Deneyiminizi iyileştirmek, site trafiğini analiz etmek ve reklamları kişiselleştirmek için çerezler kullanıyoruz.
Detaylar için Gizlilik Politikası'nı inceleyebilirsiniz.
Yatırım, gelecekteki daha fazla tüketim beklentisiyle cari tüketimi ertelemektir.
Paranın zaman değeri, bu ertelemenin ödülü veya bedelidir ve faiz hesaplamaları ile yakından ilişkilidir.
Basit faizde ana para değişmezken, bileşik faizde önceki dönem faizi ana paraya eklenerek faiz kazanılır.
Nakit akışları, bir defa gerçekleşen ve seri halindeki (farklı veya aynı) olarak sınıflandırılır.
Finansal varlıklar temel olarak getiri ve risk olmak üzere iki ana özelliğe göre değerlendirilir.
Elde tutma getirisi, tek bir dönem için sermaye kazancı ve dönemsel gelirleri kapsar.
Aritmetik getiri basit ortalama alırken, geometrik getiri bileşikleşme etkisini dikkate alır ve genellikle daha gerçekçi bir ortalama getiri sunar.
Sık Yapılan Hatalar
Basit faiz ile bileşik faiz hesaplamasını karıştırmak ve faizin faizini basit faizde uygulamak.
Gelecekteki değeri hesaplarken iskonto oranını, bugünkü değeri hesaplarken ise faiz oranını karıştırmak.
Çoklu dönem getirilerinde aritmetik getiri ile geometrik getiri arasındaki farkı ve ne zaman hangisinin kullanılacağını anlamamak. Aritmetik getiri genellikle beklenen getiri için iyi bir tahminciyken, geometrik getiri geçmişteki bileşik getiri performansını daha doğru yansıtır.
Nakit akışlarının dönem sonu mu yoksa dönem başı mı gerçekleştiği varsayımını göz ardı etmek, özellikle anüite hesaplamalarında.
Temel Kavramlar
Anüitelerin Gelecekteki Değeri (AGD): Belirli bir faiz oranıyla, eşit ve düzenli nakit akışlarının (anüitelerin) gelecekteki toplam değeridir.
Nakit Akışlarının Bugünkü Değeri (BD): Gelecekteki nakit akışlarının, belirli bir iskonto oranıyla bugünkü karşılığıdır. Nakit akışları farklı veya eşit olabilir.
Anüitelerin Bugünkü Değeri (ABD): Eşit ve düzenli nakit akışlarının (anüitelerin) bugünkü toplam değeridir.
Finansal Varlıkların Değerlendirilmesi: Finansal varlıklar, fiziksel varlıklardan farklı olarak, genellikle 'getiri' ve 'risk' olmak üzere iki temel özelliğe göre değerlendirilir.
Elde Tutma Getirisi (HPR): Tek bir dönem için hesaplanan getiridir. Varlığın sermaye kazancı/kaybı ile dönemsel gelirlerinin toplamından oluşur.
Sermaye Kazancı/Kaybı: Finansal varlığın fiyatındaki artışlar veya azalışlardır.
Dönemsel Gelirler: Nakit temettü veya faiz ödemeleri gibi finansal varlıklardan elde edilen düzenli gelirlerdir.
Çoklu Dönem Getirisi: Birden fazla dönemin getirilerinin bileşik faiz mantığıyla hesaplanmasıdır.
Efektif Faiz Oranı: Nominal faiz oranının, faizin bir yıl içinde birden fazla bileşiklenmesi durumunda gerçekte elde edilen yıllık getirisidir.
Finansal varlıklar değerlendirilirken getirilerin normal dağıldığı varsayımı yapılır.
Kâr payı veya faiz ödemesinin erken yapılması, yeniden yatırım fırsatları nedeniyle toplam getiriyi artırır.
Kredi geri ödeme süresi uzadıkça, anapara daha uzun süre borç olarak kaldığı için toplam faiz ödemesi artar.
Amortisman tabloları, her bir taksitin anapara ve faiz bileşenlerini gösterir ve kalan borç bakiyesini takip etmek için kullanılır.
Sık Yapılan Hatalar
Tek dönemlik (elde tutma) getiri ile çoklu dönem getirisini karıştırmak.
Anüite due (dönem başı ödeme) ve adi anüite (dönem sonu ödeme) formüllerini yanlış uygulamak.
Nominal faiz oranı ile efektif faiz oranını ayırt etmemek, özellikle bileşikleşme sıklığı farklı olduğunda.
Nakit akışlarının bugünkü değerini hesaplarken, her bir nakit akışını ayrı ayrı iskonto etmek yerine basit toplama yapmak.
Temel Kavramlar
Getiri: Servet düzeyindeki artış olarak tanımlanır.
Fayda: Herhangi bir nesneye sahip olmanın kişide yarattığı tatmin düzeyidir.
Azalan Marjinal Fayda İlkesi: Kişinin servetindeki bir artıştan doğacak faydanın, halihazırda sahip olduğu varlıkların miktarı ile ters orantılı olmasıdır.
Kayıtsızlık Eğrileri: Aynı fayda düzeyini sağlayan farklı beklenen getiri-risk bileşimlerini gösteren eğrilerdir.
Risk Tutumları: Bireylerin riske karşı gösterdiği davranışlar (riskten kaçınan, riske kayıtsız, riskten hoşlanan).
Ortalama-Varyans Modeli (Markowitz): Beklenen getiri ve riski birlikte inceleyen, portföy teorisinin temelini oluşturan ilk modeldir. Riski varyans ile ölçer.
Çeşitlendirme: Markowitz modeline göre getirinin varyansını (riski) azaltmak için kullanılacak en etkin yöntem.
Etkin Sınır: Belirli bir risk seviyesinde en yüksek beklenen getiriyi veya belirli bir beklenen getiri için en düşük riski içeren etkin portföyleri birleştiren eğridir.
Optimal Portföy: Yatırımcının kayıtsızlık eğrisinin etkin sınıra teğet olduğu noktada oluşan, en yüksek faydayı sağlayan portföydür.
Portföy Seçimi Teoremi (Tobin): Markowitz'in teorisini risksiz varlıkların portföye dahil edilmesiyle genişleten ve basitleştiren model. Yatırımcı kararını iki aşamalı hale getirir.
Risksiz Varlık: Getirisi kesin olarak bilinen (standart sapması sıfır) yatırım aracı (örn. hazine bonosu).
Varlık Bileşim Doğrusu (CAL): Risksiz varlık ile riskli bir portföyün tüm olası kombinasyonlarını gösteren doğrudur.
Rasyonel bireyler, belirsizlik nedeniyle 'beklenen fayda'yı risk ve bireysel tutumlardan bağımsız inceleyemez.
Fayda fonksiyonunun üç temel unsuru: bireysel farklılık, pozitif değerlilik ve azalan marjinal fayda.
Kayıtsızlık eğrileri, riskten kaçınan yatırımcılar için içbükeydir ve kuzeybatıya doğru gidildikçe daha yüksek fayda seviyelerini gösterir.
Markowitz'in Ortalama-Varyans Modeli, portföy riskini azaltmada çeşitlendirmenin önemini vurgular.
Optimal portföy, etkin sınır ile yatırımcının kayıtsızlık eğrisinin teğet olduğu noktada oluşur.
Tobin'in Portföy Seçimi Teoremi, yatırımcıların risksiz varlıkları da portföylerine dahil edebileceğini gösterir ve karar sürecini iki aşamalı hale getirir.
Varlık Bileşim Doğrusu'nun etkin sınıra teğet olduğu portföy (C portföyü), tüm yatırımcılar için riskli varlıklar arasındaki en üstün kombinasyonu temsil eder.
Optimal portföyü sadece en yüksek getirili veya en düşük riskli portföy olarak düşünmek; oysa optimal portföy, faydayı maksimize eden risk-getiri dengesidir.
Markowitz modelinin varsayımlarını (normal dağılım, tek dönemlik ufuk) gerçek hayatla karıştırmak ve eleştirileri göz ardı etmek.
Varlık Bileşim Doğrusu'ndaki 'ödünç veren' ve 'ödünç alan' portföy kavramlarını yanlış yorumlamak.
Tobin'in iki aşamalı karar sürecinde, ikinci aşamada belirlenen riskli portföyün kişisel tercihe göre değiştiğini düşünmek; oysa bu portföy tüm yatırımcılar için aynıdır.
4
Finansal Varlıkları Fiyatlama Modelleri ve Portföy Teorisi
Temel Kavramlar
Varlık Bileşim Doğrusu (VBD): Risksiz varlık ile riskli varlıklardan oluşan bir portföyün birleşiminden elde edilebilecek tüm olası risk-getiri kombinasyonlarını gösteren doğrudur. Eğim, en iyi risk-getiri dengelemesini ifade eder.
Finansal Varlıkları Fiyatlama Modeli (FVFM-CAPM): Sermaye pazarındaki denge durumunu ve finansal varlıkların risk-beklenen getiri ilişkisini matematiksel olarak açıklamak amacıyla geliştirilmiş ilk denge modelidir.
Sermaye Pazarı Doğrusu (SPD): Yatırımcının iyi çeşitlendirilmiş etkin bir portföyden elde etmeyi umabileceği getirinin risksiz getiri ve maruz kalınan risk (portföy standart sapması) karşılığında talep edilen risk priminden oluştuğunu gösteren doğrudur. Sadece etkin portföyler için geçerlidir.
Menkul Kıymet Pazarı Doğrusu (MKPD): Beklenen getiri-beta ilişkisini gösteren doğrudur. Hem etkin portföyler hem de tekil riskli varlıklar için geçerlidir. Eğimi pazar risk primine eşittir.
Finansal Varlık Fiyatlama Modelleri ve Endeks Modelleri
Temel Kavramlar
Karakteristik Doğru: Bir hisse senedinin veya portföyün getirisi ile pazar endeksinin getirisi arasındaki doğrusal ilişkiyi gösteren regresyon eşitliğidir.
Beta Katsayısı ($\beta$): Bir menkul kıymetin veya portföyün pazar endeksine olan duyarlılığının ölçüsüdür. Sistematik riski ifade eder.
R-kare ($R^2$): Hisse senedi getirilerindeki değişkenliğin ne kadarlık bir kısmının pazar endeksinin getirilerindeki değişkenlik ile açıklanabildiğini gösteren istatistiksel bir ölçüdür.
FVFM (CAPM): Sermaye piyasasında riskli varlıkların beklenen getiri-risk (beta) ilişkisini açıklayan teorik bir denge modelidir. Ortalama-Varyans Modelinin etkinliğini temel alır.
Çok Faktörlü Modeller ve Arbitraj Fiyatlama Teorisi
Temel Kavramlar
Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli (FVFM): Bir menkul kıymetin beklenen getirisinin risksiz faiz oranı ve risk primi bileşenlerinden oluştuğunu belirten tek faktörlü bir model.
Beta: Tekil bir hisse senedinin veya portföyün tüm pazarı etkileyen makroekonomik risk faktörlerine olan duyarlılığının bir ölçüsü (sistematik riskin nisbi ölçüsü).
Çok Faktörlü Model: Riskli bir varlığın beklenen getirisinin risksiz faiz oranı ve birden fazla sistematik risk faktörüne (örn. GSYH, enflasyon, faiz oranı) olan duyarlılık ve risk primlerinin çarpımlarının toplamından oluştuğu model.
Arbitraj Fiyatlama Teorisi (AFT): Menkul kıymet getirilerinin tek veya çok faktörlü bir model tarafından yaratılıyor olması durumunda beklenen getirilerin nasıl belirlendiğini açıklayan bir teori. Arbitraj fırsatlarının olmaması koşuluna dayanır.
Sermaye Piyasalarında Değerleme ve Analiz Yöntemleri
Temel Kavramlar
Temel Analiz: Genel ekonomi, sektör ve şirkete ait temel verilerden hareketle hisse senedinin değerini belirlemeye çalışan, yukarıdan aşağıya (top-down) bir analiz yöntemidir.
Teknik Analiz: Hisse senetlerinin işlem hacmi ve fiyat grafiklerinin incelenmesine dayalı değerleme yaklaşımı olup, alım ve satım zamanının belirlenmesi konusunda yardımcı olur.
Ekonomik Döngü: Ekonomide üretim başta olmak üzere çeşitli faktörlerin zaman içinde genişleyip daralmasıdır; Kitchin (3-5 yıl), Juglar (7-11 yıl), Kuznetz (15-25 yıl), Kondratiev (45-60 yıl) gibi dalgaları içerir.
Ekonomik Göstergeler: Ekonominin gidiş yönü hakkında bilgi içeren faktörlerdir: Öncü (GSYİH'dan önce), Eş Anlı (GSYİH ile aynı zamanda), İzleyen (GSYİH'dan sonra).
EKD modelinin en önemli avantajlarından biri, yöneticilerin dikkatini 'sermaye maliyeti'ne yoğunlaştırmasıdır. Bu sayede yöneticiler, sermaye maliyetini artırmayan, hatta düşüren projelere yönelirler.
EKD modelinin önemli bir sakıncası, nakit akımı bazlı değil, kâr bazlı değerlendirme yapmasıdır. Amortisman gibi nakdi olmayan giderlerin kâra eklenmemesi, yanıltıcı sonuçlara yol açabilir. Ayrıca, Ar-Ge giderlerinin muhasebe ilkelerine göre gider kaydedilmesi, teknoloji şirketlerinin EKD'sini olduğundan düşük gösterebilir.
Stern Stewart & Co. şirketin EKD yöntemiyle bulunan değerine 'Piyasa Katma Değeri (Market Value Added – MVA)' adını vermiştir. MVA'nın hesaplanışı ise 'Özsermayenin Defter Değeri + Gelecekte Elde Edilecek EKD’lerin Bugünkü Değeri' şeklindedir.
Şirket değerini etkileyen her türlü değişken, 'değer yaratan unsurlar (value drivers)' olarak tanımlanır. Bu unsurlar, yöneticilere değer fırsatlarının nerelerde olduğunu gösteren ve şirketin gelişme potansiyelini ortaya koyan araçlardır.
Önemli Formüller
1. Yıl Nakit Akışının Bugünkü Değeri: $BD_1 = \frac{ÖSGNA_1}{(1+k)^1}$
Her Yılın Nakit Akışının Bugünkü Değeri: $BD_t = \frac{ÖSGNA_t}{(1+k)^t}$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Teknik Analiz Formasyonları ve Sermaye Piyasası Araçlarının Değerlemesi
Temel Kavramlar
Destek Seviyesi: Hisse senedinin düşerken duraksadığı ve alım gücünün arttığı fiyat seviyesi.
Direnç Seviyesi: Hisse senedinin yükselirken duraksadığı ve satış baskısının arttığı fiyat seviyesi.
Omuz-Baş-Omuz Formasyonu: Trend dönüşünü işaret eden, bir insan siluetine benzeyen, sol omuz, baş ve sağ omuzdan oluşan formasyon. Boyun çizgisinin kırılmasıyla teyit edilir.
İkili Tepe/Dip Formasyonu: Fiyatın iki benzer tepe veya dip yapmasıyla oluşan dönüş formasyonları. Tepe düşüşü, dip yükselişi haber verir.
Hisse Senedi Değerleme ve Portföy Performans Ölçümü
Temel Kavramlar
Hisse Senedi Değerleme Yöntemleri: Hisse senedinin gerçek değerini bulmayı amaçlayan yöntemlerdir. Nakit akışlarını esas alan (İskontolanmış Kâr Payları, İndirgenmiş Nakit Akımları) ve piyasa çarpanları olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
İskontolanmış Kâr Payları Yöntemi: Hisse senedinin değerini, sonsuza kadar elde edilecek kâr paylarının bugünkü değerleri toplamı olarak kabul eden yöntemdir.
Sıfır Büyüme Modeli: Şirketin sonsuza kadar aynı tutarda kâr payı ödeyeceği varsayımına dayanan değerleme modelidir. $P_0 = d/k$ formülüyle hesaplanır.
Gordon Modeli (Sabit Büyüme): Kâr paylarının her yıl sabit bir oranda (g) büyüyeceği varsayımına dayanan modeldir. $P_0 = d_0(1+g)/(k-g)$ formülüyle hesaplanır, $k > g$ varsayımı esastır.
Para-Ağırlıklı Getiri (İç Verim Oranı): Dönem içi nakit akışlarını dikkate alan getiri ölçüm yöntemi. Maliyetli ve karşılaştırma imkanı sunmaması dezavantajlarıdır.
Net Getiri: Brüt getiriden alım-satım komisyonları, yönetim ve idari giderler düşüldükten sonra kalan getiridir. Yatırımcı açısından performansı gösterir.
Riske Göre Düzeltilmiş Performans: Yatırımcıların riskten kaçınan olduğu varsayımıyla, portföy performansının sadece getiriye göre değil, maruz kalınan riske göre de değerlendirilmesidir.
Sharpe Ölçütü: Risksiz faiz oranına göre düzeltilmiş portföy getirilerinin, portföyün toplam riskine (standart sapma) bölünmesiyle hesaplanan ölçüttür. İyi çeşitlendirilmiş portföyler için daha uygundur.
Önemli Formüller
Sharpe Ölçütü: $S_p = \frac{r_p - r_f}{\sigma_p}$
Treynor Ölçütü: $T_p = \frac{r_p - r_f}{\beta_p}$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Arbitraj Fiyatlama Teorisi (AFT) ve Çok Faktörlü Modeller
Temel Kavramlar
Arbitraj Fiyatlama Teorisi (AFT): Arbitraj fırsatlarının olmaması varsayımına dayanan, beklenen getiri-beta ilişkisini açıklayan bir varlık fiyatlama modelidir. FVFM'den farklı olarak hipotetik pazar portföyü varsayımına ihtiyaç duymaz.
İyi Çeşitlendirilmiş Portföy: Bütün menkul kıymetlerden küçük oranlarda içeren, tekil menkul kıymetlerin risk-getiri ilişkisini ihlal etmesinin etkisini ihmal edilebilir kılan portföy.
Çok Faktörlü Modeller: Menkul kıymet getirilerini birden çok sistematik risk faktörüyle açıklamaya çalışan modellerdir. Chen, Roll ve Ross modeli ve Fama-French üç faktör modeli başlıca örnekleridir.
Fama-French Üç Faktör Modeli: Pazar endeksi getirisi, SMB ('small minus big') ve HML ('high minus low') faktörlerini kullanarak hisse senedi getirilerini açıklayan ampirik bir modeldir. Şirket karakteristiklerini sistematik risk göstergesi olarak kullanır.
Önemli Formüller
Çok Faktörlü Model (Genel): $r_i = \alpha_i + \beta_{1} F_1 + \beta_{2} F_2 + ... + \beta_{k} F_k + \epsilon_i$
Çok Faktörlü Modeller, Pazar Modeli ve Temel Analiz
Temel Kavramlar
Çok Faktörlü Model: Hisse senedi getirilerini birden fazla sistematik risk faktörü (örneğin pazar, faiz oranı, enflasyon) ile açıklayan model.
Pazar Modeli: Bir hisse senedinin getirisini sadece pazar getirisindeki değişimlere olan duyarlılığı (beta) ve sistematik olmayan riskini (epsilon) açıklayan tek faktörlü model.
Arbitraj: Piyasadaki fiyat farklılıklarından risksiz bir şekilde kar elde etme fırsatı veya işlemidir.
Temel Analiz: Genel ekonomi, sektör ve şirkete ait temel verilerden hareketle hisse senedinin içsel değerini belirlemeye çalışan analiz yöntemi.
Şirket Değeri: Bir şirketin özgün yapısı nedeniyle sadece kendisine ait olan, devamlılığı ve değer artışı açısından azami öneme sahip kavram.
Değere Dayalı Yönetim: Şirket içerisinde alınan tüm kararların ve faaliyetlerin değer yaratmaya yönelik olmasını amaç edinen yönetim anlayışı.
Maliyet Yaklaşımı: Şirket değerlemesinde geçmiş gelirlerin geleceği garanti etmediği varsayımıyla varlıkların değerine odaklanan yaklaşım.
Gelir Yaklaşımı: Şirket değerlemesinde bir varlığın gelir sağladığı sürece değere sahip olduğu ve gelecekteki nakit girişlerinin bugünkü değerleri toplamından oluştuğu varsayımına dayanan yaklaşım.
Önemli Formüller
Fiyat/Kazanç Oranı (F/K): $F/K = \frac{\text{Hisse Senedi Piyasa Fiyatı}}{\text{Hisse Başına Net Kâr}}$
Özsermaye Değeri (F/K Yöntemi): $\text{Özsermaye Değeri} = \text{Seçilen Sektör veya Piyasa Ortalama F/K Oranı} \times \text{Şirket Net Kârı}$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Şirket Değerleme Yöntemleri ve Değer Yaratan Unsurlar
Temel Kavramlar
Piyasa Değeri/Defter Değeri Oranı (PD/DD): Hisse senedinin piyasa değerinin hisse başına özsermayeye bölünmesiyle bulunan oran. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde F/K'ya alternatif olarak kullanılır.
Fiyat/Nakit Akımı Oranı (F/NA): Hisse senedi piyasa fiyatının hisse başına düşen nakit akımına bölünmesiyle bulunur. Amortisman farklılıkları nedeniyle kâr yerine nakit akımlarına odaklanır.
Ekonomik Katma Değer (EKD) / Economic Value Added (EVA): Bir şirketin vergi sonrası faaliyet kârından yatırımlarının maliyeti düşüldükten sonra elde ettiği tutarsal değer. Ekonomik kâr olarak da bilinir ve performans ölçümünde kullanılır.
Piyasa Katma Değeri (MVA) / Market Value Added: Stern Stewart & Co. tarafından EKD modeline göre bulunan şirket değerine verilen isim. Özsermayenin defter değeri ile gelecekte elde edilecek EKD'lerin bugünkü değerinin toplamıdır.
Önemli Formüller
PD/DD Oranı: $PD/DD = \frac{\text{Hisse Senedi Piyasa Fiyatı}}{\text{Hisse Başına Düşen Defter Değeri}}$
Devam Eden Değer (DED): Şirketin belirli bir tahmin dönemi sonrası yaratacağı nakit akışlarının bugüne indirgenmiş değeridir.
Piyasa Çarpanları: Benzer şirketlerin finansal oranlarını (F/K, PD/DD, F/NA) kullanarak bir şirketin hisse senedi değerini tahmin etme yöntemidir.
Teknik Analiz: Hisse senetlerinin geçmiş fiyat ve işlem hacmi grafiklerini inceleyerek gelecekteki fiyat hareketlerini tahmin etmeye dayalı değerleme yaklaşımıdır.
Elliot Dalga Teorisi: Piyasa fiyat hareketlerinin belirli, tekrar eden dalga modelleriyle gerçekleştiğini savunan bir teknik analiz teorisidir (5 etki dalgası, 3 düzeltme dalgası).
Önemli Formüller
Devam Eden Değerin Bugünkü Karşılığı: $PV = FV / (1 + r)^n$
Hisse Başına Kazanç (HBK): $HBK = Net Kâr / Hisse Sayısı$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
MACD: 12 günlük ve 26 günlük üssel hareketli ortalamaların farkıyla hesaplanan, momentum ve trend göstergesidir. Uyarı hattı, MACD'nin 9 günlük üssel hareketli ortalamasıdır.
RSI (Relatif Güç Göstergesi): Bir hisse senedinin iç gücünü ve momentumunu ölçen gösterge. 0-100 arasında değişir, 70 üstü aşırı alım, 30 altı aşırı satım bölgesidir.
VHF (Vertical Horizontal Filter): Hisse senedinin trend oluşturabilme gücünü ölçer. Yüksek VHF trendli piyasayı, düşük VHF yatay piyasayı gösterir ancak trendin yönü hakkında bilgi vermez.
Destek ve Dirençler: Hisse senetlerinin yükselirken (direnç) ve düşerken (destek) duraksadıkları fiyat seviyeleridir. Alıcı-satıcı gücünün dengelendiği veya tersine döndüğü bölgelerdir.
Önemli Formüller
RSI Formülü: $RSI = 100 - [ 100 / 1+( U/D )]$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Menkul Kıymet: Ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan, itibari değeri olan kıymetli evraktır.
Sabit Getirili Menkul Değerler: Sahibine gelecekte bir nakit akışı sağlayan borçlanma araçlarıdır. Risk ve verimleri genellikle hisse senedininkinden düşüktür. Temel türleri tahvil ve bonodur.
Tahvil: Uzun vadeli borçlanma aracıdır ve dönemsel faiz geliri ile vade sonunda anaparanın ödenmesi şeklinde nakit akışı sağlar. Devlet ve özel sektör tahvili olarak ikiye ayrılır.
Tahvil Yatırımında Riskler: Anapara ve Faizin Ödenmeme Riski, Faiz Oranı Riski, Enflasyon Riski, Vade Riski, Likidite Riski, Erken İtfa (Call) Riski.
Konveksite (Convexity): Tahvil fiyatı ile faiz oranı arasındaki ilişkinin doğrusal olmamasından (dışbükeylik) kaynaklanan, düzeltilmiş sürenin tahminindeki hatayı düzelten bir ölçüdür. Faiz oranlarındaki büyük değişimlerde veya uzun vadeli tahvillerde daha doğru fiyat değişimi tahmini sağlar.
Bono (Bond): Devletin, finansal kurumların ve şirketlerin kısa vadeli nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çıkarttıkları, bir yıldan kısa vadeye sahip, kupon ödemesi yapmayan yatırım araçlarıdır. İskonto esasına göre satılır ve vadede nominal değer ödemesi yapılır.
Hisse Senedi (Stock): Anonim şirketler tarafından çıkartılan ve şirkette ortaklığı temsil eden menkul kıymettir. Ortaklık hakları (kârdan pay alma, oy kullanma vb.) sağlar.
Nominal (İtibari) Değer: Hisse senedinin üzerinde yazan ve muhasebe kayıtlarında kullanılan değerdir.
Tahvil ve Hisse Senedi Değerlemesi, Risk Ölçütleri ve Portföy Yönetimi
Temel Kavramlar
Vadeye Kadar Verim (YTM): Bir tahvili vadesine kadar elde tutulması durumunda elde edilecek yıllık toplam getiridir. Tahvil fiyatı ile ters yönlü ilişkilidir.
Cari Verim: Bir tahvilin yıllık kupon ödemesinin tahvilin cari piyasa fiyatına bölünmesiyle elde edilen getiridir.
Macaulay Süresi (Duration): Bir tahvilin nakit akışlarının bugünkü değerlerine göre ağırlıklı ortalama vadesidir. Faiz oranı riskinin temel bir ölçüsüdür.
Düzeltilmiş Süre (Modified Duration): Macaulay süresinin (1 + YTM) değerine bölünmesiyle elde edilir. Faiz oranlarındaki küçük değişimlere karşı tahvil fiyatındaki yaklaşık yüzde değişimi tahmin etmek için kullanılır.
Önemli Formüller
Yıllık Bileşik YTM (yarı yıllık ödeme): $ ext{Yıllık YTM} = (1 + ext{Dönemsel YTM})^2 - 1$
Hisse Senedi Değerlemesi ve Portföy Performans Ölçüm Teknikleri
Temel Kavramlar
Gordon Büyüme Modeli: Sürekli büyüyen kâr paylarının iskontolanmasıyla hisse senedi değerini ($P_0 = D_1 / (k-g)$) veya beklenen getiriyi ($k = D_1/P_0 + g$) hesaplama yöntemidir.
Portföy Performans Analizi: Alınan yatırım kararlarının sonuçlarını değerlendirme sürecidir; 'ne kadar', 'neden' ve 'nasıl artırılabilir' sorularına yanıt arar.
Para-Ağırlıklı Getiri (İç Verim Oranı): Dönem içi nakit akışlarını (yatırım ve çekim) dikkate alarak portföy getirisini hesaplayan yöntemdir, ancak maliyetli ve karşılaştırması zordur.
Brüt ve Net Getiri: Brüt getiri, komisyonlar ve giderler düşülmeden önceki getiridir. Net getiri ise tüm maliyetler (alım-satım komisyonları, yönetim ve idari giderler) düşüldükten sonra kalan getiridir.
Önemli Formüller
Gordon Büyüme Modeli (Hisse Senedi Değeri): $P_0 = \frac{D_1}{k-g}$
Jensen Ölçütü (Alfa): Portföyün gerçekleşen getirisi ile risksiz faiz oranı ve piyasa risk priminden beklenen getirisi arasındaki farktır. Yüksek alfa ve düşük hata terimi sürdürülebilir performansı gösterir.
Değerlendirme Ölçütü (Treynor-Black Ölçütü): Alfa değerinin hata terimine oranıdır. Her bir birim spesifik riske karşılık elde edilen sistematik riske göre düzeltilmiş artık getiriyi ölçer. Yüksek olması iyi yönetimi gösterir.
Bilgi Ölçütü (Information Ratio): Portföyün yarattığı ek getirinin (regresyon analizi yapılmadan hesaplanan) ek getirinin standart sapmasına (takip hatası) oranıdır. Değerlendirme ölçütüne benzerdir.
Varlık Seçiminden Kaynaklanan Getiri: Portföyün gerçekleşen getirisi ile sistematik riske göre beklenen getirisi arasındaki farktır (Fama modeli).
Önemli Formüller
Sharpe Ölçütü: $S_p = (r_p - r_f) / \sigma_p$
Treynor Ölçütü: $T_p = (r_p - r_f) / \beta_p$
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun
Akademik Makaleler: Finans ve ekonomi alanında bilimsel araştırmaları içeren, hakemli dergilerde yayınlanan yazılardır. Örnek olarak W.F. Sharpe ve James Tobin'in çalışmaları verilebilir.
Kurumsal Raporlar: Belirli bir kurum (örneğin SERPAM) tarafından belirli bir dönem veya konu hakkında hazırlanan, piyasa analizi ve ekonomik değerlendirmeler içeren yayınlardır.
Ders Kitabı: Öğrencilere belirli bir konuda temel bilgi ve prensipleri öğretmek amacıyla hazırlanmış, genellikle bir yayınevi tarafından basılan kapsamlı eserlerdir.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK): Türkiye'de sermaye piyasalarını düzenleyen ve denetleyen ana otoritedir. (www.spk.gov.tr)
Tüm ders notlarına erişmek için ücretsiz kayıt olun