'i oranında bulundurulması zorunludur.
  • Sermaye Koruma Tamponu (CCB): Stresli ekonomik koşullarda kullanılmak üzere normal zamanlarda çekirdek sermayeden karşılanmak üzere %2,5 oranında bulundurulması gereken ek sermaye yükümlülüğüdür.

Önemli Formüller

Piyasa Riski Sermaye Gereksinimi (Basel 2.5): $maks(RMD_{t-1} + (m_c+ b) \times \sum RMD_{t-i}/60) + maks(sRMD_{t-1}, (m_s+ b) \times \sum sRMD_{t-i}/60) + IRC + maks(CRM, Floor) + SC$
Likidite Karşılama Oranı (LCR): $Yüksek Kaliteli Likit Varlık Stoku / Gelecek 30 Gün İçindeki Toplam Net Nakit Çıkışları \geq %100$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

19

Portföy Teorisi, Finansal Varlık Fiyatlama ve Kredi Riski Yönetimi • Hisse Senedi Değerlemesi, Operasyonel Risk ve Kredi Derecelendirme Esasları

Temel Kavramlar

  • Sistematik Risk (Beta): Piyasa genelindeki değişimlerden kaynaklanan, çeşitlendirme ile yok edilemeyen ve varlığın pazar getirisine olan duyarlılığını ölçen risk bileşenidir.
  • Sistematik Olmayan Risk: Varlığa özgü faktörlerden kaynaklanan ve portföye aralarındaki korelasyon birden küçük varlıklar eklenerek (çeşitlendirme) tamamen giderilebilen risktir.
  • Piyasa Portföyü: Ekonomideki tüm finansal varlıkları içeren, tam çeşitlendirilmiş olduğu için sistematik olmayan risk taşımayan ve betası 1 kabul edilen teorik portföydür.
  • Finansal Varlık Pazar Doğrusu (FVPD): Denge koşullarında bir varlığın beklenen getirisi ile sistematik riski (betası) arasındaki doğrusal ilişkiyi gösteren, risksiz faiz oranından başlayan doğrudur.

Önemli Formüller

Varlık Toplam Riski: $\sigma_i^2 = \beta_i^2 \sigma_M^2 + \sigma^2(e_i)$
Finansal Varlık Fiyatlama Modeli (FVDM): $R_i = R_f + (R_M - R_f) \beta_i$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

20

Hisse Senedi Değerlemesi, Operasyonel Risk ve Kredi Derecelendirme Esasları

Temel Kavramlar

  • Beklenen Getiri: Bir hisse senedinin beklenen fiyatı ve temettü toplamından cari fiyatın çıkarılıp cari fiyata bölünmesiyle hesaplanan tahmini kazanç oranıdır.
  • Düşük Fiyatlanmış Hisse: Beklenen getirisi, Fiyat Varlıkları Değerleme Modeli (FVDM) ile hesaplanan getiriden yüksek olan ve fiyatının artması beklenen varlıklardır.
  • Yüksek Fiyatlanmış Hisse: Beklenen getirisi, modelle hesaplanan teorik getirinin altında kalan ve piyasa dengelenirken fiyatının düşmesi beklenen aşırı değerli varlıklardır.
  • Operasyonel Risk (İnsan): Banka çalışanlarının kötü niyetli yolsuzlukları, kasıtsız hataları, iş kanununa aykırı davranışları veya anahtar personel eksikliğinden kaynaklanan risklerdir.

Önemli Formüller

Beklenen Getiri Formülü: $E(R_i) = \frac{Beklenen Fiyat + Beklenen Temettü - Cari Fiyat}{Cari Fiyat}$
Hisse Senedi Beklenen Getirisi: $E(R_i) = \frac{P_1 + D_1 - P_0}{P_0}$

Bu bölüm lisans (premium) ile açılır. Ücretsiz hesap açık bölümleri okumaya ve deneme sorularını çözmeye devam etmenizi sağlar.

Bu Dersi Öğrenmeye Başla

İnteraktif sorular, detaylı açıklamalar ve ilerleme takibi ile sınava hazırlan.