Deneyiminizi iyileştirmek, site trafiğini analiz etmek ve reklamları kişiselleştirmek için çerezler kullanıyoruz.
Detaylar için Gizlilik Politikası'nı inceleyebilirsiniz.
Türev Araçlar Ders Notları
Vadeli işlemler, opsiyonlar ve diğer türev ürünler
Mali piyasaların temel işlevi, fazla fonu olan kişi veya kurumlarla (hane halkı, kamu, özel sektör, uluslararası yatırımcılar gibi) fon ihtiyacı olan kişi veya kurumları bir araya getirerek kaynak transferini sağlamaktır.
Spot piyasalarda bir varlığın alım satımı anında gerçekleşir ve ödeme ile teslimat eş zamanlıdır. Vadeli piyasalarda ise, dayanak varlığın alım satımı için yapılan anlaşmanın ödemesi ve teslimatı, sözleşmede belirlenen ileri bir tarihte ve şartlara göre yapılır.
Türev ürünler, değeri başka bir finansal varlığın (dayanak varlık) değerine bağlı olan finansal ürünlerdir. Dayanak varlık, hisse senedi, emtia, döviz, faiz oranı gibi farklı varlık türleri olabilir.
Esnek sözleşme şartlarına sahip olması ve taraflar arasında doğrudan müzakere edilmesi, tezgah üstü (OTC) piyasaların temel bir özelliğidir. Organize piyasalar ise standartlaştırılmış ürünler ve merkezi bir borsa yapısı ile karakterize edilir.
Tezgah üstü piyasalar, taraflar arasında doğrudan müzakere yoluyla gerçekleşen ve sözleşme şartlarının alıcı ve satıcının özel ihtiyaçlarına göre esnek bir şekilde belirlenebildiği piyasalardır. Bu esneklik, organize piyasalardaki standartlaşmış sözleşmelerin aksine, OTC piyasalarının ayırt edici özelliğidir.
Türev ürünlerin gelişiminin oldukça eski bir tarihçesi vardır. Eski Yunan'da milattan önceki dönemde ilk vadeli işlemin ünlü Matematikçi Thales (MÖ 624-546) tarafından kullanıldığı rivayet edilmektedir. Thales'in yağış ve iklim modelleri sayesinde başarılı rekolte ve fiyat tahminleri sağladığı ve zeytin fiyatları üzerine vadeli işlemler yaptığı söylenir.
Aralık 2018 itibarıyla tezgah üstü piyasalarda işlem gören türev ürünlerin toplam kontrat değeri (notional amount) 544 trilyon ABD Doları iken, organize piyasalarda işlem gören futures ve opsiyon kontratlarının değeri 94,76 trilyon ABD Dolarına yakındır. Bu veriler, türev işlemlerinin önemli bir kısmının organize olan piyasalardan ziyade tezgah üstü piyasalarda gerçekleştiğini göstermektedir.
Verilen tablo incelendiğinde, Faize Dayalı Sözleşmelerin toplam kontrat değerinin 436.837 milyar dolar ve oranının %80,24 olduğu görülmektedir. Bu oran, diğer dayanak varlık türlerine göre açık ara en yüksek payı temsil etmektedir.
Verilen tabloya bakıldığında, Kredi Temerrüt Takası (CDS) Sözleşmelerinin karşısındaki 'Oran' sütununda %1,54 değeri açıkça belirtilmiştir.
Tezgah üstü türev piyasalarda en önemli türev ürünler faize dayalı türev ürünlerdir. Faizden sonra kur üzerine yazılmış türev ürünler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu durum, Tablo 1'deki oranlarda da açıkça görülmektedir: Faize Dayalı Sözleşmeler %80,24, Kura Dayalı Sözleşmeler ise %16,65 paya sahiptir.
Aralık 2018 itibarıyla organize piyasalarda işlem gören türev ürünlerin toplam değerinin 55,7 trilyon ABD Doları opsiyonlara, kalanı ise futures ürünlerine aittir. Bu, opsiyonların organize piyasalardaki toplam değer içinde daha büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir.
Organize türev ürün piyasalarının en yoğun olduğu coğrafi bölge Kuzey Amerika (ABD ve Kanada)'dır. Bu bölgede işlem gören toplam türev ürün kontrat değeri, tüm global türev ürün piyasasının yarısından fazlasını oluşturmaktadır.
Önemli Noktalar
Spot piyasalarda bir varlığın alım satımı anında gerçekleşir ve ödeme ile teslimat eş zamanlıdır. Vadeli piyasalarda ise, dayanak varlığın alım satımı için yapılan anlaşmanın ödemesi ve teslimatı, sözleşmede belirlenen ileri bir tarihte ve şartlara göre yapılır.
Esnek sözleşme şartlarına sahip olması ve taraflar arasında doğrudan müzakere edilmesi, tezgah üstü (OTC) piyasaların temel bir özelliğidir. Organize piyasalar ise standartlaştırılmış ürünler ve merkezi bir borsa yapısı ile karakterize edilir.
Tezgah üstü piyasalar, taraflar arasında doğrudan müzakere yoluyla gerçekleşen ve sözleşme şartlarının alıcı ve satıcının özel ihtiyaçlarına göre esnek bir şekilde belirlenebildiği piyasalardır. Bu esneklik, organize piyasalardaki standartlaşmış sözleşmelerin aksine, OTC piyasalarının ayırt edici özelliğidir.
Aralık 2018 itibarıyla tezgah üstü piyasalarda işlem gören türev ürünlerin toplam kontrat değeri (notional amount) 544 trilyon ABD Doları iken, organize piyasalarda işlem gören futures ve opsiyon kontratlarının değeri 94,76 trilyon ABD Dolarına yakındır. Bu veriler, türev işlemlerinin önemli bir kısmının organize olan piyasalardan ziyade tezgah üstü piyasalarda gerçekleştiğini göstermektedir.
Verilen tabloya bakıldığında, Kredi Temerrüt Takası (CDS) Sözleşmelerinin karşısındaki 'Oran' sütununda %1,54 değeri açıkça belirtilmiştir.
Tezgah üstü türev piyasalarda en önemli türev ürünler faize dayalı türev ürünlerdir. Faizden sonra kur üzerine yazılmış türev ürünler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu durum, Tablo 1'deki oranlarda da açıkça görülmektedir: Faize Dayalı Sözleşmeler %80,24, Kura Dayalı Sözleşmeler ise %16,65 paya sahiptir.
Aralık 2018 itibarıyla organize piyasalarda işlem gören türev ürünlerin toplam değerinin 55,7 trilyon ABD Doları opsiyonlara, kalanı ise futures ürünlerine aittir. Bu, opsiyonların organize piyasalardaki toplam değer içinde daha büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir.
Sık Yapılan Hatalar
Kamu harcamalarını finanse etmek mali piyasaların bir işlevi olsa da, temel amacı değildir ve kapsamı daha geniştir.
Spekülatif kazançlar elde etmek piyasa aktörlerinin hedeflerinden biri olabilir, ancak piyasanın kuruluş amacı değildir.
Para birimlerinin değerini sabitlemek merkez bankalarının politikalarıyla ilgili olup, mali piyasaların doğrudan birincil amacı değildir.
Mali piyasalar hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılara açıktır ve herkes için fırsatlar sunar.
Hem spot hem de vadeli piyasalarda birçok farklı finansal ürün işlem görebilir (hisse senedi, döviz, emtia vb.).
Temel Kavramlar
Finansal risklerin sigortalanması (hedging) aşamasında başvurulan temel yöntem ve araçları finansal türev ürünleri oluşturur. Bu ürünler, firmaların gelecekteki belirsizliklere karşı korunmasını sağlar.
Faizlerin yükseleceği beklentisiyle oluşabilecek faiz riskini sigortalamak için faiz swapı anlaşması kullanılabilir. Bu anlaşma ile firma, değişken faiz ödemelerini sabit faiz ödemelerine dönüştürerek riskini sabitleyebilir.
Türev ürünler, finansal kaldıraç aracıyla daha az nakit kullanarak spot piyasalara oranla çok daha büyük yatırım pozisyonları alınmasına olanak tanır. Bu durum, özellikle spekülatif amaçlarla yüksek getiri arayan yatırımcılar için büyük bir kolaylık sağlar.
2007-2008 kredi krizini analiz eden birçok yorumcu, yüksek kaldıraçlı karmaşık türev ürünlerin yanlış fiyatlanması ve spekülatif amaçlarla kötüye kullanılmasının krize yol açtığını belirtmiştir. Bu durum, türev ürünlere yönelik eleştirilerin temelini oluşturmuştur.
Arbitraj, finans piyasalarında risk alınmadan yapılan alım satım işlemlerine verilen isimdir. Farklı piyasalarda aynı varlığın farklı fiyatlardan işlem görmesi durumunda, düşük fiyattan alıp yüksek fiyattan aynı anda satarak risksiz kar elde etme imkanı sağlar.
Piyasa etkinliği teorisine göre, risksiz kar elde edilmesi normal şartlarda mümkün değildir. Piyasa etkinliği, çok sayıda profesyonel yatırımcının piyasayı anlık takip etmesi ve arbitraj imkânları ortaya çıktığında anında tepki vererek bu fırsatları ortadan kaldırması anlamına gelir.
BIS verilerine göre, Aralık 2018 itibarıyla tezgah üstü piyasadaki açık pozisyonların toplam değeri 544 trilyon ABD Doları civarındayken, organize piyasalardaki açık pozisyonların toplam değeri 94,76 trilyon ABD Doları civarındadır. Bu da tezgah üstü piyasanın organize piyasalardan önemli ölçüde daha yüksek bir değere sahip olduğunu göstermektedir.
Yapılan türev işlemlerinin önemli bir kısmı faiz oranı üzerine yazılan sözleşmelerden oluşmaktadır. Bunu, döviz kuru sözleşmeleri izlemektedir. Bu durum, faiz oranı sözleşmelerini en yaygın dayanak varlık grubu yapar.
Türev ürünler, teminat mekanizmalarıyla çalışır ve özellikle futures ve opsiyon piyasalarında teminat yükümlülükleri bulunur. Hatta teminatların yetersizliği, türev ürünlere yöneltilen eleştiriler arasındadır. Dolayısıyla, teminat yükümlülüklerini tamamen ortadan kaldırmak gibi bir faydası yoktur.
Forward anlaşmaları genellikle kurumsal büyük firmalar arasında gerçekleştirilmektedir. Bu, anlaşmaların taraflara özel ve tezgah üstü piyasalarda işlem görmesi özelliğinden kaynaklanır.
Futures ve forward anlaşmaları arasındaki en önemli farklardan biri, vadeli işlem sözleşmelerinde taraflardan birinin borcunu ödememe (temerrüt) riskinin olmamasıdır. Bu, vadeli işlem piyasalarındaki teminat hesapları ile önlenmiştir, oysa forward anlaşmalarında temerrüt olasılığı mevcuttur.
Futures piyasalarının forward piyasalarına göre en önemli avantajı, bu piyasalarda temerrüt riski olmaması nedeniyle bireysel yatırımcıların da faydalanabilmesidir. Teminat mekanizmaları sayesinde bu risk ortadan kaldırılmıştır.
Önemli Noktalar
Faizlerin yükseleceği beklentisiyle oluşabilecek faiz riskini sigortalamak için faiz swapı anlaşması kullanılabilir. Bu anlaşma ile firma, değişken faiz ödemelerini sabit faiz ödemelerine dönüştürerek riskini sabitleyebilir.
Türev ürünler, finansal kaldıraç aracıyla daha az nakit kullanarak spot piyasalara oranla çok daha büyük yatırım pozisyonları alınmasına olanak tanır. Bu durum, özellikle spekülatif amaçlarla yüksek getiri arayan yatırımcılar için büyük bir kolaylık sağlar.
2007-2008 kredi krizini analiz eden birçok yorumcu, yüksek kaldıraçlı karmaşık türev ürünlerin yanlış fiyatlanması ve spekülatif amaçlarla kötüye kullanılmasının krize yol açtığını belirtmiştir. Bu durum, türev ürünlere yönelik eleştirilerin temelini oluşturmuştur.
Piyasa etkinliği teorisine göre, risksiz kar elde edilmesi normal şartlarda mümkün değildir. Piyasa etkinliği, çok sayıda profesyonel yatırımcının piyasayı anlık takip etmesi ve arbitraj imkânları ortaya çıktığında anında tepki vererek bu fırsatları ortadan kaldırması anlamına gelir.
BIS verilerine göre, Aralık 2018 itibarıyla tezgah üstü piyasadaki açık pozisyonların toplam değeri 544 trilyon ABD Doları civarındayken, organize piyasalardaki açık pozisyonların toplam değeri 94,76 trilyon ABD Doları civarındadır. Bu da tezgah üstü piyasanın organize piyasalardan önemli ölçüde daha yüksek bir değere sahip olduğunu göstermektedir.
Türev ürünler, teminat mekanizmalarıyla çalışır ve özellikle futures ve opsiyon piyasalarında teminat yükümlülükleri bulunur. Hatta teminatların yetersizliği, türev ürünlere yöneltilen eleştiriler arasındadır. Dolayısıyla, teminat yükümlülüklerini tamamen ortadan kaldırmak gibi bir faydası yoktur.
Forward anlaşmaları genellikle kurumsal büyük firmalar arasında gerçekleştirilmektedir. Bu, anlaşmaların taraflara özel ve tezgah üstü piyasalarda işlem görmesi özelliğinden kaynaklanır.
Sık Yapılan Hatalar
Spot piyasa işlemleri, anlık teslimat ve ödeme gerektiren işlemlerdir ve genellikle risk sigortalamak için doğrudan kullanılmazlar.
Tahvil ve bono ihracı, şirketlerin fon sağlamak için kullandığı borçlanma araçlarıdır, doğrudan risk yönetimi aracı değildir.
Doğrudan yabancı yatırımlar, sermaye akışının bir şeklidir ve finansal risk yönetiminden ziyade büyüme ve genişleme stratejileriyle ilişkilidir.
Portföy çeşitlendirmesi, riski dağıtmak için kullanılan bir stratejidir ancak türev ürünler gibi spesifik riskleri sigortalama aracı değildir.
Döviz forward anlaşması, döviz kuru riskini yönetmek için kullanılır, faiz riski için uygun değildir.
Temel Kavramlar
Forward anlaşmaları, taraflara belirli bir dayanak varlığı, önceden belirlenmiş bir fiyat ve vadede alma veya satma yükümlülüğü getiren, tezgahüstü piyasalarda işlem gören türev ürünlerdir. Bu tanım doğrudan forward sözleşmesini ifade eder.
Forward sözleşmeleri tezgahüstü piyasalarda, takas odası gibi bir merkezi aracı olmadan yapılır. Bu durum, sözleşme taraflarının birbirlerinin temerrüt riskini üstlenmesini gerektirdiği için yüksek kredibiliteye sahip olmalarını zorunlu kılar.
Forward sözleşmeleri, tarafların özel ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş (tezgahüstü) anlaşmalar olduğu için standardize değildir. Bu kişiselleştirilmiş yapı, sözleşmelerin ikinci el piyasasında alıcı bulmasını zorlaştırır ve dolayısıyla likiditelerini düşürür. Futures sözleşmeleri ise standardize edilmiş olup organize piyasalarda işlem gördükleri için daha likittirler.
Takas anlaşmaları (swap), genellikle bir dizi forward sözleşmesinin birleşimi olarak kabul edilir. Özellikle faiz swaplarında, farklı vadelerde sabit ve değişken oranlı ödeme zincirleri, ardışık forward sözleşmelerine benzer bir yapı oluşturur.
Vadeli taahhüt (örneğin forward ve futures sözleşmeleri), sözleşmenin her iki tarafına da belirli bir işlemi gerçekleştirme yükümlülüğü getirir ve bu nedenle başlangıçta genellikle bir prim ödemesi olmaz (futures'ta teminat, forward'da eski durumda hiç ödeme). Duruma bağlı talep (örneğin opsiyon sözleşmeleri) ise sadece kısa pozisyonda olan taraf için bir yükümlülük yaratır ve bu yükümlülüğe karşılık başlangıçta bir prim talep edilir.
Nosyonal esas, türev sözleşmede belirtilmiş olan dayanak varlığın miktarını ifade eder. Bu miktar, sözleşmenin büyüklüğünü ve dolayısıyla potansiyel kar/zararını belirlemede kullanılır.
Türev piyasaların yaygınlaşmasının ana nedenlerinden biri, dayanak varlığın kendisini doğrudan alıp satmaya kıyasla göreceli olarak daha düşük işlem maliyetleri sunmalarıdır. Örneğin, bir endeksin getirilerini türetmek için endeksteki tüm hisseleri tek tek almak yerine, endeks vadeli işlem sözleşmesi almak daha az maliyetlidir.
Verilen özellikler, Futures (vadeli işlem) sözleşmelerinin temel tanımlayıcı unsurlarıdır. Futures sözleşmeleri, hem alıcı hem de satıcı için bağlayıcı bir taahhüt içerir, standardize edilmiş bir yapıya sahiptir ve belirli bir gelecekteki tek bir tarihte dayanak varlığın teslimatını (veya nakdi uzlaşısını) öngörür.
ABD Doları ile ithalat yapan bir şirket, gelecekte döviz borcu ödeyeceği için kurun yükselmesi (TL'nin değer kaybetmesi) riskine maruz kalır. Bu riski yönetmek için şirket, gelecekte belirli bir fiyattan döviz alma yükümlülüğüne girmelidir. Bu da ABD Doları/TL forward anlaşmasında alıcı (uzun) pozisyon almak anlamına gelir. Böylece kur yükselse bile şirket dövizi önceden belirlenen fiyattan alarak maliyetini sabitlemiş olur.
İhracatçı bir şirket, gelecekte döviz geliri elde edeceği için kurun düşmesi (TL'nin değerlenmesi) riskine maruz kalır. Bu risk, elde edeceği döviz gelirinin TL karşılığının azalmasına neden olur. Bu riski yönetmek için şirket, gelecekte belirli bir fiyattan döviz satma yükümlülüğüne girmelidir. Bu da ABD Doları/TL forward anlaşmasında satıcı (kısa) pozisyon almak anlamına gelir. Böylece kur düşse bile şirket dövizi önceden belirlenen fiyattan satarak gelirini sabitlemiş olur.
Karşı taraf riski veya temerrüt riski, forward anlaşmalarının temel özelliklerinden biridir. Bu risk, sözleşme taraflarından birinin vade sonunda sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (nakit ödeme veya dayanak varlık teslimatı) yerine getirememesi durumunda ortaya çıkar. Özellikle başlangıçta teminatlandırmanın olmaması veya yetersiz olması bu riski artırır.
Döviz kuru forward kontratlarında, genellikle dayanak varlığın (döviz) fiziki olarak el değiştirmesi yerine, vade sonunda oluşan kar veya zarar farkının nakit olarak transfer edildiği "nakdi uzlaşı" yöntemi kullanılır. Bu yöntem, fiziki döviz transferinin operasyonel karmaşıklığını ortadan kaldırır. Fiziki ürünlerde ise fiziki uzlaşı daha yaygın olabilir.
Önemli Noktalar
Forward sözleşmeleri tezgahüstü piyasalarda, takas odası gibi bir merkezi aracı olmadan yapılır. Bu durum, sözleşme taraflarının birbirlerinin temerrüt riskini üstlenmesini gerektirdiği için yüksek kredibiliteye sahip olmalarını zorunlu kılar.
Forward sözleşmeleri, tarafların özel ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş (tezgahüstü) anlaşmalar olduğu için standardize değildir. Bu kişiselleştirilmiş yapı, sözleşmelerin ikinci el piyasasında alıcı bulmasını zorlaştırır ve dolayısıyla likiditelerini düşürür. Futures sözleşmeleri ise standardize edilmiş olup organize piyasalarda işlem gördükleri için daha likittirler.
Vadeli taahhüt (örneğin forward ve futures sözleşmeleri), sözleşmenin her iki tarafına da belirli bir işlemi gerçekleştirme yükümlülüğü getirir ve bu nedenle başlangıçta genellikle bir prim ödemesi olmaz (futures'ta teminat, forward'da eski durumda hiç ödeme). Duruma bağlı talep (örneğin opsiyon sözleşmeleri) ise sadece kısa pozisyonda olan taraf için bir yükümlülük yaratır ve bu yükümlülüğe karşılık başlangıçta bir prim talep edilir.
Türev piyasaların yaygınlaşmasının ana nedenlerinden biri, dayanak varlığın kendisini doğrudan alıp satmaya kıyasla göreceli olarak daha düşük işlem maliyetleri sunmalarıdır. Örneğin, bir endeksin getirilerini türetmek için endeksteki tüm hisseleri tek tek almak yerine, endeks vadeli işlem sözleşmesi almak daha az maliyetlidir.
Verilen özellikler, Futures (vadeli işlem) sözleşmelerinin temel tanımlayıcı unsurlarıdır. Futures sözleşmeleri, hem alıcı hem de satıcı için bağlayıcı bir taahhüt içerir, standardize edilmiş bir yapıya sahiptir ve belirli bir gelecekteki tek bir tarihte dayanak varlığın teslimatını (veya nakdi uzlaşısını) öngörür.
ABD Doları ile ithalat yapan bir şirket, gelecekte döviz borcu ödeyeceği için kurun yükselmesi (TL'nin değer kaybetmesi) riskine maruz kalır. Bu riski yönetmek için şirket, gelecekte belirli bir fiyattan döviz alma yükümlülüğüne girmelidir. Bu da ABD Doları/TL forward anlaşmasında alıcı (uzun) pozisyon almak anlamına gelir. Böylece kur yükselse bile şirket dövizi önceden belirlenen fiyattan alarak maliyetini sabitlemiş olur.
İhracatçı bir şirket, gelecekte döviz geliri elde edeceği için kurun düşmesi (TL'nin değerlenmesi) riskine maruz kalır. Bu risk, elde edeceği döviz gelirinin TL karşılığının azalmasına neden olur. Bu riski yönetmek için şirket, gelecekte belirli bir fiyattan döviz satma yükümlülüğüne girmelidir. Bu da ABD Doları/TL forward anlaşmasında satıcı (kısa) pozisyon almak anlamına gelir. Böylece kur düşse bile şirket dövizi önceden belirlenen fiyattan satarak gelirini sabitlemiş olur.
Sık Yapılan Hatalar
Futures sözleşmeleri benzer yükümlülükler içerse de standart yapıda ve organize piyasalarda işlem görür.
Opsiyon sözleşmeleri yükümlülük yerine hak verir.
Swap anlaşmaları, farklı vadelerde nakit akışı değişimini içeren bir dizi forward sözleşmesine benzer.
Vadeli işlem sözleşmesi terimi genellikle futures sözleşmeleri için kullanılır ve standardize yapıdadır.
Forward sözleşmelerde takas odası kullanılmaz ve bu nedenle taraflar garanti altında değildir.
4
Futures Piyasaları ve Vadeli İşlemler
Temel Kavramlar
Futures anlaşmalarında, hem alıcı hem de satıcının kontrat değerinin belirli bir oranını teminat olarak yatırma zorunluluğu vardır. Bu teminatlandırma mekanizması, yatırımcıların vade geldiğinde türev ürün işleminin gerçekleşmesi için gereken nakde sahip olmasını garanti ederek temerrüt riskini büyük ölçüde ortadan kaldırır. Forward anlaşmalarında ise teorik olarak temerrüt riski mevcuttur.
Futures piyasalarında kontratların teminat değerleri piyasa şartlarına göre her gün güncellenir (mark-to-market). Forward anlaşmalarında ise genellikle vadede teslimat veya netleşme gerçekleştirilir, günlük değerleme mekanizması bulunmaz.
Futures piyasalarındaki teminatlandırmanın temel amacı, hem alıcı hem de satıcı pozisyonundaki yatırımcıların, vade geldiğinde türev ürün işleminin gerçekleşmesi için gereken nakde sahip olmasını garanti etmektir. Bu, temerrüt riskini önler.
Başlangıç teminatının oranını belirleyen temel unsurların başında, futures kontratının üzerine yazıldığı dayanak varlığın günlük fiyat hareketliliği seviyesi gelmektedir. Yüksek oynaklık, genellikle daha yüksek başlangıç teminatı gerektirir.
Önemli Formüller
Başlangıç Pozisyon Değeri ve Başlangıç Teminatı Hesaplama: $$ \text{Başlangıç Pozisyon Değeri} = \text{Kontrat Miktarı} \times \text{Kontrat Başına Alış Fiyatı} $$ $$ \text{Başlangıç Teminatı} = \text{Başlangıç Pozisyon Değeri} \times \text{Başlangıç Teminatı Oranı} $$
Yeni Pozisyon Değeri ve Kar Hesaplama: $$ \text{Yeni Pozisyon Değeri} = \text{Kontrat Miktarı} \times \text{Yeni Vadeli Kur} $$ $$ \text{Kar} = \text{Yeni Pozisyon Değeri} - \text{Başlangıç Pozisyon Değeri} $$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Forward anlaşmasında uzun pozisyon alan taraf, belirli bir vadede, dayanak varlığı anlaşmada belirlenmiş bir fiyat üzerinden alma yükümlülüğü taşır.
Uzun pozisyon sahibi yatırımcı, ABD Dolarını 3,17 TL'den alma yükümlülüğü taşımaktadır. Vade sonunda piyasa kuru 3,29 TL olduğu için, piyasa değeri 3,29 TL olan doları 3,17 TL'ye alabilecektir. Bu durumda kontrat başına karı $3,29 - 3,17 = 0,12$ TL olur.
Kısa pozisyon sahibi yatırımcı, ABD Dolarını 3,17 TL'den satma yükümlülüğü taşımaktadır. Vade sonunda piyasa kuru 3,29 TL olduğu için, piyasadan 3,29 TL'ye alıp 3,17 TL'ye satmak zorunda kalacaktır. Bu durumda kontrat başına zararı $3,17 - 3,29 = -0,12$ TL, yani 0,12 TL zarar olur.
Forward kontratları genellikle yatırım bankaları, büyük finansal kurumlar, özel sektör firmaları ve diğer finansal kurumlar tarafından kullanılmaktadır. Bireysel yatırımcıların forward anlaşmalarına girmeleri mümkün değildir.
Önemli Formüller
Başlangıç ve Sürdürme Teminatı Farkı Hesaplama: $$Fark = Başlangıç Teminatı - Sürdürme Teminatı$$
Ons Başına Fiyat Değişimi Hesaplama: $$Ons Başına Fark = Fark / Kontrat Büyüklüğü$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Opsiyonlar, forward ve futures ürünlerinden farklı olarak, sözleşmenin sahibine dayanak varlığı alma veya satma hakkı verir ancak yükümlülük getirmez. Bu hakkı elde etmek için yatırımcılar bir prim ödemek durumundadır. Forward ve futures ürünleri ise her iki tarafa da vade sonunda pozisyonu gerçekleştirme yükümlülüğü getirir ve prim ödemesi içermez.
Alım opsiyonu (call opsiyonu), sahibine kontratın üzerine yazıldığı dayanak varlığı sözleşmede belirtilen fiyat üzerinden satın alma hakkı veren bir opsiyon sözleşmesidir. Yatırımcı bu hakkı kullanıp kullanmamakta serbesttir.
Sözleşmede belirlenen ve dayanak varlığın sözleşme vadesinde kaçtan alınabileceğini veya satılabileceğini gösteren fiyata egzersiz fiyatı ya da kullanım fiyatı (exercise price, strike price) adı verilir.
Satış opsiyonu, sahibine dayanak varlığı sözleşmede belirtilen fiyat üzerinden satma hakkı verir. Dayanak varlığın fiyatının ileride düşeceği beklentisinde olan yatırımcılar bu opsiyonları alarak, fiyat düştüğünde daha yüksek bir fiyattan (kullanım fiyatından) satma hakkını kullanabilirler.
Önemli Formüller
Toplam Karın Hesaplanması: Toplam Kar = Başlangıç Teminatı $\times$ Kar Oranı
Kapatma Fiyatının Hesaplanması: Toplam Kar = (Açılış Fiyatı - Kapanış Fiyatı) $\times$ Sözleşme Çarpanı $\times$ Sözleşme Adedi
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Satım opsiyonu satan bir yatırımcının elde edebileceği maksimum getiri, opsiyonu satarken aldığı prim miktarı kadardır. Eğer opsiyon vade sonunda kullanılmazsa, satıcı primi cebine kar olarak koyar ve başka bir yükümlülüğü oluşmaz.
Satım opsiyonu, alıcısına dayanak varlığı belirli bir fiyattan (kullanım fiyatı) satma hakkı verir. Eğer dayanak varlık fiyatı kullanım fiyatının altına düşerse, alıcı opsiyonu kullanır ve dayanak varlığı piyasa fiyatından daha yüksek olan kullanım fiyatından satar. Opsiyon satıcısı ise bu varlığı kullanım fiyatından satın almakla yükümlüdür.
Opsiyon satıcıları ve alıcıları arasında ciddi bir getiri asimetrisi bulunmaktadır. Opsiyon satıcısının karı sınırlı (aldığı prim kadar) iken, zararı dayanak varlığın fiyat hareketine bağlı olarak potansiyel olarak sınırsız olabilir. Bu durum, satıcıların olası büyük zararları karşılayabilmek için yeterli teminat ve likiditeye sahip olmalarını zorunlu kılar.
Opsiyon alıcıları, opsiyon hakkını elde etmek için opsiyon primi adı verilen bir bedeli sözleşme başlangıcında peşinen öderler. Bu prim ödemesi dışında opsiyon alıcılarının, opsiyonu kullanmama veya kullanma durumunda, başka bir finansal yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla, baştan ödemeyi yaptıkları için temerrüt riski yaratmazlar.
Önemli Formüller
Opsiyonun İçsel Değeri ve Kullanım Durumu: $$Zarar = Kullanım Fiyatı - Spot Fiyat$$
Net Kar/Zarar Hesaplaması: $$Net Kar/Zarar = Tahsil Edilen Prim - Zarar$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Döviz swapları, farklı ülkelerde faaliyet gösteren firmaların kendi ülkelerinde veya diğer ülkelerde borçlanma maliyetlerinde göreli avantajlara sahip olmasından kaynaklanır. Bir taraf daha ucuz bir para biriminde fon bulabilirken, diğer taraf başka bir para biriminde daha ucuz fon bulabilir. Bu göreli maliyet avantajı, tarafların bir araya gelerek birbirlerinin avantajlarından faydalanmasını sağlar.
Döviz swapı işleminin ilk aşamasında, anlaşmaya taraf olan kurumlar belirlenen anapara tutarlarını mevcut spot döviz kuru üzerinden karşılıklı olarak değiştirirler. Örneğin, bir taraf ABD Doları verip karşılığında EURO alır.
Faiz swaplarında, iki tarafın ödemesi de aynı para birimi üzerinden olduğu için tarafların birbirine anapara ödemesi yapmasına gerek yoktur. Anapara (nosyonal esas) sadece faiz hesaplamaları için bir referans olarak kullanılır ve fiziksel olarak el değiştirmez.
Döviz swapı anlaşmasında faiz ödemeleri için dört temel kombinasyon mümkündür: 1) A kurumu B'ye sabit ABD Doları faizi verip B'den sabit EURO faizi alabilir. 2) A kurumu B'ye değişken ABD Doları faizi verip B'den sabit EURO faizi alabilir. 3) A kurumu B'ye sabit ABD Doları faizi verip B'den değişken EURO faizi alabilir. 4) A kurumu B'ye değişken ABD Doları faizi verip B'den değişken EURO faizi alabilir.
Önemli Formüller
ABD Doları Karşılığını Hesaplama: $$Alınan ABD Doları = EURO Fon Miktarı imes EURO/ABD Doları Paritesi$$
Yıllık Faiz Ödemesi Hesaplama: $$Yıllık Faiz Ödemesi = Alınan ABD Doları Anaparası imes ABD Doları Faiz Oranı$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Egzotik opsiyonlar, Avrupa ve Amerikan opsiyonları dışında, farklı risk ve getiri olanakları sunan ve belirli koşullarla kullanılan karmaşık yapıdaki opsiyon türleridir.
Dijital opsiyonlar, dayanak varlığın vade sonunda önceden belirlenmiş bir eşik değerin üstünde veya altında olma durumuna göre belli bir nakit tutarı ödeyen opsiyonlardır. Bu opsiyonlarda kullanım fiyatı yerine bir eşik değer bulunur ve opsiyon primini belirleyen temel unsur ödenecek olan nakit miktarıdır.
Bariyerli opsiyonlar, vadede oluşabilecek prime kısıt teşkil eden bariyer seviyeleri içermeleri sebebiyle bariyersiz vanilla tipi opsiyonlara kıyasla daha az maliyetlidir. Bariyer, opsiyonun aktif kalma veya aktive olma koşulunu belirleyerek opsiyonun değerini sınırlar.
Knock-Out opsiyonlar sözleşme tarihi itibarıyla aktiftir ve dayanak varlık fiyatı önceden belirlenmiş bariyer seviyesini vade tarihine kadar geçerse sona erer. Knock-In opsiyonlar ise sözleşme başlangıcında pasiftir ve dayanak varlık fiyatı bariyer seviyesini vade tarihine kadar geçtiği takdirde aktifleşir.
Önemli Formüller
Dijital Opsiyonun Koşulunu Değerlendirme: $$Vade Sonu Kur > Eşik Seviyesi$$
Kar/Zarar Hesaplaması: $$Net Kar = Nakit Ödeme - Ödenen Prim$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Dijital opsiyonlar, dayanak varlık fiyatının belirli bir eşik seviyesinin altında veya üstünde olmasına bağlı olarak sabit bir ödeme (nakit ödeme tutarı) sağlayan veya hiçbir ödeme yapmayan opsiyonlardır. Eğer opsiyonun ödeme koşulu (örneğin 'eşik seviyesinin altında olması') gerçekleşmezse, opsiyon geçersiz hale gelir ve yatırımcı sadece opsiyon için ödediği primi kaybeder.
Knock-out opsiyonlar, dayanak varlık fiyatı vade boyunca veya vade sonunda belirlenen bir bariyer seviyesine ulaştığında veya bu seviyeyi aştığında otomatik olarak geçersiz hale gelen bir özellikteki bariyerli opsiyonlardır. Bu, vanilla opsiyonların aksine, vade sonuna kadar her zaman aktif kalmadıkları anlamına gelir. Vanilla opsiyonlar ise, bu tür bir bariyer mekanizmasına sahip değildir ve vade sonuna kadar kullanım hakkını saklı tutar.
Asya opsiyonları, egzotik opsiyon türlerinden biridir ve kar/zarar hesaplaması, dayanak varlığın vade sonundaki spot fiyatı yerine, vade boyunca belirli aralıklarla alınan fiyatlarının aritmetik ortalamasına dayanır. Bu özellik, fiyat oynaklığından kaynaklanan riski azaltmaya yardımcı olabilir.
Vanilla opsiyonlar, finansal piyasalardaki en temel ve sade opsiyon sözleşmeleridir. Kar/zarar yapıları sadece dayanak varlığın vade sonundaki değeri ve kullanım fiyatına olan uzaklığına bağlıdır. Bariyerli, dijital, seçim ve Asya opsiyonları gibi diğer seçenekler ise 'egzotik opsiyon' olarak sınıflandırılır, çünkü kar/zarar yapılarını etkileyen bariyer seviyeleri, eşik seviyeleri, fiyat patikaları veya ortalama fiyatlar gibi ek faktörler içerirler.
Vadeli işlem sözleşmeleri, sözleşme sahibine vade sonunda dayanak varlığı belirli bir fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getirir. Bu, piyasa beklenen yönde hareket etmezse potansiyel karları feda etme anlamına gelebilir. Opsiyonlar ise, opsiyon sahibine dayanak varlığı belirli bir fiyattan alma veya satma hakkı tanır ancak bu hakkı kullanma yükümlülüğü getirmez, bu da opsiyonları daha esnek bir risk yönetimi aracı yapar.
Koruyucu satım opsiyonu (protective put), bir yatırımcının sahip olduğu dayanak varlığın (örneğin hisse senedi veya endeks) piyasa değerindeki potansiyel düşüşlere karşı korunmak amacıyla uyguladığı bir risk yönetimi stratejisidir. Yatırımcı, elindeki varlığı satma hakkı veren bir satım opsiyonu alarak, varlığın fiyatı belirli bir seviyenin altına düşse bile onu belirli bir kullanım fiyatından satabilme güvencesi elde eder ve böylece aşağı yönlü riski sınırlar.
Koruyucu satım opsiyonu stratejisinin en önemli avantajlarından biri, portföyü aşağı yönlü risklere karşı sigortalarken, piyasanın yukarı yönlü olumlu hareketlerinden faydalanmaya devam etme esnekliği sunmasıdır. Vadeli işlem sözleşmelerinde (kısa pozisyon alarak korunma durumunda), piyasa yukarı hareket ettiğinde, vadeli işlem pozisyonundan kaynaklanan zarar portföydeki karı dengeleyerek yukarı yönlü kazancı sınırlar. Opsiyonlarda ise sadece ödenen prim kadar bir maliyetle yukarı yönlü potansiyel korunmuş olur.
Finansal risk, temelde bilanço uyumsuzluğundan oluşur, yani varlıklar ve borçlar veya gelirler ve giderler farklı para birimlerinde olduğunda ortaya çıkar. Tüm varlıkları ve borçları aynı para biriminde olan bir firma, döviz kurundaki değişimlerden doğrudan etkilenmez ve bu nedenle döviz riskiyle karşı karşıya değildir.
Önemli Formüller
Hisse Portföyündeki Zararın Hesaplanması: $$Portföy Zararı = ((Başlangıç Endeks - Vade Sonu Endeks) / Başlangıç Endeks) * Fon Değeri$$
Satım Opsiyonundan Elde Edilen Karın Hesaplanması: $$Opsiyon Karı (kontrat başına) = Kullanım Fiyatı - Vade Sonu Endeks$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Faiz Vadeli İşlemler ve Opsiyon Fiyat Duyarlılıkları
Temel Kavramlar
Piyasadaki vadeli fiyatlar teorik vadeli fiyatlardan düşük olduğunda, vadeli işlem sözleşmelerinde uzun pozisyon (düşük fiyattan alım) ve dayanak varlıkta kısa pozisyon (yüksek fiyattan satış) alınarak arbitraj kazancı elde edilebilir. Bu strateji, piyasa fiyatının teorik değerine yaklaşmasını bekleyerek kar etmeyi amaçlar.
Faiz Vadeli İşlem Sözleşmelerinin (FVİS) dayanak varlığı genellikle hazine bonosu, devlet tahvili, LIBOR ve repo oranlarıdır. Bu varlıklar, faiz oranlarındaki değişimlere karşı korunma veya spekülasyon amacıyla kullanılır.
FVİS'de kısa pozisyon alan bir yatırımcı, vade tarihinde teslim edeceği devlet tahvilini seçerken, genellikle vadesine 15 yıldan fazla kalan ve geri çağrılabilir nitelikte olmayan tahviller arasından en ucuz maliyetli olanı seçerek teslim etmek isteyecektir. Bu, yatırımcının karını maksimize etme stratejisidir.
Kısa pozisyon sahibi yatırımcının teslim edilen her 100 TL nominal değerli devlet tahvili karşılığında elde edeceği nakit tutarı, ' (En son uzlaşma fiyatı * Çevrim faktörü) + Birikmiş faiz ' formülüyle hesaplanır. Bu formül, uzlaşma fiyatının çevrim faktörüyle düzeltilerek tahvilin fiili değerini bulmaya ve birikmiş faizi eklemeye dayanır.
Önemli Formüller
Hesaplama Formülü: $$Nakıt Tutar = (En son uzlaşma fiyatı * Çevrim faktörü) + Birikmiş faiz$$
Kupon Ödemelerini ve Dönem Sayısını Belirleme: $$6 aylık kupon = (Nominal Değer * Yıllık Kupon Oranı) / 2 = (100 TL * 0.10) / 2 = 5 TL$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Dinamik korunma (dynamic hedging), opsiyon deltası gibi faktörlerin zaman içinde değişmesi nedeniyle portföyün delta nötr özelliğini korumak için sürekli ayarlamalar yapılmasını ifade eder.
Gamma, opsiyon deltasının dayanak varlık fiyatındaki değişime karşı duyarlılığını ölçen bir ölçüttür. Dayanak varlık fiyatındaki değişimle deltanın ne kadar değiştiğini gösterir.
Teta, opsiyon priminin vadeye kalan gün sayısındaki değişime olan duyarlılığını ölçer. Vadeye kalan gün sayısı azaldıkça, opsiyonun 'sigorta' özelliği azaldığı için hem alım hem de satım opsiyonlarının primi değer kaybeder.
Vega, opsiyonun vadesine kalan gün sayısı azaldıkça azalır, çünkü vade azaldıkça dayanak varlığın geniş bir aralıkta dalgalanma olasılığı azalır ve dolayısıyla volatilitenin prime etkisi de azalır. Vade arttıkça vega artar.
Tek Dönemli Binomial Model ve İki Dönemli Binomial Model
Temel Kavramlar
Risksiz bir portföyün temel özelliği, dayanak varlığın fiyatındaki değişimlerden portföyün değerinin etkilenmemesidir. Bu sayede, portföyün getirisi risksiz faiz oranına eşit olur.
Delta, dayanak varlığın fiyatındaki bir birimlik değişimin opsiyon priminde ne kadarlık bir değişime yol açtığını gösteren duyarlılık ölçüsüdür.
Risksiz bir portföy, tanımı gereği riskten arındırılmış olduğu için, piyasadaki risksiz faiz oranı kadar getiri sağlaması beklenir. Bu, Arbitrajsız Fiyatlama Teoreminin temel bir sonucudur.
Tek dönemli binomial modelde, dayanak varlığın fiyatının vade sonunda yükselerek '$S \cdot u$' ve düşerek '$S \cdot d$' olarak gerçekleşeceği varsayılır. Burada 'u' yükselme katsayısını ve 'd' düşme katsayısını ifade eder.
Satın alma opsiyonlarının alabileceği en düşük değer, sıfır ile dayanak varlığın vadedeki fiyatı ile kullanım fiyatının bugünkü değeri arasındaki farkın en büyüğüdür. Bu, opsiyonun ya değersiz sona ereceği ya da karda olacağı temel prensibini yansıtır.
Bir satım opsiyonu, dayanak varlığın piyasa fiyatı kullanım fiyatının altına düştüğünde "primli" (in-the-money) olarak kabul edilir. Bu durum, opsiyon sahibine dayanak varlığı piyasa fiyatının üzerinde bir fiyattan satma hakkı tanıdığı için kârlıdır.
İflas durumunda dayanak varlığın fiyatı sıfıra düşme eğilimindedir. Amerikan tipi bir satım opsiyonu, vadeden önce herhangi bir zamanda kullanılabildiği için, varlık fiyatının sıfıra düştüğü anda opsiyonu kullanmak ve maksimum karı realize etmek akılcı olacaktır. Bu erken kullanım esnekliği nedeniyle, iflas riski yüksek olan bir varlıkta Amerikan tipi satım opsiyonunun değeri, vade sonuna kadar kullanılamayan Avrupa tipi opsiyonun değerinden daha yüksek olacaktır.
Diğer tüm değişkenler sabitken, opsiyonun vadeye kalan süresinin artması genellikle opsiyonun değerini artırır. Çünkü daha uzun bir vade, dayanak varlık fiyatının opsiyon sahibi için daha elverişli bir yönde hareket etme olasılığını artırır. Ancak, opsiyonun primden çok uzak olduğu (out-of-the-money) veya çok yüksek primli olduğu (deep in-the-money) istisnai durumlarda, ilave zamanın opsiyon değeri üzerindeki etkisi azalabilir veya ortadan kalkabilir.
Önemli Formüller
Opsiyon Priminden Elde Edilen Gelir: $$Prim Geliri = 4 TL$$
Opsiyonun Vade Sonu Durumu ve Maliyeti: $$Opsiyon Kullanımından Zarar = Piyasa Fiyatı - Kullanım Fiyatı$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Alım Opsiyonlu Azalış Yönlü Dikey Yayılma Stratejisi (Bear Call Spread), dayanak varlığın fiyatının düşeceğini öngören yatırımcılar tarafından oluşturulur. Bu stratejide, kullanım fiyatı düşük olan bir alım opsiyonu satılır ve eş zamanlı olarak kullanım fiyatı yüksek olan bir alım opsiyonu satın alınır. Bu sayede, başlangıçta net prim geliri elde edilir ve kar/zarar potansiyeli sınırlanır.
Alım Opsiyonlu Azalış Yönlü Dikey Yayılma Stratejisi, adından da anlaşılacağı üzere, dayanak varlığın fiyatının gelecekte azalacağı beklentisi olan yatırımcılar tarafından kullanılır. Yatırımcı, fiyatların düşüş eğiliminde olacağını varsayar ve bu düşüşten sınırlı bir kar elde etmeyi hedefler.
Alım Opsiyonlu Azalış Yönlü Dikey Yayılma Stratejisi'nde, asli değeri daha yüksek (dolayısıyla primi daha yüksek) olan alım opsiyonu satılırken, asli değeri daha düşük (dolayısıyla primi daha düşük) olan alım opsiyonu satın alınır. Bu durumda, tahsil edilen prim, ödenen primden daha fazla olacağı için başlangıçta yatırımcının hesabına net nakit girişi gerçekleşir.
Satım Opsiyonlu Azalış Yönlü Dikey Yayılma Stratejisi, tıpkı Alım Opsiyonlu Azalış Yönlü Dikey Yayılma Stratejisi gibi, dayanak varlık fiyatının düşeceği beklentisiyle oluşturulan bir stratejidir. Yatırımcı, satın aldığı satım opsiyonunun değerinin, sattığı satım opsiyonunun değerinden daha hızlı artacağını bekler.
Önemli Formüller
Stratejinin Kurgusu: $$Net Prim = Satılan Call Opsiyon Primi - Alınan Call Opsiyon Primi$$
Azami Kar Hesaplaması: $$Azami Kar = 7 TL - 2 TL$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Uzun pozisyonlu çanak stratejisi, aynı dayanak varlık üzerine yazılmış, vadesi ve kullanım fiyatı aynı olan bir alım opsiyonu ile bir satım opsiyonunun satın alınmasıyla oluşturulan bir opsiyon stratejisidir.
Uzun pozisyonlu çanak stratejisini izleyen bir yatırımcı, dayanak varlık fiyatının gelecekteki hareketinin yönü hakkında belirli bir öngörüye sahip değildir, ancak dayanak varlık fiyatında önemli ölçüde bir dalgalanma bekler.
Uzun pozisyonlu çanak stratejisinde, yatırımcının ödeyerek pozisyona girdiği toplam prim tutarı, stratejinin azami zararını oluşturur. Bu stratejide kar potansiyeli sınırsızken, zarar potansiyeli ödenen primle sınırlıdır.
Kısa pozisyonlu çanak stratejisi, aynı dayanak varlık üzerine yazılmış, vadesi aynı ancak kullanım fiyatı farklı olan bir alım opsiyonu ile bir satım opsiyonunun satılmasıyla oluşturulur.
Önemli Formüller
İkinci Başa Baş Noktası Formülü: $$Başa Baş Noktası (2) = Satım Opsiyonunun Kullanım Fiyatı – Ödenen Toplam Prim$$
Toplam Prim Hesaplaması: $$Toplam Prim = Alım Opsiyonu Primi + Satım Opsiyonu Primi$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Opsiyon Sentetik Pozisyonları ve Sentetik Pozisyonlar
Temel Kavramlar
Sentetik pozisyonlar, tek bir finansal enstrümanla alınan pozisyona eşdeğer bir pozisyonun, opsiyonlar ve dayanak varlıklar gibi farklı araçlar kullanılarak oluşturulması işlemidir. Bu, aynı kar/zarar profilini farklı bileşenlerle elde etmeyi amaçlar.
Sentetik pozisyonlar, yapılarına göre 'Dayanak Varlık Sentetik Pozisyonları' ve 'Opsiyon Sentetik Pozisyonları' olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır.
Dayanak varlıkta uzun sentetik pozisyon, her unsuru (kullanım fiyatı, vadesi ve dayanak varlığı) aynı olan Avrupa tipi alım opsiyonunda uzun, satım opsiyonunda ise kısa pozisyon alınmasıyla oluşturulur. Bu pozisyon, dayanak varlıkta uzun pozisyon alınmasına eşdeğerdir.
Dayanak varlıkta uzun sentetik pozisyon, başlangıçta yatırımcının hesabından çıkan tutar (ödenen net prim) açısından dayanak varlıkta doğrudan uzun pozisyon alınmasından daha düşüktür, bu da onu maliyet açısından daha avantajlı kılar.
Önemli Formüller
Başa Baş Noktası Formülü: $$Başa Baş Noktası = Opsiyonun Kullanım Fiyatı + Alım Opsiyonunun Primi – Satım Opsiyonunun Primi$$
Azami Zarar Formülü: $$Azami Zarar = Ödenen Prim$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Satım opsiyonlu kısa pozisyonlu kelebek stratejisi, yatırımcının düşük kullanım fiyatlı satım opsiyonunda bir adet uzun pozisyon, yüksek kullanım fiyatlı satım opsiyonunda bir adet uzun pozisyon ve bu opsiyonların kullanım fiyatları arasında kalan orta kullanım fiyatlı satım opsiyonunda iki adet kısa pozisyon almasını gerektirir.
Azalış yönlü dikey yayılma stratejisi için yatırımcı, yüksek kullanım fiyatlı olan satım opsiyonunda uzun pozisyon, düşük kullanım fiyatlı olan satım opsiyonunda ise kısa pozisyon alır. Bu strateji, dayanak varlık fiyatında sınırlı bir düşüş bekleyen yatırımcılar tarafından kullanılır.
Alım opsiyonlu kısa pozisyonlu kelebek stratejisinde yatırımcı, eş zamanlı olarak düşük kullanım fiyatlı ve yüksek kullanım fiyatlı alım opsiyonlarında birer adet kısa pozisyon alır. Bu, stratejinin ana bileşenlerinden biridir.
Alım opsiyonlu kısa pozisyonlu kelebek stratejisinde, kullanım fiyatı düşük ve yüksek kullanım fiyatları arasında kalan alım opsiyonunda iki adet uzun pozisyon alınır. Bu, stratejinin risk ve getiri profilini şekillendiren merkezi bileşenidir.
Önemli Formüller
Opsiyon Kullanımından Doğan Kar/Zarar: $$(Kullanım\ Fiyatı - Dayanak\ Varlık\ Fiyatı)$$
Net Prim Etkisi: $$(Tahsil\ Edilen\ Primler - Ödenen\ Primler)$$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun