Deneyiminizi iyileştirmek, site trafiğini analiz etmek ve reklamları kişiselleştirmek için çerezler kullanıyoruz.
Detaylar için Gizlilik Politikası'nı inceleyebilirsiniz.
Ekonomi: Sınırsız ihtiyaçların sınırlı kaynaklar ile en iyi nasıl karşılanması gerektiğini, mal ve hizmetlerin üretim, tüketim ve bölüşüm süreçlerini inceleyen sosyal bir bilim dalıdır.
Normatif Ekonomi: Ekonomik problemlerin çözümüne yönelik 'ne olması gerektiğini' tartışan, değer yargıları içeren ve işsizlik veya büyüme hedefleri gibi konuları ele alan yaklaşımdır.
Pozitif Ekonomi: Sebep-sonuç ilişkileri doğrultusunda 'ne olduğunu' inceleyen, teori ve kanunlar çerçevesinde objektif analizler yaparak reel faizlerin tüketim üzerindeki etkisi gibi konuları araştıran daldır.
Ceteris Paribus: İktisadi bir parametrenin belirli bir değişkenden nasıl etkilendiğini ölçmek amacıyla, o parametreyi etkileyen diğer tüm değişkenlerin sabit varsayıldığı analiz yöntemidir.
Kardinal Fayda: Tüketilen her bir malın sağladığı faydanın 'util' adı verilen bir birimle ölçülebileceğini ve her birey için bu faydanın objektif olduğunu savunan yaklaşımdır.
Ordinal Fayda: Faydanın sayısal olarak hesaplanamayacağını, sadece farklı mal grupları arasında bir tercih sırası (kayıtsızlık eğrileri) oluşturulabileceğini savunan sübjektif yaklaşımdır.
Marjinal Fayda: Tüketilen her bir ilave birim malın toplam fayda üzerinde yarattığı değişimdir; ihtiyaç giderildikçe bu fayda azalma eğilimi gösterir.
Azalan Marjinal Fayda Kanunu: Bir malın tüketimi arttıkça her yeni birimin sağladığı ek faydanın düşmesini ifade eder; toplam fayda maksimuma ulaştığında marjinal fayda sıfır olur.
Kayıtsızlık (Farksızlık) Eğrisi: Tüketiciye aynı tatmin düzeyini sağlayan farklı mal bileşimlerini gösteren, negatif eğimli, birbirini kesmeyen ve orijine göre dışbükey olan eğrilerdir.
Marjinal İkame Oranı (MRS): Tüketicinin aynı fayda düzeyinde kalabilmek için bir maldan bir birim daha fazla tükettiğinde diğer maldan vazgeçmek zorunda olduğu miktarı ifade eder.
Değer Paradoksu (Elmas-Su): Suyun hayati önemine rağmen bol olduğu için düşük fiyatlı, elmasın ise toplam faydası düşük olmasına rağmen nadir bulunduğu için yüksek fiyatlı olması durumudur.
Serbest Mal: Doğada bol miktarda bulunan, elde edilmesi için herhangi bir bedel ödenmeyen ve ekonomi biliminin fiyat/sahiplik gibi konularına girmeyen hava ve güneş ışığı gibi mallardır.
Ekonomi: Sınırsız ihtiyaçların sınırlı kaynaklarla karşılanmasını inceleyen bilim dalı.
Ceteris Paribus: Bir değişkenin etkisini ölçmek için diğer tüm faktörlerin sabit varsayılması.
Kardinal Fayda: Faydanın 'util' birimiyle ölçülebildiğini ve objektif olduğunu savunan yaklaşım.
Ordinal Fayda: Faydanın ölçülemediğini, sadece tercih sırasına konulabildiğini savunan yaklaşım.
Marjinal Fayda: Tüketilen son birimin toplam faydaya yaptığı katkı.
Değer Paradoksu: Suyun toplam faydası yüksek olmasına rağmen ucuz, elmasın düşük olmasına rağmen pahalı olması durumu.
Önemli Formüller
Kardinal Tüketici Dengesi
$MU_A / P_A = MU_B / P_B = MU_C / P_C$
MU: Marjinal Fayda
P: Malın Fiyatı
Örnek: A malının marjinal faydası 10 ve fiyatı 2 TL ise, denge için B malının marjinal faydası/fiyat oranı da 5 olmalıdır.
Marjinal İkame Oranı (MRS)
$MRS = - \Delta A / \Delta B$
\Delta A: A malındaki değişim miktarı
\Delta B: B malındaki değişim miktarı
Örnek: B malından 1 birim fazla almak için A malından 2 birim vazgeçiliyorsa MRS -2'dir.
Bütçe Fonksiyonu
$M = P_A \times A + P_B \times B$
M: Bireyin toplam geliri/bütçesi
P_A/P_B: Malların fiyatları
A/B: Satın alınan miktarlar
Örnek: 100 TL bütçesi olan biri, fiyatı 10 TL olan A malından 5 adet, fiyatı 5 TL olan B malından 10 adet alabilir.
Bütçe Doğrusu Eğimi
$tan d = - P_B / P_A$
P_B: Yatay eksendeki malın fiyatı
P_A: Dikey eksendeki malın fiyatı
Örnek: B malı 10 TL, A malı 20 TL ise bütçe doğrusunun eğimi -0.5 olur.
Ordinal Tüketici Dengesi
$\Delta A / \Delta B = P_B / P_A = MU_B / MU_A$
\Delta A / \Delta B: Marjinal ikame oranı
P_B / P_A: Fiyatlar oranı
MU_B / MU_A: Marjinal faydalar oranı
Örnek: Kayıtsızlık eğrisinin bütçe doğrusuna teğet olduğu noktada bu oranlar birbirine eşittir.
Kardinal Tüketici Dengesi
$MU_A / P_A = MU_B / P_B = ... = MU_n / P_n$
MU: Marjinal Fayda
P: Fiyat
Örnek: A malının MU'su 20, fiyatı 5 TL ise; B malının fiyatı 10 TL olduğunda dengede MU'su 40 olmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
Faydanın maksimum olduğu noktada marjinal faydanın da maksimum olduğunu sanmak (Aslında MU=0'dır).
Serbest malların (güneş ışığı vb.) ekonomi biliminin konusu olduğunu düşünmek.
Pozitif ve normatif ifadeleri karıştırmak (Değer yargısı içeren her ifade normatiftir).
Temel Kavramlar
Ekonomi: Sınırsız ihtiyaçların sınırlı kaynaklar ile en iyi nasıl karşılanması gerektiğini, mal ve hizmetlerin üretim, tüketim ve bölüşüm süreçlerini inceleyen sosyal bir bilim dalıdır.
Normatif Ekonomi: Ekonomik problemlerin çözümüne yönelik 'ne olması gerektiğini' tartışan, değer yargıları içeren ve işsizlik veya büyüme hedefleri gibi konuları ele alan yaklaşımdır.
Pozitif Ekonomi: Sebep-sonuç ilişkileri doğrultusunda 'ne olduğunu' inceleyen, teori ve kanunlar çerçevesinde objektif analizler yaparak reel faizlerin tüketim üzerindeki etkisi gibi konuları araştıran daldır.
Ceteris Paribus: İktisadi bir parametrenin belirli bir değişkenden nasıl etkilendiğini ölçmek amacıyla, o parametreyi etkileyen diğer tüm değişkenlerin sabit varsayıldığı analiz yöntemidir.
Kardinal Fayda: Tüketilen her bir malın sağladığı faydanın 'util' adı verilen bir birimle ölçülebileceğini ve her birey için bu faydanın objektif olduğunu savunan yaklaşımdır.
Ordinal Fayda: Faydanın sayısal olarak hesaplanamayacağını, sadece farklı mal grupları arasında bir tercih sırası (kayıtsızlık eğrileri) oluşturulabileceğini savunan sübjektif yaklaşımdır.
Marjinal Fayda: Tüketilen her bir ilave birim malın toplam fayda üzerinde yarattığı değişimdir; ihtiyaç giderildikçe bu fayda azalma eğilimi gösterir.
Azalan Marjinal Fayda Kanunu: Bir malın tüketimi arttıkça her yeni birimin sağladığı ek faydanın düşmesini ifade eder; toplam fayda maksimuma ulaştığında marjinal fayda sıfır olur.
Kayıtsızlık (Farksızlık) Eğrisi: Tüketiciye aynı tatmin düzeyini sağlayan farklı mal bileşimlerini gösteren, negatif eğimli, birbirini kesmeyen ve orijine göre dışbükey olan eğrilerdir.
Marjinal İkame Oranı (MRS): Tüketicinin aynı fayda düzeyinde kalabilmek için bir maldan bir birim daha fazla tükettiğinde diğer maldan vazgeçmek zorunda olduğu miktarı ifade eder.
Değer Paradoksu (Elmas-Su): Suyun hayati önemine rağmen bol olduğu için düşük fiyatlı, elmasın ise toplam faydası düşük olmasına rağmen nadir bulunduğu için yüksek fiyatlı olması durumudur.
Serbest Mal: Doğada bol miktarda bulunan, elde edilmesi için herhangi bir bedel ödenmeyen ve ekonomi biliminin fiyat/sahiplik gibi konularına girmeyen hava ve güneş ışığı gibi mallardır.
Ekonomi: Sınırsız ihtiyaçların sınırlı kaynaklarla karşılanmasını inceleyen bilim dalı.
Ceteris Paribus: Bir değişkenin etkisini ölçmek için diğer tüm faktörlerin sabit varsayılması.
Kardinal Fayda: Faydanın 'util' birimiyle ölçülebildiğini ve objektif olduğunu savunan yaklaşım.
Ordinal Fayda: Faydanın ölçülemediğini, sadece tercih sırasına konulabildiğini savunan yaklaşım.
Marjinal Fayda: Tüketilen son birimin toplam faydaya yaptığı katkı.
Değer Paradoksu: Suyun toplam faydası yüksek olmasına rağmen ucuz, elmasın düşük olmasına rağmen pahalı olması durumu.
Dayanıklı Tüketim Malı: Buzdolabı gibi uzun süre fayda sağlanabilen tüketim mallarıdır; faydası kısa süreli olan ekmek gibi dayanıksız mallardan bu özelliğiyle ayrılır.
Ara Mal: Üretim sürecinde fiziksel özelliği değişebilen, başka bir malın üretiminde kullanılan ve nihai tüketime de sunulabilen un gibi üretim mallarıdır.
Tamamlayıcı Mal: Belirli bir ihtiyacı karşılarken çay ve şeker örneğinde olduğu gibi beraber tüketilen, birinin fiyat artışının diğerinin talebini azalttığı mallardır.
Beşeri Sermaye: Üretim sürecinde kullanılan nitelikli iş gücünü ifade eder; ülkelerin fakirlik tuzağından kurtulması için eğitim ve sağlıkla artırılması gereken birikimdir.
Fırsat Maliyeti: Kıt kaynaklar nedeniyle yapılan bir seçim sonucunda vazgeçilen en iyi alternatifin maliyetidir; örneğin eğitim almanın maliyeti çalışıp ücret almaktan vazgeçmektir.
Engel Eğrisi: Fiyatlar ve tercihler sabitken her gelir düzeyinde satın alınan mal miktarını gösteren ve talebin gelir esnekliğini grafiksel olarak ifade eden eğridir.
Üretim Olanakları Eğrisi: İki mal üreten bir ekonomide mevcut üretim faktörleriyle üretilebilecek maksimum mal bileşimlerini gösteren, genellikle orijine göre içbükey olan eğridir.
Marjinal Dönüşüm Oranı (MRT): Bir maldan bir birim daha fazla üretmek için diğer maldan ne kadar vazgeçilmesi gerektiğini gösteren, üretim olanakları eğrisinin eğimine eşit olan orandır.
Arz Kanunu: Diğer değişkenler sabitken, bir malın fiyatı ile arz edilen miktarı arasındaki doğru orantılı ilişkiyi ifade eder; fiyat yükseldikçe arz edilen miktar artar.
Talep Kanunu: Diğer değişkenler sabitken, bir malın fiyatı ile talep edilen miktarı arasındaki ters orantılı ilişkidir; fiyat arttıkça talep edilen miktar azalır.
Giffen Mal: Fiyatı arttığında talebi de artan, bütçede büyük yer kaplayan ve pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden büyük olduğu özel bir düşük mal türüdür.
Veblen Malı: Gösteriş amaçlı tüketilen ve fiyatı arttıkça bazı tüketiciler tarafından dikkat çekmek amacıyla talebi artırılan, talep kanununa istisna teşkil eden mallardır.
Tüketici Rantı: Tüketicinin bir mal için ödemeye razı olduğu en üst fiyat düzeyi ile piyasada fiilen ödediği fiyat arasındaki farkı temsil eden refah ölçüsüdür.
Piyasa Dengesi: Piyasa arz ve talep eğrilerinin kesiştiği, arz edilen miktarın talep edilen miktara eşitlendiği ve denge fiyatının oluştuğu nihai karar noktasıdır.
Üretim Faktörleri: Emek (Ücret), Sermaye (Faiz), Doğal Kaynaklar (Rant) ve Girişimci (Kâr).
MRT (Marjinal Dönüşüm Oranı): Bir maldan bir birim fazla üretmek için diğer maldan vazgeçilmesi gereken miktar.
Giffen Mal: Fiyatı arttıkça talebi de artan, bütçede büyük yer kaplayan özel bir düşük mal türü.
Veblen Malı: Gösteriş amaçlı tüketilen ve fiyatı arttıkça talebi artan lüks mallar.
Engel Eğrisi: Gelir düzeyi ile satın alınan mal miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren eğri.
Tüketici Rantı: Tüketicinin ödemeye razı olduğu fiyat ile piyasa fiyatı arasındaki fark.
Önemli Formüller
Kardinal Tüketici Dengesi
$MU_A / P_A = MU_B / P_B = MU_C / P_C$
MU: Marjinal Fayda
P: Malın Fiyatı
Örnek: A malının marjinal faydası 10 ve fiyatı 2 TL ise, denge için B malının marjinal faydası/fiyat oranı da 5 olmalıdır.
Marjinal İkame Oranı (MRS)
$MRS = - \Delta A / \Delta B$
\Delta A: A malındaki değişim miktarı
\Delta B: B malındaki değişim miktarı
Örnek: B malından 1 birim fazla almak için A malından 2 birim vazgeçiliyorsa MRS -2'dir.
Bütçe Fonksiyonu
$M = P_A \times A + P_B \times B$
M: Bireyin toplam geliri/bütçesi
P_A/P_B: Malların fiyatları
A/B: Satın alınan miktarlar
Örnek: 100 TL bütçesi olan biri, fiyatı 10 TL olan A malından 5 adet, fiyatı 5 TL olan B malından 10 adet alabilir.
Bütçe Doğrusu Eğimi
$tan d = - P_B / P_A$
P_B: Yatay eksendeki malın fiyatı
P_A: Dikey eksendeki malın fiyatı
Örnek: B malı 10 TL, A malı 20 TL ise bütçe doğrusunun eğimi -0.5 olur.
Ordinal Tüketici Dengesi
$\Delta A / \Delta B = P_B / P_A = MU_B / MU_A$
\Delta A / \Delta B: Marjinal ikame oranı
P_B / P_A: Fiyatlar oranı
MU_B / MU_A: Marjinal faydalar oranı
Örnek: Kayıtsızlık eğrisinin bütçe doğrusuna teğet olduğu noktada bu oranlar birbirine eşittir.
Kardinal Tüketici Dengesi
$MU_A / P_A = MU_B / P_B = ... = MU_n / P_n$
MU: Marjinal Fayda
P: Fiyat
Örnek: A malının MU'su 20, fiyatı 5 TL ise; B malının fiyatı 10 TL olduğunda dengede MU'su 40 olmalıdır.
Üretim Fonksiyonu
$Q=Af(K,L)$
Q: Üretim düzeyi
A: Teknoloji parametresi
K: Sermaye miktarı
L: Emek gücü miktarı
Örnek: Teknoloji parametresi (A) arttığında, aynı miktar sermaye ve emekle daha yüksek üretim düzeyi (Q) elde edilir.
Marjinal Dönüşüm Oranı (MRT)
$MRT = - \Delta Buğday / \Delta Bilgisayar$
MRT: Marjinal Dönüşüm Oranı (Fırsat Maliyeti)
Delta Buğday: Vazgeçilen buğday miktarı
Delta Bilgisayar: Artırılan bilgisayar miktarı
Örnek: 1000 birim daha fazla bilgisayar üretmek için 5 ton buğdaydan vazgeçiliyorsa MRT bu değişimin oranıdır.
Arz Fonksiyonu
$QS = a + bP$
QS: Arz edilen miktar
a: Sabit terim
b: Fiyat katsayısı (eğim)
P: Malın fiyat düzeyi
Örnek: Fiyat (P) yükseldiğinde, pozitif eğim (b) nedeniyle arz edilen miktar (QS) artış gösterir.
Talep Fonksiyonu
$QD = a - bP$
QD: Talep edilen miktar
a: Sabit terim
b: Fiyat katsayısı (eğim)
P: Malın fiyat düzeyi
Örnek: Fiyat (P) yükseldiğinde, negatif eğim (-b) nedeniyle talep edilen miktar (QD) azalır.
Tüketici Rantı
$Tüketici Rantı = [(P1 - P0) \times QA] / 2$
P1: Tüketicinin ödemeye razı olduğu en yüksek fiyat
P0: Piyasa denge fiyatı
QA: Denge miktarı
Örnek: Denge fiyatı 6, tüketicinin ödemeye razı olduğu tavan fiyat 10 ve miktar 15 ise rant [(10-6)*15]/2 = 30 birimdir.
Üretim Fonksiyonu
$Q = Af(K, L)$
Q: Üretim düzeyi
A: Teknoloji parametresi
K: Sermaye
L: Emek
Örnek: Teknoloji (A) artarsa, aynı miktar K ve L ile daha fazla Q üretilir.
Marjinal Dönüşüm Oranı
$MRT = - \Delta Y / \Delta X$
Y: Vazgeçilen mal miktarı
X: Artırılan mal miktarı
Örnek: 5 ton buğdaydan vazgeçip 1000 bilgisayar üretiliyorsa MRT = 0,005.
Tüketici Rantı
$[(P1 - P0) \times QA] / 2$
P1: Maksimum ödeme isteği
P0: Piyasa fiyatı
QA: Miktar
Örnek: Razı olunan 100, piyasa 60, miktar 10 ise Rant = 200.
Sık Yapılan Hatalar
Faydanın maksimum olduğu noktada marjinal faydanın da maksimum olduğunu sanmak (Aslında MU=0'dır).
Serbest malların (güneş ışığı vb.) ekonomi biliminin konusu olduğunu düşünmek.
Pozitif ve normatif ifadeleri karıştırmak (Değer yargısı içeren her ifade normatiftir).
Giffen mal ile Veblen malını karıştırmak (Biri yoksulluk/ihtiyaç, diğeri gösteriş kaynaklıdır).
Fiyat değişimini eğride kayma olarak yorumlamak (Sadece miktar değişir, eğri sabit kalır).
Fiziksel sermaye (makine) ile beşeri sermayeyi (eğitim/nitelik) karıştırmak.
Temel Kavramlar
Dayanıklı Tüketim Malı: Buzdolabı gibi uzun süre fayda sağlanabilen tüketim mallarıdır; faydası kısa süreli olan ekmek gibi dayanıksız mallardan bu özelliğiyle ayrılır.
Ara Mal: Üretim sürecinde fiziksel özelliği değişebilen, başka bir malın üretiminde kullanılan ve nihai tüketime de sunulabilen un gibi üretim mallarıdır.
Tamamlayıcı Mal: Belirli bir ihtiyacı karşılarken çay ve şeker örneğinde olduğu gibi beraber tüketilen, birinin fiyat artışının diğerinin talebini azalttığı mallardır.
Beşeri Sermaye: Üretim sürecinde kullanılan nitelikli iş gücünü ifade eder; ülkelerin fakirlik tuzağından kurtulması için eğitim ve sağlıkla artırılması gereken birikimdir.
Fırsat Maliyeti: Kıt kaynaklar nedeniyle yapılan bir seçim sonucunda vazgeçilen en iyi alternatifin maliyetidir; örneğin eğitim almanın maliyeti çalışıp ücret almaktan vazgeçmektir.
Engel Eğrisi: Fiyatlar ve tercihler sabitken her gelir düzeyinde satın alınan mal miktarını gösteren ve talebin gelir esnekliğini grafiksel olarak ifade eden eğridir.
Üretim Olanakları Eğrisi: İki mal üreten bir ekonomide mevcut üretim faktörleriyle üretilebilecek maksimum mal bileşimlerini gösteren, genellikle orijine göre içbükey olan eğridir.
Marjinal Dönüşüm Oranı (MRT): Bir maldan bir birim daha fazla üretmek için diğer maldan ne kadar vazgeçilmesi gerektiğini gösteren, üretim olanakları eğrisinin eğimine eşit olan orandır.
Arz Kanunu: Diğer değişkenler sabitken, bir malın fiyatı ile arz edilen miktarı arasındaki doğru orantılı ilişkiyi ifade eder; fiyat yükseldikçe arz edilen miktar artar.
Talep Kanunu: Diğer değişkenler sabitken, bir malın fiyatı ile talep edilen miktarı arasındaki ters orantılı ilişkidir; fiyat arttıkça talep edilen miktar azalır.
Giffen Mal: Fiyatı arttığında talebi de artan, bütçede büyük yer kaplayan ve pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden büyük olduğu özel bir düşük mal türüdür.
Veblen Malı: Gösteriş amaçlı tüketilen ve fiyatı arttıkça bazı tüketiciler tarafından dikkat çekmek amacıyla talebi artırılan, talep kanununa istisna teşkil eden mallardır.
Tüketici Rantı: Tüketicinin bir mal için ödemeye razı olduğu en üst fiyat düzeyi ile piyasada fiilen ödediği fiyat arasındaki farkı temsil eden refah ölçüsüdür.
Piyasa Dengesi: Piyasa arz ve talep eğrilerinin kesiştiği, arz edilen miktarın talep edilen miktara eşitlendiği ve denge fiyatının oluştuğu nihai karar noktasıdır.
Üretim Faktörleri: Emek (Ücret), Sermaye (Faiz), Doğal Kaynaklar (Rant) ve Girişimci (Kâr).
MRT (Marjinal Dönüşüm Oranı): Bir maldan bir birim fazla üretmek için diğer maldan vazgeçilmesi gereken miktar.
Giffen Mal: Fiyatı arttıkça talebi de artan, bütçede büyük yer kaplayan özel bir düşük mal türü.
Veblen Malı: Gösteriş amaçlı tüketilen ve fiyatı arttıkça talebi artan lüks mallar.
Engel Eğrisi: Gelir düzeyi ile satın alınan mal miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren eğri.
Tüketici Rantı: Tüketicinin ödemeye razı olduğu fiyat ile piyasa fiyatı arasındaki fark.
Giffen Malı: Pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden mutlak değerce daha büyük olduğu, fiyatı düştüğünde talebi de azalan ve talep eğrisi pozitif eğimli olan özel bir düşük mal türüdür.
Piyasa Dengesi: Piyasa arz ve talep eğrilerinin kesiştiği noktada oluşan, alıcı ve satıcıların üzerinde uzlaştığı kararlı nihai karar noktası olan denge fiyat ve miktar düzeyidir.
Talep Esnekliği: Bir malın talep miktarındaki yüzde değişimin, o malın fiyatındaki yüzde değişime oranıyla hesaplanan ve tüketicilerin fiyat değişimlerine karşı duyarlılığını ölçen katsayıdır.
Çapraz Esneklik: Bir malın talep edilen miktarındaki yüzde değişimin, başka bir malın fiyatındaki yüzde değişime oranıdır; sonucun işaretine göre malların ikame veya tamamlayıcı olduğu belirlenir.
Tam İnelastik Talep: Fiyat değişimlerine karşı talep edilen miktarın hiçbir tepki vermediği, esneklik değerinin sıfır olduğu ve talep eğrisinin dikey eksene paralel (dik) konumlandığı durumdur.
Marjinal Ürün (MP): Üretim sürecine dahil edilen her bir birim ek değişken girdi faktörünün (emek), toplam çıktı miktarında meydana getirdiği ilave artış veya değişim miktarıdır.
Azalan Verimler Kanunu: Diğer üretim faktörleri sabitken, değişken faktör miktarı artırıldığında belirli bir eşikten sonra her ek birimin toplam üretime katkısının (marjinal ürün) azalmaya başlamasıdır.
Eş Ürün Eğrisi: Aynı üretim düzeyini sağlayan farklı emek ve sermaye bileşimlerini gösteren, negatif eğimli, birbirini kesmeyen ve orijine göre dışbükey olan geometrik yerlerdir.
Marjinal Teknik İkame Oranı (MRTS): Aynı üretim düzeyinde kalabilmek için bir birim daha fazla emek kullanıldığında vazgeçilmesi gereken sermaye miktarını gösteren ve eş ürün eğrisinin eğimine eşit olan orandır.
Başabaş Noktası: Marjinal maliyet (MC) eğrisinin ortalama toplam maliyet (ATC) eğrisini en düşük (minimum) noktasında kestiği, firmanın tüm maliyetlerini tam olarak karşıladığı üretim düzeyidir.
Kapanma Noktası: Marjinal maliyet (MC) eğrisinin ortalama değişken maliyet (AVC) eğrisini minimum noktasında kestiği, fiyatın bu noktanın altına düşmesi durumunda firmanın üretimi durdurması gereken sınırdır.
Ölçek Ekonomileri: Üretim kapasitesinin ve hacminin genişletilmesiyle birlikte verimlilik artışı veya teknolojik gelişim sayesinde birim maliyetlerin düşürülmesini ifade eden ekonomik durumdur.
Tam Rekabet Piyasası: Çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu, ürünlerin homojen olduğu, piyasaya giriş-çıkışın serbest olduğu ve aktörlerin fiyat üzerinde hiçbir etkisinin bulunmadığı piyasa yapısıdır.
Atomisite Koşulu: Tam rekabet piyasasında alıcı ve satıcı sayısının o kadar çok olmasıdır ki, tek bir firmanın üretim miktarını değiştirmesi piyasa fiyatı üzerinde hiçbir etki yaratmaz.
Giffen Malı: Fiyatı arttığında talebi de artan (pozitif gelir etkisi > negatif ikame etkisi), talep yasasına aykırı mal.
Piyasa Dengesi: Arz ve talep eğrilerinin kesiştiği, arz fazlası veya talep fazlasının olmadığı nokta.
Esneklik: Ekonomik değişkenlerin birbirine olan duyarlılığı; birindeki % değişimin diğerindeki % değişime oranı.
Marjinal Ürün (MP): Üretime eklenen son birim değişken girdinin toplam çıktıya yaptığı katkı.
Tam Rekabet: Çok sayıda alıcı ve satıcının olduğu, ürünlerin homojen olduğu ve kimsenin fiyatı etkileyemediği piyasa.
Önemli Formüller
Üretim Fonksiyonu
$Q=Af(K,L)$
Q: Üretim düzeyi
A: Teknoloji parametresi
K: Sermaye miktarı
L: Emek gücü miktarı
Örnek: Teknoloji parametresi (A) arttığında, aynı miktar sermaye ve emekle daha yüksek üretim düzeyi (Q) elde edilir.
Marjinal Dönüşüm Oranı (MRT)
$MRT = - \Delta Buğday / \Delta Bilgisayar$
MRT: Marjinal Dönüşüm Oranı (Fırsat Maliyeti)
Delta Buğday: Vazgeçilen buğday miktarı
Delta Bilgisayar: Artırılan bilgisayar miktarı
Örnek: 1000 birim daha fazla bilgisayar üretmek için 5 ton buğdaydan vazgeçiliyorsa MRT bu değişimin oranıdır.
Arz Fonksiyonu
$QS = a + bP$
QS: Arz edilen miktar
a: Sabit terim
b: Fiyat katsayısı (eğim)
P: Malın fiyat düzeyi
Örnek: Fiyat (P) yükseldiğinde, pozitif eğim (b) nedeniyle arz edilen miktar (QS) artış gösterir.
Talep Fonksiyonu
$QD = a - bP$
QD: Talep edilen miktar
a: Sabit terim
b: Fiyat katsayısı (eğim)
P: Malın fiyat düzeyi
Örnek: Fiyat (P) yükseldiğinde, negatif eğim (-b) nedeniyle talep edilen miktar (QD) azalır.
Tüketici Rantı
$Tüketici Rantı = [(P1 - P0) \times QA] / 2$
P1: Tüketicinin ödemeye razı olduğu en yüksek fiyat
P0: Piyasa denge fiyatı
QA: Denge miktarı
Örnek: Denge fiyatı 6, tüketicinin ödemeye razı olduğu tavan fiyat 10 ve miktar 15 ise rant [(10-6)*15]/2 = 30 birimdir.
Üretim Fonksiyonu
$Q = Af(K, L)$
Q: Üretim düzeyi
A: Teknoloji parametresi
K: Sermaye
L: Emek
Örnek: Teknoloji (A) artarsa, aynı miktar K ve L ile daha fazla Q üretilir.
Marjinal Dönüşüm Oranı
$MRT = - \Delta Y / \Delta X$
Y: Vazgeçilen mal miktarı
X: Artırılan mal miktarı
Örnek: 5 ton buğdaydan vazgeçip 1000 bilgisayar üretiliyorsa MRT = 0,005.
Tüketici Rantı
$[(P1 - P0) \times QA] / 2$
P1: Maksimum ödeme isteği
P0: Piyasa fiyatı
QA: Miktar
Örnek: Razı olunan 100, piyasa 60, miktar 10 ise Rant = 200.
Örnek: Fiyat %10 artarken miktar %20 azalıyorsa Ed = -20 / 10 = -2.
Üretici Dengesi
$\frac{MP_L}{MP_K} = \frac{P_L}{P_K}$
MP_L: Emeğin Marjinal Ürünü
MP_K: Sermayenin Marjinal Ürünü
P_L: Ücret (w)
P_K: Faiz (r)
Örnek: Faktörlerin marjinal verimliliklerinin fiyatlarına oranı eşitlendiğinde denge kurulur.
Sık Yapılan Hatalar
Giffen mal ile Veblen malını karıştırmak (Biri yoksulluk/ihtiyaç, diğeri gösteriş kaynaklıdır).
Fiyat değişimini eğride kayma olarak yorumlamak (Sadece miktar değişir, eğri sabit kalır).
Fiziksel sermaye (makine) ile beşeri sermayeyi (eğitim/nitelik) karıştırmak.
Düşük malların tamamının Giffen malı olduğu sanılır; oysa sadece pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden mutlak değerce büyük olduğu düşük mallar Giffen malıdır.
Fiyat başabaş noktasının altına düştüğünde firmanın hemen kapanacağı düşünülür; ancak fiyat kapanma noktasının (AVC min) üzerindeyse firma sabit maliyetlerin bir kısmını karşılamak için üretime devam eder.
Marjinal ürün (MP) azalmaya başladığında toplam ürünün (TP) de azaldığı karıştırılır; MP pozitif olduğu sürece azalsa bile TP artmaya devam eder.
Tam rekabet piyasasında firmanın fiyatı kendisinin belirlediği sanılır; oysa firma 'fiyat kabullenici'dir ve talep eğrisi fiyat düzeyinde sonsuz esnektir (yataydır).
Eş ürün eğrilerinin birbirini kesebileceği varsayılır; oysa her eş ürün eğrisi farklı bir üretim düzeyini temsil eder ve bu eğriler asla birbirini kesmez.
İkame etkisinin yönünü karıştırmak: İkame etkisi her zaman negatiftir (fiyat düşerse miktar artar).
Kapanma ve başabaş noktalarını karıştırmak: Kapanma AVC ile, başabaş ATC ile ilgilidir.
Esneklik değerlerini mutlak değer almadan yorumlamak: Talep esnekliği genellikle negatiftir, ancak büyüklüğü yorumlanırken mutlak değeri (|Ed|) kullanılır.
Temel Kavramlar
Giffen Malı: Pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden mutlak değerce daha büyük olduğu, fiyatı düştüğünde talebi de azalan ve talep eğrisi pozitif eğimli olan özel bir düşük mal türüdür.
Piyasa Dengesi: Piyasa arz ve talep eğrilerinin kesiştiği noktada oluşan, alıcı ve satıcıların üzerinde uzlaştığı kararlı nihai karar noktası olan denge fiyat ve miktar düzeyidir.
Talep Esnekliği: Bir malın talep miktarındaki yüzde değişimin, o malın fiyatındaki yüzde değişime oranıyla hesaplanan ve tüketicilerin fiyat değişimlerine karşı duyarlılığını ölçen katsayıdır.
Çapraz Esneklik: Bir malın talep edilen miktarındaki yüzde değişimin, başka bir malın fiyatındaki yüzde değişime oranıdır; sonucun işaretine göre malların ikame veya tamamlayıcı olduğu belirlenir.
Tam İnelastik Talep: Fiyat değişimlerine karşı talep edilen miktarın hiçbir tepki vermediği, esneklik değerinin sıfır olduğu ve talep eğrisinin dikey eksene paralel (dik) konumlandığı durumdur.
Marjinal Ürün (MP): Üretim sürecine dahil edilen her bir birim ek değişken girdi faktörünün (emek), toplam çıktı miktarında meydana getirdiği ilave artış veya değişim miktarıdır.
Azalan Verimler Kanunu: Diğer üretim faktörleri sabitken, değişken faktör miktarı artırıldığında belirli bir eşikten sonra her ek birimin toplam üretime katkısının (marjinal ürün) azalmaya başlamasıdır.
Eş Ürün Eğrisi: Aynı üretim düzeyini sağlayan farklı emek ve sermaye bileşimlerini gösteren, negatif eğimli, birbirini kesmeyen ve orijine göre dışbükey olan geometrik yerlerdir.
Marjinal Teknik İkame Oranı (MRTS): Aynı üretim düzeyinde kalabilmek için bir birim daha fazla emek kullanıldığında vazgeçilmesi gereken sermaye miktarını gösteren ve eş ürün eğrisinin eğimine eşit olan orandır.
Başabaş Noktası: Marjinal maliyet (MC) eğrisinin ortalama toplam maliyet (ATC) eğrisini en düşük (minimum) noktasında kestiği, firmanın tüm maliyetlerini tam olarak karşıladığı üretim düzeyidir.
Kapanma Noktası: Marjinal maliyet (MC) eğrisinin ortalama değişken maliyet (AVC) eğrisini minimum noktasında kestiği, fiyatın bu noktanın altına düşmesi durumunda firmanın üretimi durdurması gereken sınırdır.
Ölçek Ekonomileri: Üretim kapasitesinin ve hacminin genişletilmesiyle birlikte verimlilik artışı veya teknolojik gelişim sayesinde birim maliyetlerin düşürülmesini ifade eden ekonomik durumdur.
Tam Rekabet Piyasası: Çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu, ürünlerin homojen olduğu, piyasaya giriş-çıkışın serbest olduğu ve aktörlerin fiyat üzerinde hiçbir etkisinin bulunmadığı piyasa yapısıdır.
Atomisite Koşulu: Tam rekabet piyasasında alıcı ve satıcı sayısının o kadar çok olmasıdır ki, tek bir firmanın üretim miktarını değiştirmesi piyasa fiyatı üzerinde hiçbir etki yaratmaz.
Giffen Malı: Fiyatı arttığında talebi de artan (pozitif gelir etkisi > negatif ikame etkisi), talep yasasına aykırı mal.
Piyasa Dengesi: Arz ve talep eğrilerinin kesiştiği, arz fazlası veya talep fazlasının olmadığı nokta.
Esneklik: Ekonomik değişkenlerin birbirine olan duyarlılığı; birindeki % değişimin diğerindeki % değişime oranı.
Marjinal Ürün (MP): Üretime eklenen son birim değişken girdinin toplam çıktıya yaptığı katkı.
Tam Rekabet: Çok sayıda alıcı ve satıcının olduğu, ürünlerin homojen olduğu ve kimsenin fiyatı etkileyemediği piyasa.
Örnek: Fiyat %10 artarken miktar %20 azalıyorsa Ed = -20 / 10 = -2.
Üretici Dengesi
$\frac{MP_L}{MP_K} = \frac{P_L}{P_K}$
MP_L: Emeğin Marjinal Ürünü
MP_K: Sermayenin Marjinal Ürünü
P_L: Ücret (w)
P_K: Faiz (r)
Örnek: Faktörlerin marjinal verimliliklerinin fiyatlarına oranı eşitlendiğinde denge kurulur.
Sık Yapılan Hatalar
Düşük malların tamamının Giffen malı olduğu sanılır; oysa sadece pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden mutlak değerce büyük olduğu düşük mallar Giffen malıdır.
Fiyat başabaş noktasının altına düştüğünde firmanın hemen kapanacağı düşünülür; ancak fiyat kapanma noktasının (AVC min) üzerindeyse firma sabit maliyetlerin bir kısmını karşılamak için üretime devam eder.
Marjinal ürün (MP) azalmaya başladığında toplam ürünün (TP) de azaldığı karıştırılır; MP pozitif olduğu sürece azalsa bile TP artmaya devam eder.
Tam rekabet piyasasında firmanın fiyatı kendisinin belirlediği sanılır; oysa firma 'fiyat kabullenici'dir ve talep eğrisi fiyat düzeyinde sonsuz esnektir (yataydır).
Eş ürün eğrilerinin birbirini kesebileceği varsayılır; oysa her eş ürün eğrisi farklı bir üretim düzeyini temsil eder ve bu eğriler asla birbirini kesmez.
İkame etkisinin yönünü karıştırmak: İkame etkisi her zaman negatiftir (fiyat düşerse miktar artar).
Kapanma ve başabaş noktalarını karıştırmak: Kapanma AVC ile, başabaş ATC ile ilgilidir.
Esneklik değerlerini mutlak değer almadan yorumlamak: Talep esnekliği genellikle negatiftir, ancak büyüklüğü yorumlanırken mutlak değeri (|Ed|) kullanılır.
Temel Kavramlar
Giffen Malı: Pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden mutlak değerce daha büyük olduğu, fiyatı düştüğünde talebi de azalan ve talep eğrisi pozitif eğimli olan özel bir düşük mal türüdür.
Piyasa Dengesi: Piyasa arz ve talep eğrilerinin kesiştiği noktada oluşan, alıcı ve satıcıların üzerinde uzlaştığı kararlı nihai karar noktası olan denge fiyat ve miktar düzeyidir.
Talep Esnekliği: Bir malın talep miktarındaki yüzde değişimin, o malın fiyatındaki yüzde değişime oranıyla hesaplanan ve tüketicilerin fiyat değişimlerine karşı duyarlılığını ölçen katsayıdır.
Çapraz Esneklik: Bir malın talep edilen miktarındaki yüzde değişimin, başka bir malın fiyatındaki yüzde değişime oranıdır; sonucun işaretine göre malların ikame veya tamamlayıcı olduğu belirlenir.
Tam İnelastik Talep: Fiyat değişimlerine karşı talep edilen miktarın hiçbir tepki vermediği, esneklik değerinin sıfır olduğu ve talep eğrisinin dikey eksene paralel (dik) konumlandığı durumdur.
Marjinal Ürün (MP): Üretim sürecine dahil edilen her bir birim ek değişken girdi faktörünün (emek), toplam çıktı miktarında meydana getirdiği ilave artış veya değişim miktarıdır.
Azalan Verimler Kanunu: Diğer üretim faktörleri sabitken, değişken faktör miktarı artırıldığında belirli bir eşikten sonra her ek birimin toplam üretime katkısının (marjinal ürün) azalmaya başlamasıdır.
Eş Ürün Eğrisi: Aynı üretim düzeyini sağlayan farklı emek ve sermaye bileşimlerini gösteren, negatif eğimli, birbirini kesmeyen ve orijine göre dışbükey olan geometrik yerlerdir.
Marjinal Teknik İkame Oranı (MRTS): Aynı üretim düzeyinde kalabilmek için bir birim daha fazla emek kullanıldığında vazgeçilmesi gereken sermaye miktarını gösteren ve eş ürün eğrisinin eğimine eşit olan orandır.
Başabaş Noktası: Marjinal maliyet (MC) eğrisinin ortalama toplam maliyet (ATC) eğrisini en düşük (minimum) noktasında kestiği, firmanın tüm maliyetlerini tam olarak karşıladığı üretim düzeyidir.
Kapanma Noktası: Marjinal maliyet (MC) eğrisinin ortalama değişken maliyet (AVC) eğrisini minimum noktasında kestiği, fiyatın bu noktanın altına düşmesi durumunda firmanın üretimi durdurması gereken sınırdır.
Ölçek Ekonomileri: Üretim kapasitesinin ve hacminin genişletilmesiyle birlikte verimlilik artışı veya teknolojik gelişim sayesinde birim maliyetlerin düşürülmesini ifade eden ekonomik durumdur.
Tam Rekabet Piyasası: Çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu, ürünlerin homojen olduğu, piyasaya giriş-çıkışın serbest olduğu ve aktörlerin fiyat üzerinde hiçbir etkisinin bulunmadığı piyasa yapısıdır.
Atomisite Koşulu: Tam rekabet piyasasında alıcı ve satıcı sayısının o kadar çok olmasıdır ki, tek bir firmanın üretim miktarını değiştirmesi piyasa fiyatı üzerinde hiçbir etki yaratmaz.
Giffen Malı: Fiyatı arttığında talebi de artan (pozitif gelir etkisi > negatif ikame etkisi), talep yasasına aykırı mal.
Piyasa Dengesi: Arz ve talep eğrilerinin kesiştiği, arz fazlası veya talep fazlasının olmadığı nokta.
Esneklik: Ekonomik değişkenlerin birbirine olan duyarlılığı; birindeki % değişimin diğerindeki % değişime oranı.
Marjinal Ürün (MP): Üretime eklenen son birim değişken girdinin toplam çıktıya yaptığı katkı.
Tam Rekabet: Çok sayıda alıcı ve satıcının olduğu, ürünlerin homojen olduğu ve kimsenin fiyatı etkileyemediği piyasa.
Tam Rekabet Piyasası: Alıcı ve satıcıların fiyat üzerinde etkisinin olmadığı, mobilite, atomisite, homojenlik ve şeffaflık koşullarının tam olarak sağlandığı piyasa türüdür.
Atomisite Koşulu: Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcının bulunması nedeniyle, hiçbir firmanın üretim miktarını değiştirerek piyasa fiyatını etkileyemeyeceğini ifade eder.
Homojenlik Koşulu: Piyasadaki her satıcının sunduğu ürünün birbiriyle tamamen aynı özelliklere sahip olması ve tüketiciler açısından fark yaratmaması durumudur.
Monopol (Tekel): Tek bir satıcının ve çok sayıda alıcının bulunduğu, piyasaya girişin engelli olduğu ve üretilen malın yakın ikamesinin bulunmadığı piyasa yapısıdır.
Lerner Endeksi: Monopolcü firmanın piyasa gücünü ölçen, 0 ile 1 arasında değer alan ve fiyatın marjinal maliyetten sapma oranını gösteren bir katsayıdır.
Monopolcü Rekabet: Çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu, giriş-çıkışın serbest olduğu ancak ürünlerin farklılaştırılması nedeniyle firmaların fiyat üzerinde kısıtlı kontrolünün olduğu piyasadır.
Oligopol: Birkaç büyük firmanın endüstriyi kontrol ettiği, firmalar arası karşılıklı bağımlılığın ve stratejik hamlelerin kritik önem taşıdığı piyasa türüdür.
Cournot Modeli: Firmaların üretim miktarı üzerinden rekabet ettiği, her firmanın rakibinin üretim miktarını değiştirmeyeceğini varsayarak eş anlı karar aldığı düopol modelidir.
Sweezy Modeli: Rakiplerin fiyat artışını takip etmeyip fiyat düşüşünü takip edeceği varsayımına dayanan, dirsekli talep eğrisi ve fiyat katılığı ile açıklanan modeldir.
Para İkamesi: Yüksek enflasyon veya değer kaybı nedeniyle yerli paranın işlevlerini yabancı paraların üstlenmesi sonucu yerli para talebinin azalması durumudur.
Hesap Birimi İşlevi: Paranın mal ve hizmetlerin değerini belirlemede, ekonomik birimlerin varlık ve yükümlülüklerini hesaplamada ortak bir ölçü birimi olarak kullanılmasıdır.
Mübadele Aracı İşlevi: Paranın takasın getirdiği zorlukları ortadan kaldırarak mal ve hizmet değişiminde genel kabul görmüş bir ödeme aracı olarak kullanılması fonksiyonudur.
Tam Rekabet: Atomisite, homojenlik, mobilite ve şeffaflık özelliklerine sahip, kimsenin fiyatı etkileyemediği piyasadır.
Monopol: Tek satıcının olduğu, giriş engellerinin bulunduğu ve yakın ikamesi olmayan malların satıldığı piyasadır.
Oligopol: Birbirine bağımlı az sayıda büyük firmanın hakim olduğu piyasa yapısıdır.
Para İkamesi: Yerli para yerine yabancı paranın (dolar vb.) fonksiyonel olarak tercih edilmesidir.
Lerner Endeksi: Piyasada tekel gücünü ölçen, 0 (tam rekabet) ile 1 (tam monopol) arası değer alan endekstir.
Örnek: Fiyat %10 artarken miktar %20 azalıyorsa Ed = -20 / 10 = -2.
Üretici Dengesi
$\frac{MP_L}{MP_K} = \frac{P_L}{P_K}$
MP_L: Emeğin Marjinal Ürünü
MP_K: Sermayenin Marjinal Ürünü
P_L: Ücret (w)
P_K: Faiz (r)
Örnek: Faktörlerin marjinal verimliliklerinin fiyatlarına oranı eşitlendiğinde denge kurulur.
Toplam Gelir (TR)
$TR = P \times Q$
P: Fiyat
Q: Miktar
Örnek: Fiyatı 6 TL olan bir maldan 2 birim satıldığında toplam gelir 12 TL olur.
Marjinal Gelir (MR)
$MR = \Delta TR / \Delta Q$
\Delta TR: Toplam Gelirdeki Değişim
\Delta Q: Miktardaki Değişim
Örnek: Satış 1 birimden 2 birime çıktığında TR 6'dan 12'ye çıkıyorsa MR 6 olur.
Lerner Endeksi (L)
$L = (P - MC) / P$
P: Fiyat
MC: Marjinal Maliyet
Örnek: Fiyatın 10 TL, marjinal maliyetin 8 TL olduğu bir durumda Lerner endeksi (10-8)/10 = 0.20'dir.
Cournot Toplam Üretim Oranı
$n / (n + 1)$
n: Piyasadaki firma sayısı
Örnek: Piyasada 2 firma varsa (n=2), toplam üretim tam rekabetçi üretimin 2/3'ü kadar olur.
Lerner Endeksi
$L = (P - MC) / P$
P: Fiyat
MC: Marjinal Maliyet
Örnek: P=10, MC=8 ise L = (10-8)/10 = 0.20
Cournot Toplam Arz Oranı
$n / (n + 1)$
n: Firma sayısı
Örnek: 2 firma varsa piyasanın 2/3'ü karşılanır.
Sık Yapılan Hatalar
Düşük malların tamamının Giffen malı olduğu sanılır; oysa sadece pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden mutlak değerce büyük olduğu düşük mallar Giffen malıdır.
Fiyat başabaş noktasının altına düştüğünde firmanın hemen kapanacağı düşünülür; ancak fiyat kapanma noktasının (AVC min) üzerindeyse firma sabit maliyetlerin bir kısmını karşılamak için üretime devam eder.
Marjinal ürün (MP) azalmaya başladığında toplam ürünün (TP) de azaldığı karıştırılır; MP pozitif olduğu sürece azalsa bile TP artmaya devam eder.
Tam rekabet piyasasında firmanın fiyatı kendisinin belirlediği sanılır; oysa firma 'fiyat kabullenici'dir ve talep eğrisi fiyat düzeyinde sonsuz esnektir (yataydır).
Eş ürün eğrilerinin birbirini kesebileceği varsayılır; oysa her eş ürün eğrisi farklı bir üretim düzeyini temsil eder ve bu eğriler asla birbirini kesmez.
İkame etkisinin yönünü karıştırmak: İkame etkisi her zaman negatiftir (fiyat düşerse miktar artar).
Kapanma ve başabaş noktalarını karıştırmak: Kapanma AVC ile, başabaş ATC ile ilgilidir.
Esneklik değerlerini mutlak değer almadan yorumlamak: Talep esnekliği genellikle negatiftir, ancak büyüklüğü yorumlanırken mutlak değeri (|Ed|) kullanılır.
Tam rekabet ile monopolcü rekabeti karıştırmak (fark ürünün homojenliğidir).
Para ikamesini devalüasyon ile karıştırmak (biri davranışsal süreç, diğeri kur ayarlamasıdır).
Temel Kavramlar
Tam Rekabet Piyasası: Alıcı ve satıcıların fiyat üzerinde etkisinin olmadığı, mobilite, atomisite, homojenlik ve şeffaflık koşullarının tam olarak sağlandığı piyasa türüdür.
Atomisite Koşulu: Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcının bulunması nedeniyle, hiçbir firmanın üretim miktarını değiştirerek piyasa fiyatını etkileyemeyeceğini ifade eder.
Homojenlik Koşulu: Piyasadaki her satıcının sunduğu ürünün birbiriyle tamamen aynı özelliklere sahip olması ve tüketiciler açısından fark yaratmaması durumudur.
Monopol (Tekel): Tek bir satıcının ve çok sayıda alıcının bulunduğu, piyasaya girişin engelli olduğu ve üretilen malın yakın ikamesinin bulunmadığı piyasa yapısıdır.
Lerner Endeksi: Monopolcü firmanın piyasa gücünü ölçen, 0 ile 1 arasında değer alan ve fiyatın marjinal maliyetten sapma oranını gösteren bir katsayıdır.
Monopolcü Rekabet: Çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu, giriş-çıkışın serbest olduğu ancak ürünlerin farklılaştırılması nedeniyle firmaların fiyat üzerinde kısıtlı kontrolünün olduğu piyasadır.
Oligopol: Birkaç büyük firmanın endüstriyi kontrol ettiği, firmalar arası karşılıklı bağımlılığın ve stratejik hamlelerin kritik önem taşıdığı piyasa türüdür.
Cournot Modeli: Firmaların üretim miktarı üzerinden rekabet ettiği, her firmanın rakibinin üretim miktarını değiştirmeyeceğini varsayarak eş anlı karar aldığı düopol modelidir.
Sweezy Modeli: Rakiplerin fiyat artışını takip etmeyip fiyat düşüşünü takip edeceği varsayımına dayanan, dirsekli talep eğrisi ve fiyat katılığı ile açıklanan modeldir.
Para İkamesi: Yüksek enflasyon veya değer kaybı nedeniyle yerli paranın işlevlerini yabancı paraların üstlenmesi sonucu yerli para talebinin azalması durumudur.
Hesap Birimi İşlevi: Paranın mal ve hizmetlerin değerini belirlemede, ekonomik birimlerin varlık ve yükümlülüklerini hesaplamada ortak bir ölçü birimi olarak kullanılmasıdır.
Mübadele Aracı İşlevi: Paranın takasın getirdiği zorlukları ortadan kaldırarak mal ve hizmet değişiminde genel kabul görmüş bir ödeme aracı olarak kullanılması fonksiyonudur.
Tam Rekabet: Atomisite, homojenlik, mobilite ve şeffaflık özelliklerine sahip, kimsenin fiyatı etkileyemediği piyasadır.
Monopol: Tek satıcının olduğu, giriş engellerinin bulunduğu ve yakın ikamesi olmayan malların satıldığı piyasadır.
Oligopol: Birbirine bağımlı az sayıda büyük firmanın hakim olduğu piyasa yapısıdır.
Para İkamesi: Yerli para yerine yabancı paranın (dolar vb.) fonksiyonel olarak tercih edilmesidir.
Lerner Endeksi: Piyasada tekel gücünü ölçen, 0 (tam rekabet) ile 1 (tam monopol) arası değer alan endekstir.
Para İkamesi: Ekonomik birimlerin yerli paranın değer kaybı veya yüksek enflasyon nedeniyle yerli para talebini düşürüp yabancı paralara yönelmesidir; tam ikame durumu nadiren gerçekleşir.
Gresham Kanunu: Çift metal para sisteminde değeri düşen paranın (kötü para) piyasada kalması, değerli olanın (iyi para) ise bireylerce saklanarak dolaşımdan çekilmesi durumudur.
İtibari Para Sistemi: Mal olarak değeri olmayan, yasal olarak yetkili kurumlarca (TCMB gibi) basılan ve devletin egemenlik sembolü olan kağıt para sistemidir.
Kaydi Para: Banka parası olarak da bilinen, fiziksel varlığı olmayan ancak banka hesaplarında kredi işlemleri sonucu oluşturulan ve vadesiz mevduatlarda izlenen paradır.
Zorunlu Karşılık Oranı: Bankaların topladıkları mevduatların Merkez Bankası nezdinde tutmak zorunda oldukları yüzdedir; bu oran arttıkça bankaların ödünç verebileceği miktar ve para arzı azalır.
Para Çarpanı: Parasal tabandaki bir birimlik artışın toplam para arzında yarattığı genişlemeyi gösteren katsayıdır; zorunlu karşılık oranı ile ters yönlü ilişki içindedir.
M1 Para Arzı: Dolaşımdaki nakit ile vadesiz TL ve yabancı para mevduatlarının toplamından oluşan, dar anlamda para arzı olarak tanımlanan büyüklüktür.
Repo: Bir menkul kıymetin işlem başlangıç tarihinde satılıp, belirlenen bitiş tarihinde geri alınması işlemidir; fon talep eden tarafça gerçekleştirilir.
Ters Repo: Bir menkul kıymetin geri satma taahhüdü ile satın alınmasıdır; Merkez Bankası piyasadaki fazla likiditeyi çekmek istediğinde bu yöntemi kullanır.
İşlem Güdüsü: Bireylerin günlük mal ve hizmet alımlarını gerçekleştirmek amacıyla para talep etmeleridir; bu talep doğrudan gelir düzeyi ile pozitif ilişkilidir.
İhtiyat Güdüsü: Gelecekteki belirsizliklere ve öngörülemeyen durumlara karşı tedbir amacıyla para tutma isteğidir; gelirin artması bu talebi de artırır.
Spekülasyon Güdüsü: Paranın değer biriktirme aracı olarak kullanılmasıdır; faiz oranları ile ters yönlü bir ilişkiye sahiptir ve Klasik yaklaşımda yer almaz.
Likidite Tuzağı: Faiz oranlarının düşebileceği en alt limite ulaştığı, para talebinin faize sonsuz esnek olduğu ve bireylerin tüm varlıklarını nakitte tutmak istediği durumdur.
Miktar Teorisi (Fisher): Para talebinin faizden bağımsız olduğunu ve sadece gelirle ilişkili olduğunu savunan; para arzı artışının doğrudan fiyatlar genel seviyesini yükselteceğini ileri süren teoridir.
Para İkamesi: Yerli para yerine yabancı para birimlerinin kullanılması.
Gresham Kanunu: Kötü paranın iyi parayı piyasadan kovması.
Para ikamesini devalüasyon ile karıştırmak (biri davranışsal süreç, diğeri kur ayarlamasıdır).
Zorunlu karşılık oranı ile para çarpanı arasındaki ilişkiyi doğru yönlü sanmak (aslında ters yönlüdür).
Repo ve ters repo işlemlerinde hangi tarafın fon arz eden hangi tarafın fon talep eden olduğunu karıştırmak.
Fisher denkleminde V ve Y'nin kısa dönemde değişken olduğunu varsaymak (Klasiklerde sabittir).
7
Para Sistemleri, Para Arzı ve Para Talebi Teorileri
Temel Kavramlar
Para İkamesi: Ekonomik birimlerin yerli paranın değer kaybı veya yüksek enflasyon nedeniyle yerli para talebini düşürüp yabancı paralara yönelmesidir; tam ikame durumu nadiren gerçekleşir.
Gresham Kanunu: Çift metal para sisteminde değeri düşen paranın (kötü para) piyasada kalması, değerli olanın (iyi para) ise bireylerce saklanarak dolaşımdan çekilmesi durumudur.
İtibari Para Sistemi: Mal olarak değeri olmayan, yasal olarak yetkili kurumlarca (TCMB gibi) basılan ve devletin egemenlik sembolü olan kağıt para sistemidir.
Kaydi Para: Banka parası olarak da bilinen, fiziksel varlığı olmayan ancak banka hesaplarında kredi işlemleri sonucu oluşturulan ve vadesiz mevduatlarda izlenen paradır.
Önemli Formüller
Kaydi Para Yaratma (Serbest Karşılıksız): $M = A / r$
Kaydi Para Yaratma (Serbest Karşılıklı): $M = A / (r + s)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Para Sistemleri, Para Arzı ve Para Talebi Teorileri • Para Talebi Teorileri, Finansal Piyasalar ve Merkez Bankacılığı
Temel Kavramlar
Para İkamesi: Ekonomik birimlerin yerli paranın değer kaybı veya yüksek enflasyon nedeniyle yerli para talebini düşürüp yabancı paralara yönelmesidir; tam ikame durumu nadiren gerçekleşir.
Gresham Kanunu: Çift metal para sisteminde değeri düşen paranın (kötü para) piyasada kalması, değerli olanın (iyi para) ise bireylerce saklanarak dolaşımdan çekilmesi durumudur.
İtibari Para Sistemi: Mal olarak değeri olmayan, yasal olarak yetkili kurumlarca (TCMB gibi) basılan ve devletin egemenlik sembolü olan kağıt para sistemidir.
Kaydi Para: Banka parası olarak da bilinen, fiziksel varlığı olmayan ancak banka hesaplarında kredi işlemleri sonucu oluşturulan ve vadesiz mevduatlarda izlenen paradır.
Önemli Formüller
Kaydi Para Yaratma (Serbest Karşılıksız): $M = A / r$
Kaydi Para Yaratma (Serbest Karşılıklı): $M = A / (r + s)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Para Talebi Teorileri, Finansal Piyasalar ve Merkez Bankacılığı • TCMB Para Politikası Araçları ve Piyasa İşlemleri
Temel Kavramlar
Spekülatif Para Talebi: Keynesyen yaklaşımda faiz oranı ile ters yönlü ilişki içinde olan, bireylerin tahvil fiyatlarının düşeceği beklentisiyle likit kalma isteğini ifade eden para talebi türüdür.
Likidite Tuzağı: Faiz oranlarının inebileceği en alt seviyeye ulaştığı, para talebinin faize sonsuz esnek olduğu ve LM eğrisinin tamamen yatıklaştığı ekonomik durumdur.
Modern Miktar Teorisi: Milton Friedman tarafından geliştirilen, para talebini sürekli gelirin bir fonksiyonu olarak gören ve parayı diğer tüm reel aktiflerle ikame edilebilir kabul eden teoridir.
Sürekli Gelir: Friedman'ın tüketim ve para talebi fonksiyonlarında kullandığı, bireyin uzun dönemli gelir beklentisini temsil eden ve para talebinin en önemli belirleyicisi olan kavramdır.
Önemli Formüller
Para Talebi Fonksiyonu: $Md = L(Y, r)$
Sürekli Tüketim Miktarı: $Cp = k.Yp$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Bankalararası Para Piyasası (BPP): TCMB bünyesinde bankaların rezerv hareketlerini yönetmek için kurulan, 2002'den beri TCMB'nin sadece kendi işlemlerini yürüttüğü kısa vadeli fon piyasasıdır.
Döviz Rezervi: TCMB'nin fiyat istikrarını desteklemek, piyasaya güven vermek ve dış şoklara karşı likidite bulundurmak amacıyla yönettiği konvertibl varlıklar bütünüdür.
Parasal Hedefleme: Merkez bankasının enflasyonla ilişkili parasal taban, M1 veya M2 gibi değişkenler için belirli büyüme hedefleri koyarak fiyat istikrarını sağlama politikasıdır.
Ara Hedef: Fiyat istikrarı ana hedefine ulaşmak için kullanılan; ölçülebilir, kontrol edilebilir ve enflasyonla doğrudan ilişkili olan faiz veya döviz kuru gibi değişkenlerdir.
Önemli Formüller
Parasal Taban (2002 Hedefi): $Parasal Taban = Emisyon + Zorunlu Karşılıklar + Serbest Mevduatlar$
Reel Para Talebi: $L = kY - hi$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
TCMB Para Politikası Araçları ve Piyasa İşlemleri • Para ve Maliye Politikası: LM Eğrisi, Kamu Gelirleri ve Vergileme Esasları
Temel Kavramlar
Bankalararası Para Piyasası (BPP): TCMB bünyesinde bankaların rezerv hareketlerini yönetmek için kurulan, 2002'den beri TCMB'nin sadece kendi işlemlerini yürüttüğü kısa vadeli fon piyasasıdır.
Döviz Rezervi: TCMB'nin fiyat istikrarını desteklemek, piyasaya güven vermek ve dış şoklara karşı likidite bulundurmak amacıyla yönettiği konvertibl varlıklar bütünüdür.
Parasal Hedefleme: Merkez bankasının enflasyonla ilişkili parasal taban, M1 veya M2 gibi değişkenler için belirli büyüme hedefleri koyarak fiyat istikrarını sağlama politikasıdır.
Ara Hedef: Fiyat istikrarı ana hedefine ulaşmak için kullanılan; ölçülebilir, kontrol edilebilir ve enflasyonla doğrudan ilişkili olan faiz veya döviz kuru gibi değişkenlerdir.
Önemli Formüller
Parasal Taban (2002 Hedefi): $Parasal Taban = Emisyon + Zorunlu Karşılıklar + Serbest Mevduatlar$
Reel Para Talebi: $L = kY - hi$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Para ve Maliye Politikası: LM Eğrisi, Kamu Gelirleri ve Vergileme Esasları • Kamu Maliyesi: Vergi, Bütçe ve Maliye Politikası Temelleri
Temel Kavramlar
LM Eğrisi: Para piyasasında dengenin sağlandığı, reel para arzının reel para talebine eşit olduğu faiz oranları ve milli gelir düzeyi arasındaki pozitif ilişkiyi gösteren eğridir.
İçsel Gecikme: Ekonomide bir sorunun ortaya çıkması ile politika yapıcıların bu durumu fark etmesi (tanı), karar alması ve uygulamaya geçmesi arasında geçen süreyi kapsayan gecikmedir.
Dışsal Gecikme: Uygulanan bir ekonomi politikasının (etki gecikmesi), reel ekonomik değişkenler üzerinde beklenen sonuçları yaratmaya başlamasına kadar geçen süreyi ifade eder.
Likidite Tuzağı: Faiz oranlarının en düşük seviyede olduğu ve para talebinin faiz esnekliğinin sonsuz hale geldiği, bireylerin tüm varlıklarını nakit olarak tutmak istediği durumdur.
Kamu Maliyesi: Vergi, Bütçe ve Maliye Politikası Temelleri • Maliye Politikası, IS-LM Analizi ve Makroekonomik Göstergeler
Temel Kavramlar
Vergi İstisnası: Vergi kapsamına alınmış ve vergilendirilmesi gereken bazı vergi konularının (kazanç vb.) kanunlarla vergi dışı bırakılarak konunun daraltılmasıdır.
Vergi Muafiyeti: Vergi kapsamına alınmış ve mükellef olması gereken gerçek veya tüzel kişilerin, kanuni düzenlemelerle vergi dışı tutulması durumudur.
Aracı Mükellef: Ödediği vergiyi mal ve hizmet fiyatlarına yansıtarak fiilen başkasına ödeten kişidir; KDV uygulamasındaki satıcılar bu gruba girmektedir.
Fiili Mükellef: Kanunen vergi mükellefi olmadığı halde, verginin yansıtılması sonucunda vergi yükünü nihai olarak üstlenen ve ödemek zorunda kalan kişidir.
Önemli Formüller
Vergi Yükü: $Vergi Yükü = Ödenen Vergi / Gelir$
Toplam Vergi Yükü: $Toplam Vergi Yükü = Toplam Vergi Hasılatı / GSMH$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Maliye Politikası, IS-LM Analizi ve Makroekonomik Göstergeler
Temel Kavramlar
Marjinal Tüketim Eğilimi (c): Gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının tüketime ayrıldığını gösteren katsayıdır; bu oran arttıkça çarpan katsayısı ve IS eğrisinin yatıklığı artar.
Kamu Harcamaları Çarpanı: Kamu harcamalarında meydana gelen bir birimlik değişimin milli gelir üzerinde kendisinden daha fazla yarattığı artış etkisidir; kapalı ekonomide 1/(1-c) formülüyle hesaplanır.
Denk Bütçe Çarpanı: Kamu harcamaları ve vergilerin aynı miktarda artırılması durumunda bütçe dengesi korunsa dahi milli gelirin harcama artışı kadar artacağını ifade eden ve değeri 1 olan katsayıdır.
IS Eğrisi: Mal piyasasında dengeyi sağlayan faiz oranı ve milli gelir bileşimlerini gösteren, yatırımların faize ters bağımlılığı nedeniyle negatif eğimli olan denge eğrisidir.
Önemli Formüller
Harcama Yöntemiyle GSYH: $Y = C + I + G$
Basit Kamu Harcamaları Çarpanı: $k_{kh} = 1 / (1-c)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Maliye Politikası, IS-LM Analizi ve Makroekonomik Göstergeler • Makroekonomik Göstergeler ve Milli Gelir Hesaplamaları
Temel Kavramlar
Marjinal Tüketim Eğilimi (c): Gelirde meydana gelen bir birimlik artışın ne kadarının tüketime ayrıldığını gösteren katsayıdır; bu oran arttıkça çarpan katsayısı ve IS eğrisinin yatıklığı artar.
Kamu Harcamaları Çarpanı: Kamu harcamalarında meydana gelen bir birimlik değişimin milli gelir üzerinde kendisinden daha fazla yarattığı artış etkisidir; kapalı ekonomide 1/(1-c) formülüyle hesaplanır.
Denk Bütçe Çarpanı: Kamu harcamaları ve vergilerin aynı miktarda artırılması durumunda bütçe dengesi korunsa dahi milli gelirin harcama artışı kadar artacağını ifade eden ve değeri 1 olan katsayıdır.
IS Eğrisi: Mal piyasasında dengeyi sağlayan faiz oranı ve milli gelir bileşimlerini gösteren, yatırımların faize ters bağımlılığı nedeniyle negatif eğimli olan denge eğrisidir.
Önemli Formüller
Harcama Yöntemiyle GSYH: $Y = C + I + G$
Basit Kamu Harcamaları Çarpanı: $k_{kh} = 1 / (1-c)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Makroekonomik Göstergeler ve Milli Gelir Hesaplamaları • İstihdam, Enflasyon Türleri ve TCMB Analitik Bilanço Göstergeleri
Temel Kavramlar
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH): Belirli bir dönemde ülke sınırları içerisinde üretilen nihai mal ve hizmetlerin piyasa değeridir; hesaplamada mükerrerliği önlemek için ara mallar dışlanarak sadece tamamlanmış ürünler dikkate alınır.
Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH): Bir ülke vatandaşlarının hem yurt içinde hem de yurt dışında elde ettikleri toplam gelirleri kapsayan büyüklüktür; GSYH değerine dış âlem net faktör gelirlerinin eklenmesiyle hesaplanır.
Harcanabilir (Kullanılabilir) Gelir: Hane halkının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla harcama potansiyelini gösteren net tutardır; kişisel gelirden kurumlar vergisi haricindeki dolaysız vergilerin çıkartılmasıyla elde edilir.
Nominal GSYH: Nihai mal ve hizmetlerin üretildikleri dönemdeki geçerli piyasa fiyatları üzerinden hesaplanmasıdır; hem üretim miktarındaki değişimleri hem de fiyatlardaki enflasyonist etkileri birlikte barındırır.
Önemli Formüller
GSMH Hesaplaması: $GSMH = GSYH + Dış Âlem Net Faktör Gelirleri$
Harcama Yöntemi ile GSYH: $AE = C + I + G + (X - M)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
İstihdam, Enflasyon Türleri ve TCMB Analitik Bilanço Göstergeleri
Temel Kavramlar
Okun Yasası: İşsizlik oranındaki değişim ile büyüme arasındaki ilişkiyi açıklar; işsizliğin doğal haddine yakın olduğu gelişmiş ülkelerde daha anlamlı sonuçlar verir.
Tam İstihdam: Cari ücret düzeyinde çalışmak isteyen herkesin iş bulabildiği, ekonominin yüksek istihdam kapasitesine ulaştığını gösteren hedef durumdur.
Doğal İşsizlik Oranı: Yapısal ve friksiyonel işsizlik nedenleri ile ekonomide her zaman var olan, tam istihdam düzeyine erişilmesini engelleyen sürekli işsizlik kesimidir.
Deflasyon: Belirli bir zaman periyodunda fiyatlar genel düzeyinde görülen düşüştür; üretim kapasitesini daraltarak istihdam olanaklarının azalmasına neden olur.
Önemli Formüller
Okun Yasası Formülü: $\Delta u = -0.5(gy - gy^*)$
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE): $TÜFE = (\text{Mal Sepetinin Cari Yıldaki Fiyatı} / \text{Mal Sepetinin Sabit Yıldaki Fiyatı}) \times 100$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
İstihdam, Enflasyon Türleri ve TCMB Analitik Bilanço Göstergeleri • Makroekonomik Göstergeler, Konjonktürel Dalgalanmalar ve Ekonomik Büyüme
Temel Kavramlar
Okun Yasası: İşsizlik oranındaki değişim ile büyüme arasındaki ilişkiyi açıklar; işsizliğin doğal haddine yakın olduğu gelişmiş ülkelerde daha anlamlı sonuçlar verir.
Tam İstihdam: Cari ücret düzeyinde çalışmak isteyen herkesin iş bulabildiği, ekonominin yüksek istihdam kapasitesine ulaştığını gösteren hedef durumdur.
Doğal İşsizlik Oranı: Yapısal ve friksiyonel işsizlik nedenleri ile ekonomide her zaman var olan, tam istihdam düzeyine erişilmesini engelleyen sürekli işsizlik kesimidir.
Deflasyon: Belirli bir zaman periyodunda fiyatlar genel düzeyinde görülen düşüştür; üretim kapasitesini daraltarak istihdam olanaklarının azalmasına neden olur.
Önemli Formüller
Okun Yasası Formülü: $\Delta u = -0.5(gy - gy^*)$
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE): $TÜFE = (\text{Mal Sepetinin Cari Yıldaki Fiyatı} / \text{Mal Sepetinin Sabit Yıldaki Fiyatı}) \times 100$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Makroekonomik Göstergeler, Konjonktürel Dalgalanmalar ve Ekonomik Büyüme • Ekonomik Büyüme Dinamikleri, Üretim Fonksiyonları ve Solow Modeli
Temel Kavramlar
Net Dış Varlıklar: Toplam dış varlıklardan yerleşik olmayanlara olan dış yükümlülüklerin çıkarılmasıyla hesaplanır; döviz yükümlülüklerinin varlıklardan fazla olması durumunda eksi (-) değer alır.
Net İç Varlıklar: TCMB tarafından yurtiçine açılan TL kredileri ile kamu sektörüne ve bankalara sağlanan kredilerin toplamından oluşan, yurtiçi kredi genişlemesini gösteren kalemdir.
Değerleme Hesabı: Yerel paranın yabancı paralar karşısındaki değer değişimleri nedeniyle net dış varlık ve yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesi sonucu oluşan kur farklarını gösteren hesaptır.
Parasal Taban: Merkez Bankası'nın rezerv para büyüklüğü ile net açık piyasa işlemleri (APİ) yükümlülüklerinin toplamına eşit olan, ekonomideki en likit para arzı tanımlarından biridir.
Önemli Formüller
Rezerv Para: $Rezerv Para = Emisyon + Zorunlu Karşılıklar + Serbest Rezervler + Fon Hesapları + Banka Dışı Kesim Mevduatı$
Merkez Bankası Parası: $Merkez Bankası Parası = Rezerv Para + Kamu Mevduatı$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Ekonomik Büyüme Dinamikleri, Üretim Fonksiyonları ve Solow Modeli
Temel Kavramlar
Azalan Marjinal Verimlilik Kuralı: Üretime katılan girdilerden biri sabit tutulurken diğer girdi artırıldığında, toplam çıktının artış hızının giderek azalacağını ifade eden kuraldır.
Büyüme Muhasebe Yöntemi: Solow tarafından geliştirilen ve uzun dönemde potansiyel büyüme oranını emek, sermaye ve toplam faktör verimliliği (TFV) girdileri üzerinden analiz eden yöntemdir.
Toplam Faktör Verimliliği (TFV): Teknolojik ilerleme, organizasyonel iyileştirmeler ve üretim süreçlerindeki verimlilik artışlarını temsil eden, emek ve sermaye dışındaki büyüme bileşenidir.
Emek Verimliliği: Çalışan başına üretilen çıktı miktarını (Y/L) ifade eder ve temel olarak teknolojik ilerleme ile çalışan başına düşen sermaye miktarına dayanır.
Önemli Formüller
Cobb-Douglas Büyüme Muhasebesi Formülü: $%\Delta Y = %\Delta A + \alpha %\Delta K + (1 - \alpha) %\Delta L$
Emek Verimliliği Artış Formülü: $%\Delta(Y/L) = %\Delta A + \alpha %\Delta(K/L)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Ekonomik Büyüme Dinamikleri, Üretim Fonksiyonları ve Solow Modeli • Dış Ticaret, Ödemeler Dengesi ve Büyüme Teorileri
Temel Kavramlar
Azalan Marjinal Verimlilik Kuralı: Üretime katılan girdilerden biri sabit tutulurken diğer girdi artırıldığında, toplam çıktının artış hızının giderek azalacağını ifade eden kuraldır.
Büyüme Muhasebe Yöntemi: Solow tarafından geliştirilen ve uzun dönemde potansiyel büyüme oranını emek, sermaye ve toplam faktör verimliliği (TFV) girdileri üzerinden analiz eden yöntemdir.
Toplam Faktör Verimliliği (TFV): Teknolojik ilerleme, organizasyonel iyileştirmeler ve üretim süreçlerindeki verimlilik artışlarını temsil eden, emek ve sermaye dışındaki büyüme bileşenidir.
Emek Verimliliği: Çalışan başına üretilen çıktı miktarını (Y/L) ifade eder ve temel olarak teknolojik ilerleme ile çalışan başına düşen sermaye miktarına dayanır.
Önemli Formüller
Cobb-Douglas Büyüme Muhasebesi Formülü: $%\Delta Y = %\Delta A + \alpha %\Delta K + (1 - \alpha) %\Delta L$
Emek Verimliliği Artış Formülü: $%\Delta(Y/L) = %\Delta A + \alpha %\Delta(K/L)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Dış Ticaret, Ödemeler Dengesi ve Büyüme Teorileri • Uluslararası Yatırım Pozisyonu ve Döviz Piyasaları
Temel Kavramlar
Orta Gelir Tuzağı: Bir ekonominin orta gelir seviyesine ulaştıktan sonra büyümesinin yavaşlaması ve yüksek gelir seviyesine geçememesidir; temel nedeni beşeri sermaye eksikliğidir.
Merkantilizm: Dış ticaretin sıfır toplamlı bir oyun olduğunu, dış ticaret fazlası vererek altın ve gümüş gibi kıymetli maden biriktirilmesi gerektiğini savunan doktrindir.
Mutlak Üstünlükler Teorisi: Adam Smith tarafından geliştirilen, ülkelerin bir malı diğer ülkelere göre daha az kaynakla veya daha ucuza ürettiği alanda uzmanlaşmasını savunan teoridir.
Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi: David Ricardo'ya göre bir ülke her iki malda da mutlak avantajlı olsa bile, nispi olarak en yüksek avantaja sahip olduğu malda uzmanlaşmalıdır.
Önemli Formüller
Ödemeler Dengesi Muhasebesel Eşitliği: $Cari İşlemler Hesabı \pm Net Hata Noksan - Sermaye ve Finans Hesabı = 0$
Dış Ticaret Dengesi: $Dış Ticaret Dengesi = İhracat (X) - İthalat (M)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Uluslararası Yatırım Pozisyonu ve Döviz Piyasaları
Temel Kavramlar
Uluslararası Yatırım Pozisyonu: Bir ülkedeki yerleşiklerin yurt dışından finansal alacakları ve rezervleri ile yurt dışına olan borçları arasındaki net farkı gösteren, ülkenin net borçlu veya alacaklılık durumunu belirleyen tablodur.
Sermaye Koruma Tamponu: Basel III kriterleri uyarınca, kriz dönemlerinde öz kaynakların yetersiz kalmasını önlemek amacıyla bankaların bulundurması gereken %2,5 oranındaki ilave çekirdek sermaye tutarıdır.
Damping: Bir malın dış piyasada, iç piyasa fiyatının veya üretim maliyetinin altında satılmasıyla gerçekleştirilen, haksız rekabete yol açan uluslararası fiyat farklılaştırması uygulamasıdır.
SWIFT Kodu: Uluslararası para transferlerinde bankayı, ülkeyi, şehri ve şubeyi tanımlayan; şube belirtilmediğinde 8, belirtildiğinde ise 11 haneden oluşan standart iletişim kodudur.
Önemli Formüller
Uluslararası Net Yatırım Pozisyonu: $Uluslararası Net Yatırım Pozisyonu = Varlıklar - Yükümlülükler$
Reel Döviz Kuru: $Reel Döviz Kuru = Nominal Döviz Kuru \times (Yurtdışı Fiyatlar Genel Düzeyi / Yurtiçi Fiyatlar Genel Düzeyi)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Uluslararası Yatırım Pozisyonu ve Döviz Piyasaları • Döviz Kuru Belirleme Yaklaşımları ve Rejimleri
Temel Kavramlar
Uluslararası Yatırım Pozisyonu: Bir ülkedeki yerleşiklerin yurt dışından finansal alacakları ve rezervleri ile yurt dışına olan borçları arasındaki net farkı gösteren, ülkenin net borçlu veya alacaklılık durumunu belirleyen tablodur.
Sermaye Koruma Tamponu: Basel III kriterleri uyarınca, kriz dönemlerinde öz kaynakların yetersiz kalmasını önlemek amacıyla bankaların bulundurması gereken %2,5 oranındaki ilave çekirdek sermaye tutarıdır.
Damping: Bir malın dış piyasada, iç piyasa fiyatının veya üretim maliyetinin altında satılmasıyla gerçekleştirilen, haksız rekabete yol açan uluslararası fiyat farklılaştırması uygulamasıdır.
SWIFT Kodu: Uluslararası para transferlerinde bankayı, ülkeyi, şehri ve şubeyi tanımlayan; şube belirtilmediğinde 8, belirtildiğinde ise 11 haneden oluşan standart iletişim kodudur.
Önemli Formüller
Uluslararası Net Yatırım Pozisyonu: $Uluslararası Net Yatırım Pozisyonu = Varlıklar - Yükümlülükler$
Reel Döviz Kuru: $Reel Döviz Kuru = Nominal Döviz Kuru \times (Yurtdışı Fiyatlar Genel Düzeyi / Yurtiçi Fiyatlar Genel Düzeyi)$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Döviz Kuru Belirleme Yaklaşımları ve Rejimleri • Döviz Kuru Belirleme Yaklaşımları ve Mundell-Fleming Modeli
Temel Kavramlar
Uzun Pozisyon (Long Position): Vadeli işlem sözleşmesinin satın alınmasını ifade eder; yatırımcı dayanak varlığın fiyatının artacağı beklentisiyle bu pozisyonu alarak kazanç sağlamayı hedefler.
Kısa Pozisyon (Short Position): Vadeli işlem sözleşmesinin satılmasını ifade eder; yatırımcı fiyat düşüşünden kazanç sağlamayı veya elindeki fiziksel varlığı kur riskine karşı korumayı amaçlar.
Korumasız Faiz Oranı Paritesi: Döviz kurundaki beklenen değişimin iki ülkenin faiz oranları arasındaki farka bağlı olduğunu ve kur riskinin hedge edilmediği durumlarda geçerli olan yaklaşımdır.
Vadeli Kur Paritesi: Vadeli kurların spot kurların yansız bir tahmin edicisi olduğunu ve süreç ilerledikçe spot kurlar ile vadeli kurların birbirine eşitleneceğini savunan teoridir.
Önemli Formüller
Vade Puanı ile Sözleşme Fiyatı Hesaplama: $F = Spot + (Puan / 10.000)$
Döviz Kuru Belirleme Yaklaşımları ve Mundell-Fleming Modeli
Temel Kavramlar
Göreceli Satınalma Gücü Paritesi: İki ülke arasındaki enflasyon farkının döviz kurundaki değişime eşit olacağını savunur; kısa dönemde uzun döneme göre daha tutarsız sonuçlar verir.
Parasalcı Yaklaşım: Döviz kurunun paranın arz ve talebi tarafından belirlendiğini savunur; para talebi sabitken para arzının artması yerli paranın değer kaybetmesine neden olur.
Portfolyo Dengesi Yaklaşımı: Yatırımcıların risk ve getiri beklentileri doğrultusunda yerli ve yabancı menkul kıymetleri dengelemesini esas alan, uzun dönemli kur değişimlerini inceleyen modeldir.
Mundell-Fleming Modeli: IS-LM modelinin açık ekonomiye uyarlanmış halidir; sermaye hareketliliği ve döviz kuru rejimi altında para ve maliye politikalarının etkinliğini analiz eder.